TOKAT GAZETESİ

KIRGIZİSTAN ISSIK GÖL İZLENİMLERİ (1)

                Kırgızistan'ın Karakol şehrinde K.Tınıstanov Issık Göl Devlet Üniversitesi'nde yapılacak olan "Türk Halklarının Türkçe İlk Yazılı Eserleri Uluslararası Sempozyumu"na katılmak üzere 29 Eylül 2018 - 4 Ekim 2018 tarihlerinde kardeş ülkede olacağım kesinlileştikten sonra onca tecrübeye onca gidip gelmelere ve toplantı birikimime rağmen nasıl heyecanlığımı ancak kendime izah edebilirim. Bazı duygular ve yaşanılanların anlatım zorluğunu bilenler bilir denmiştir.

                28 Mayıs-01 Haziran 2017 tarihlerinde kardeş ülke Kırgızistan’na ilk gidişimdi. Başkent Bişkek, Manas destanının kahramanın doğduğu, yaşadığı ve türbesinin bulunduğu Talas şehri, yine bilinen ve ilk akla gelen Oş şehri sonra Issık gölü ile ilgili internet taraması yapmıştım. Issık gölü bende görülmesi gerekli bir turizm yeri olarak iz bırakmıştı. İlk seyahatimizde gitmek istemiştik. Beş kişilik heyetten en çok ben tekrarlayıp duruyordum. “Issık göle gidelim” TÜRKSOY Kırgızistan Ülke temsilcisi, Halk şairi Kojogeldi Kultekin gülümsüyor, beni çok iyi anladığını ifade ediyordu.

                Kardeş ülkelere her seyahatim heyecanlandırıyor, seyahat öncesi hazırlık safham güzel saatleri yaşamamı sağlıyor.

                Kırgızistan’a ikinci kez gitmek üzere hazırlık yapıyorum. Günler öncesinden bildirimi hazırlayıp ilgili kurula ulaştırdım. “Dede Korkut Hikâyelerinde Çocuk Eğitimi” çok severek ve isteyerek hazırladım. Hikâyelerle ilgili bildiklerimi yeniden hatırladım, bildiklerimi tazeledim. Haydi, yazayım, hikâyelerin tamamını yeni baştan okudum.

                15. asırda yazılı hale gelen bu eserlerin verdiği mesajların bu gün de ne kadar ihtiyaç olduğu üzerinde düşündüm durdum. Dede Korkut’un yaptıkları, anlattıkları günümüzde milletimizin çocukları tarafından bilinmeli, bilinenler yaşamalıdır. 

                Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı’nın destek olduğu, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, Kırgızistan Kasım Tınıstanov Adındaki Issık Göl Devlet Üniversitesi Rektörlüğü, yönetim kurulu üyesi olduğum Dünya Söz Akademisi Başkanlığının birlikteliğinde yapılan sempozyum, Issık göl bölgesinde Karakol şehrinde 2-3 Ekim 2018 tarihlerinde Kırgızistan’da gerçekleştiriliyor.

                29.09.2018 Cumartesi günü yol ve sempozyum arkadaşlarımla Ankara Esenboğa havaalanında buluşuyoruz. (Prof. Dr.) Hayrettin İvgin, (Prof. Dr.) Nail Tan, Prof. Dr. Naciye Yıldız, TİKA’dan Hüseyin Ergezen uçma vaktine kadar sohbet ediyoruz. Türkiye’den katılımcılar İstanbul’da tamamlanıyor. Uçma vaktimize kadar sohbet ediyoruz.

                İstanbul - Bişkek yolculuğumuz yaklaşık beş saat. Çantamda 3 kitap var. Meslektaşlarımdan İmdat Avşar (Çiğdemleri Solan Bozkır-Hikayeler), Süleyman Gözüpek (Anılarım); Vedat Fidanboy ( Aruz Çiçeklerim-şiir), yükseklik 10576 m.,  Sürat  671 Km. Çiğdemleri solan bozkır’dan hikâyeler okuyorum. “Muhterem” bende başka çağrışımlar yapıyor. 11 yaşımda öğretmen okulunu kazanıp gurbette geçen yıllara uzanıyorum. Çok yönlü bir hikâye… Aile, çevre, okul, öğretmen, ekonomi, kültür hepsi içinde yaşanılan gerçekler. Özellikle görev yaptığı ilçeyi tanıma gereği duymayan müzik öğretmeninin, müzisyen olan öğrencisine yabancı oluşu, milli kültürümüzün önemli köşe taşlarından biri olan davul zurnanın değerinden habersiz “Muhterem” e yaptığı yanlışlar. Mesleki yetersizliği. Müzik öğretmeni Nusret Hoca ile Muhterem’in sözlü dakikaları;

                “Nerde flütün”

                “Flütüm yok hocam.”

