HAMAMLARIN PADİŞAHI

  Aşağıdaki bilgileri bir kağıda yazarak hemşerilerime göstererek ne olduğunu sordum. Kimse bilemedi. Gerçeği anlatınca herkes şaşırdı. Neden? Çünkü okumuyoruz ve çok zaman da tarihçiler dışında ve araştırmacılar dışında yaşadığımız yerin tarihini merak etmiyoruz da ondan.

   1394 -1406 Çelebi Mehmet

   1398 Yıldırım Beyazıt

   1473 Uzun Hasan

    1473 Şehzade Beyazıt ( 2. Beyazıt)

    1473 Şehzade Mustafa

    1505-1507 Şah İsmail

    1635 4. Murat

(Kaynak: Tarihe Yön veren Dahi, Murat Kavaklı, Erkilet var Pazar Var, Emin Ulu)

   Yukardaki liste,  Pazar’da Çınar ağacının gölgesinde yıllara meydan okuyan Halil Bey Hamamında yıkanan padişah ve şehzadelerin listesi.

    Doğup büyüdüğüm Pazar’da her sünnet ve evlenme düğününde gittiğimiz bu hamamda kendimizi padişah ve şehzade gibi hissetmemizin sebebi buymuş demek. Bu espriyi,  Tokat Gazetesinde yayınlanan ama kitap olarak yayınlanmayan  “Safiye” romanımda da anlatmıştım.

    Atalarımız bizden daha ileri görüşlüymüşler ki, yüzyıllara meydan okuyan camilerinin hemen yanına hamamlar kondurmuşlar.  Önce temizlik, sonra ibadet yani önce abdest sonra namaz. Avrupalılar bile temizliği yüzyıllar sonra bizlerden öğrenerek her eve hamam konduran lüks evler yaptılar ama bizim tarihi hamamlarımızın yerini tutamadı.

    Ne yazık ki hamam kültürünü Pazar ve çevresinde düğünlerde sünnet düğünlerinde yaşatmamıza rağmen büyük şehirlerde yaşayan ve hamama hiç gitmemiş nesiller yetiştiriyoruz. Bu gençler hamama ilk gittiklerinde de çoğu seviyor ve hamamın nasıl stres attırdığının farkına varıyorlar.    

    Bu yaşa gelmemize rağmen yukardaki kitapları okuyana kadar bizde bu bilgileri bilmezdik. Okumayan da halen bilmiyor. Geçmişte padişahların bile konuk olduğu bu hamamları tanıtma babında şehir dışından misafirlerimiz geldiği zaman onları hamama götürmeye çalışmak hem ilimizi hem de kültürünü yaşatmaya katkı sağlar. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu bunu en güzel yapan insandı.

    Yakın zamanda restore edilen bu hamamı görme imkânı olmadı ama dışardan muhteşem görünüyor. Bembeyaz tertemiz bir badanası var. İçine girenlerde restorasyonun çok güzel olduğunu söylüyorlar. Yukarıda verdiğim bilgilerin bir levhaya yazılarak çarşı tarafında duvara asılması gerçekten faydalı olacak ve gençlerde şehirlerindeki hamamda geçmişte padişahların nasıl yıkandığını temizliğe verdiği önemi anlayacaklardır.  Hamamların padişahı dedim ama siz  “Padişahlar Hamamı”  olarak da anlayabilirsiniz.

    Tokat’ta tarihi hamamların çoğunun adında “paşa” unvanı olması da temizliğe önem verenlerin paşa gibi insanlar olduğunu anlayabiliyoruz.

    Tarihe saygı göstererek tarihi mekânları restore ederek gelecek nesillere hediye edenlerde takdiri hak ediyorlar.  

    Tarihi yapmak, yazmak kadar gelecek nesillere anlatmak da zor galiba. Yiğit adam zoru başaran adamdır. Tarihi yapanı da yazanı da anlatanı da saygı ve sevgiyle anıyorum.