Yazar Adil Karagöz ile röportaj

Yazar Adil Karagöz: “Yazarların okullara davet edilmesi çocukların kitap okuma sevgisi kazanmasına önemli etkisi olduğunu düşünüyorum. Yazma merakı olan öğrencileri cesaretlendirdiğini düşünüyorum.”

      2.Tokat Kitap Fuarı için Tokat’a gelen Yazar adil Karagöz ile Osman Baş tanıştırmıştı. Bu vesile ile kendisi ile röportaj yaparak yazarlık, kitaplar üzerine konuştuk.

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

ADİL KARAGÖZ- Ben Adil Karagöz. 1971 yılında Kastamonu’da doğmuşum. İlk, orta ve lise tahsilimi Kastamonu’da yaptım. İlkokulun ardından hafızlık eğitimi aldım ve hafız oldum. İmam Hatip Lisesinden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nü kazandım, 1995 yılında mezun oldum. 2003 yılında A.Ü. İlahiyat ön lisans programını bitirdim. Selçuk Üniversitesinde de yüksek lisans yaptım. Eğitim hayıtım kısaca böyle.

                TRT Ankara Radyosunda iki yıl istisna sözleşmeli olarak çalıştım. 1997 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı Yeni Mahalle Müftülüğü Aziziye Camisinde din görevlisi olarak memuriyete başladım. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nın değişik birimlerinde (Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığı, Protokol Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü) çalıştım. Diyanet teşkilatında çalıştığım sırada Almanya ve Suudi Arabistan’da kısa süreli yurtdışı görevlerinde bulundum 2003-2014 yılları arasında TBMM’de milletvekili danışmanlığı yaptım. Bitlis İl Kültür Müdür Yardımcılığına atandım. Şu anda ayın kurumda uzman olarak çalışmaktayım.

SORU-Yazmaya başlama hikâyenizi anlatır mısınız?

ADİL KARAGÖZ-On bir yaşımdan itibaren günlük tutmaya başladım. Geriye dönüp baktığımda aldığım bir pantolonun, topun fiyatını, tarihini görebiliyorum. Günlük tutmaya halen devam ediyorum. Bu konuda rekorlar kitabına girme gibi bir hedefim var.

SORU- İlk Kitabınızı çıkarma hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız? Bugüne kadar kaç kitabınız yayınlandı? Kitaplarınız genelde kimlere hitap ediyor?

ADİ KARAGÖZ- Yirmi dört yaşıma geldiğimde benim yazma merakımı bilen bir yazar ağabeyim Osman Oktay dergide yayımlanmak üzere benden değişik yazılar istedi. Yazdığım yazılar çıkarttığı Karınca Kardeş Dergisinde yayımlandı. Diyanet Çocuk, Diyanet Avrupa Dergilerinde de yayımlandı. Yazılarım çoğaldı, özellikle hikâyelerim. Ben kendim bastırabilir miyim? Diye düşünmeye başladım. Çalıştığım kurumun ilgili birimine yazılarımı verdim ve ilk kitabım 2002 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında yayımlandı. İlk kitabımın adı “Gelin Gölü’ydü.

                Bugüne kadar on altı kitabım yayımlandı. Onlardan bazılarının adları şöyle; Gelin Gölü, Rüzgârın Öfkesi, Hayat Kurtaran Yumurtalar, Ahmet Vatan Sana Emanet, Yakma Yanarsın, 15 Temmuz’un 15 Hikâyesi, Çiftlik Masalları.

                Kitaplarımın çoğu çocuk hikâyeler. Ayrıca bir masal kitabım, bir de araştırma kitabım var. Okuyucu kitlem ağırlıklı olarak ilk ve ortaokul öğrencileri. Bir kitabım da yetişkinlere yönelik.

        SORU- Kitap fuarlarına sık katılan bir yazar olarak fuarları faydalı buluyor musunuz?

                ADİL KARAGÖZ-Kitap fuarları ve günleri yazarların okuyucusuyla birebir iletişime geçmesi açısından çok önemli. Son yıllarda fuarların sayısı gittikçe artıyor. Bu durum çocuklara okuma sevgisinin kazandırılması, okuryazar buluşmaları açısından sevindirici bir gelişme.

          SORU- Yazarların okullara yeteri kadar davet edildiğini düşünüyor musunuz? Bu konu neden önemli sizin açınızdan?

                ADİL KARAGÖZ-Yazarların okullara yeteri kadar çağırıldığını düşünmüyorum ama bu konuda son yıllarda önemli gelişmeler var, bunu da görmezden gelemem. Yazarların okullara davet edilmesi çocukların kitap okuma sevgisi kazanmasına önemli etkisi olduğunu düşünüyorum. Yazma merakı olan öğrencileri cesaretlendirdiğini düşünüyorum. Davetli olduğum yerlerde yazmaya merakı olanları cesaretlendirmeye çalışıyorum. Yazarlık serüvenimdeki tecrübelerimi paylaşmaya gayret ediyorum. Elimden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışıyorum.

             SORU-Yazarken genelde hangi kaynaklardan faydalanıyorsunuz?

                ADİL KARAGÖZ- Yazarken genelde hayattan, yaşananlardan, yaşadıklarımdan, gördüklerimden, gözlemlerimden, hayallerimden yararlanıyorum. Hayata, yaşananlara farklı gözden, farklı açılardan bakmaya çalışıyorum.

                Yazmak benim için çok önemli. Yemek, içmek gibi bir şey. Yazdığım zaman mutlu oluyorum. Yazmadığım zaman, yazamadığım zaman bir tarafım noksan kalıyor.

      SORU –Günümüzde okumadan yazan çok. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

                ADİL KARAGÖZ- Yazmak için okumak lazım, çok okumak lazım. Kitap okumayı seven biriyim. Ancak size şunu söyleyeceğim. Ben yazmaya başladıktan sonra daha fazla okumaya başladım. Üretmek için ürettiğiniz alanda beslenmek lazım. Bunun yolu da yazan biri için okumaktan geçer. Yazmak için elbette sadece okumak yetmez. Kurgu, hayal vb. gerekir. Yazdığınız alana göre yazmak için yapmanız gerekenler farklılıklar gösterir.

         SORU-Yazmak isteyenlere neler önereceksiniz?

                ADİL KARAGÖZ- Yazmak isteyenler cesur olsunlar, yanlış yapmaktan korkmasınlar. Çok okusunlar. Yanlış yapmaktan korkan hiçbir şey yapamaz. Yazdıkça, gün geçtikçe yanlışlar azalır. Yazmayı düşünenler bu düşüncelerini yarına bırakmasınlar, hemen başlasınlar. Yazdıkları alanla ilgili o konuda yol almış kişilerin tecrübelerinden yararlanmaya çalışsınlar.