                “Eline zurnayı alınca yanık yanık öttüren Muhterem’in, zurnanın deliklerinde ahenkle inip kalkan o iri parmakları, flütün üzerinde anlamsızca gezindi.”

                Muhteremin okulu bırakmasına da vesile olan çok önemli ayrıtılar gökyüzünü 10 576 m. üzerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptığım yıllara götürüyor beni. Öğretmen Okulunu kapatıp, Eğitim Enstitülerinde sadece sınav süresi içerisinde öğretmen yetişip okullara atananlarla yıllarca birlikte çalıştık. Gün olur söz konusu hikâyeleri okuduğunuzda Muhterem’in okunuşunda hatırlanmam dileğiyle.

                Kendimi toparlamam, serinlemem, duygularımın normale inmesi gerek. Personel servise başlıyor. “İçecek ne alırsınız.” “Çay ve su” eyvallah…

                Yaklaşık iki saat uyuyorum… Ekrana baktığımda Hazar Denizini geçmek üzereyiz. Hazar… Gönül gözüyle gördüğüm, şiirlerimi ve yüreğimi süsleyen, Hazar.

                Can Hazar, canan Hazar…

                Hazar’ı bir Hazar bilir, birde yüreği Hazar olanlar...

KIRGIZİSTAN ISSIK GÖL İZLENİMLERİ (2)

                30 Eylül 2018 Pazar günü sabahın erken saatlerinde Bişkek havaalanında TİKA görevlileri tarafından karşılanıyor, otele geçiyoruz. Her şey son derece planlı ve eksiksiz, koordinatör yardımcısı Fatih Abdiçetin bey başta olmak üzere, bir zamanlar görev yaptığım kurum görevlilerine teşekkür ediyorum. Kısa süre dinleniyor, kahvaltıya iniyoruz. Sempozyuma katılan arkadaşlarla kahvaltıda görüşüyor, hasret gideriyor, sonrası aralarında Cengiz Aytmatov’un babasının da bulunduğu 137 şehidi Bişkek Atabeyt Şehitliğinde ziyaret ediyoruz. Cengiz Aytmatov’da burada yatıyor. Şehitlikte aldığımız bilgilerle, duygusal anlar yaşıyor, dualar gönderiyoruz.

                Şehir merkezinde, Cengiz Aytmatov adındaki Türkiye –Kırgızistan Dostluk Kültür Merkezi yeni açılmış. Uzun süre kalıyoruz. Kültür merkezi müdürü toplantı salonunda bize hoş geldin konuşması yapıyor, merkezin bakım ve onarımında TİKA’ya katkılarından dolayı teşekkürlerini iletiyor.

                Ressamların tabloları arasında akşama yürüyen zamanla birlikte, Bişkek sokaklarında kardeş ülkede olmanın rahatlığı ve mutluluğundayız.

                01.10 2018 Pazartesi güne erken başlıyoruz, kahvaltı sonrası Issık bölgesine, Karakol şehrine hareket ediyoruz. Yol uzun. Kuzey ve Güney Aladağlar karşımızda, zirvesi bembeyaz ihtişamla bize gülümsüyor. Yaklaşık atmış kilometre sonra Balasagun’dayız. Tarihi bilgilerimizi hafif derinleştirdiğimizde şehri hatırlayacağız. Karahanlı’ların başkenti olan bu şehirde; Burana minaresi, bal bal’lar ve Müze’yi geziyoruz. Burası Kutatgu Biliğ kitabının yazarı Yusuf Has Hacip’n doğduğu yerdir.

                Yol üzerinde Cengiz Aytmatov adına Ruh Ordo Kültür Merkezinde mola veriyoruz. Issık Göl kenarında, 5 büyük dinin ibadet yerleri yapılmış. İsminden de anlaşılacağı üzere insanlığın hayatında olan 5 dine ait ibadet yerleri. Cengiz Aytmatov’un roman kahramanlarını temsili figürler var. Kanikey heykeli, Kurt türeyişini andıran figürler. Hayvan ve Bal bal lar var.

                Kısa bir gezintiden sonra koşar adımlarla Issık gölüne kavuşuyorum. Uzun uzun bakıyorum. Gökyüzü ile birleştiği kesitlere kadar uzanıyorum. Issık Gölü ve gökyüzü gözlerimin önünde yavaş yavaş birleşiyor. Oldum olası suyu seviyorum. Rüyalarıma giren bu gölün, durgun ve temiz sularıyla tenimi ıslatmam gerek. Birkaç resim aldıktan sonra, pantolonumun paça kısmını dizlerime kadar çekiyorum. Suya giriyorum. Ellerimi, yüzümü yıkıyorum. Kıyafetlerim yanımda olsa yüzmek için hazırım. Güzel dakikaları yaşamak için yıllarca çalışmalar yaptık. Gönül dünyamızın bütün derinliklerini, kültür ve sanatla besleyip, sevdamızı ilmek ilmek halı deseni gibi yüreğimize işledik. Atayurt’ta ve Anayurt’ta bize ait ne varsa karşılıksız sevdik.

