CEVDET AYKAN

CEVDET AYKAN

Görüşmek bir daha kısmet oldu şükür. Doksan dört yaşında imiş. Benden on altı yaş büyük. Eski Sağlık ve Köy işleri bakanlarımızdan Sayın Dr. Cevdet Aykan’dan söz ediyorum.

                Bundan yaklaşık beş yıl kadar önceydi. Tokat Öğretmenevi resepsiyonunda bir gurup arkadaş, tanımadığım biri ile oturuyorlardı. Guruba yaklaştım tanışmak için, selam verip “Hoş geldiniz, deyip adımı söyledim. “Ooo, Rasim Canbolat siz misiniz, şöyle yanıma oturun” dedi. “Yazılarınızın hepsini okuyorum. Üslubunuzu beğeniyorum” diye iltifat etti. Arkadaşlarından çok benimle ilgilendi.

                İstanbul’da oturuyormuş. Tokatlı olduğu için memleket haberlerinden uzak kalmamak için olmalı. Tokat gazetesine abone olmuş. Dolayısıyla arada sırada çıkan yazılarımı da okuyormuş. Böylece tanışmıştık.

                İki gün önce gazetede Cevdet ağabey’in Tokat’a geldiğini okumuştum. Öğretmenevine uğrayamadığım için görüşemedik. Bu gün arkadaşlarla otururken asansörden indi. Bir koltuğa oturdu. Arkadaşlarımdan izin alarak Cevdet Ağabey’e hoş geldine gittim. Yanına yaklaşırken tanıdı, ayağa kalktı. Aramızdaki yaş farkına rağmen beni ayakta karşılamasından hem utandım, hem de onurlandım. Hem yaş olarak ondan küçüğüm, hem de herhangi bir sıfatım yok. Üstelik misafir sayılır. Bu karşılayış onun centilmenliğini, uygarlığını gösterir.

                Hoş beşten sonra “Seninle görüşmek istiyorum şimdi valiye gitmem gerek dönünceye kadar buralarda olursan görüşürüz dedi ve ekledi şaka olarak ben büyük adamlarla görüşüyorum.” “Tabii efendim benimle görüştüğünüzden belli değil mi, büyük adamlarla görüştüğünüz?” Gülüştük…

                Tokat tavla şampiyonu sevgili Mehmet Tapar'la oyun salonuna geçtik. Oyunumuz bitmek üzere iken Cevdet Bey seni soruyor diyerek Hakkı Dibek geldi. Oyunun sonucunu merak edenlere: Şampiyon her zaman galip gelir diye bir kural mı var ki?

                Resepsiyonda Cevdet ağabeyi Erdal Gülten’le birlikte bizi bekler bulduk. Şampiyon, Hakkı Dibek’le, bizi yine ayakta karşıladılar. Üç kişi de bizim katılmamızla beşli bir gurup olarak sıkı bir sohbete başladık. Ülkenin özellikle Tokat’ın durumunu sordu. “iki fabrika satılmasına rağmen Ak parti, on ikide on iki yaptı. Bu seçimde de durumun değişmeyecek gibi göründüğünü söylemem üzerine akşam katıldığı dostluk meclisinde katılımcı genç bayan ve baylarda ışık gördüğünü gelecekten umutlu olduğunu vurguladı.

                Şimdi daha yakından baktım ağabeyime. Maşallah el yüz çıra, akıl desen benim on sene önceki yazımdan cümleler hatırlıyor. Yalnız kalkarken bastonunu aradı. Bu da normal. Doğa, doksan dörtlük delikanlıya hükmünü işletecek, tabii ki.

                Vakit ilerledi. Yarın görüşmek ümidiyle vedalaştık