                Akşam sonrası Karakol şehrindeyiz. Yoğun bir gün otele yerleşiyor, dinlenmeye çekiliyoruz. Sabah program başlayacak.

                02.10.2018 Salı günü kahvaltı sonrası, Kasım Tınıstanov Adındaki Issık Göl Devlet Üniversitesine geçiyoruz. Rektör, Rektör yardımcıları, hocalar ve öğrenciler bizi karşılıyorlar. Muhteşem bir tablo, unutulmaz dakikalar.

                "Türk Halklarının Türkçe İlk Yazılı Eserleri Uluslararası Sempozyumu” için tüm hazırlıklar tamamlanmış.

                Program üniversitenin Manas Salonunda açılışla başlıyor.

                Prof. Dr. Kurmanbek Abdyldayev (Kasım Tınıstanov Adındaki Issık Göl Devlet Üniversitesi Rektörü), Mustafa Özcivan (Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı), Kenan Koç ( Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi),  (Prof. Dr.) Hayrettin İvgin (Dünya Söz Akademisi Başkanı), Akılbek Osmanov Seripoviç (Karakol İl Valisi) konuşma yaptılar.

                Oturumların yapıldığı Manas Salonu, Dede Korkut Salonu, Divanü Lügati’t-Türk Salonu, Kutadgu Bilig Salonu, Atabetü’l Hakayık adlı salonlarda iki gün boyunca bildiriler sunduk. Dede Korkut Salonunda “ Dede Korkut Hikâyelerinde Çocuk Eğitimi” konulu bildirimizi sunma mutluğunu yaşamak da güzeldi.

                Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya Federasyanu, Türkiye olmak üzere altı ülke den katılımcılar kırk sekiz bildiri sundular.

                Değerlendirme toplantısı ile sempozyum başarılı bir şekilde sona erdi.  

                03.10.2018 günü akşamüzeri, Karakol şehrinden Bişkek’e hareket ettiğimizde uzun süre otobüsün önünde oturuyorum. Zirvelerinde kar erimeyen, bembeyaz örtüsünde Güney ve Kuzey Aladağlar tarihimin ve bilgilerimin derinliklerinde Tanrı dağlarına ulaştırıyor beni. Destanların, romanların ve hikâyelerin yeniden canlandığı Atayurt’ta huzur ve mutluğu yol boyunca bizimle birlikte olan Issık göl ile paylaşıyorum. Sessizce konuşuyor, hasret gideriyorum.

                “...Bu sırada o mavi göl muazzam kayalar kaosunun ve kar yığınlarının arasından gökyüzünü inceliyor, suyun karanlık derinliklerini kucaklıyor ve canlı bir vücut gibi yumuşak, güzel ve yavaş hareketli dalgalarından oluşan kaslarını şişiriyordu. Amaçsız doğan ve ölen dalgalardı bunlar. Sanki gecenin karanlığı bastırınca patlak verecek bir fırtınayı karşılamak için göl bütün kuvvetini toplamakta, enerji biriktirmekteydi...” Cengiz Aytmatov  (http://www.thesittingpanda.com/2017/09/disi-kurdun-ruyalar-cengiz-aytmatov.html)

                Issık gölünü çok uzun anlatacağım. Başarabilir miyim bilmiyorum. Lakin yüreğimi, yaşadıklarımı, ıslanışımı, hasretin vuslatını Cengiz Aytmatov’dan alıntılarla aralıklarla bu köşemde anlatacağım.

                Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı’nın destek olduğu, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, Kırgızistan Kasım Tınıstanov Adındaki Issık Göl Devlet Üniversitesi Rektörlüğü, yönetim kurulu üyesi olduğum Dünya Söz Akademisi Başkanlığının birlikteliğinde yapılan “Türk Halklarının Türkçe İlk Yazılı Eserleri Uluslararası Sempozyumu”  amacına uygun başarılı bir şekilde tamamlanıyor.

                TİKA başkanı ve yetkilileri başta olmak üzere, Dünya Söz Akademisi Başkanı Hayrettin İvgin, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, Kasım Tınıstanov Adındaki Issık Göl Devlet Üniversitesi Rektörlüğüne teşekkür ediyorum.

                 

Osman Baş

10.10.2018

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat