AŞİRET DİLİNDEN MİLLET DİLİNE

       KCK Davasında, hâkimler  “Bilinmeyen Bir Dil” demişler.

       Yanlış demişler.

Öyle bir dil yok ki…

Dil densin.

Olsa olsa aşiret lehçesidir.

Dil, milletlerin aynasıdır.

Dil, milleti yüzdüren gemidir.

Ses Bayrağının dalgalanmadığı iller vatan değildir...

Dil, milletin Ses Bayrağıdır.

Üzerinde yaşadığımız topraklarda milli olan tek şey; bizi birbirimize bağlayan; aşkımızın, sevdamızın, gönlümüzün, hayallerimizin, heyecanlarımızın, duygularımızın; ana kucağından yar kucağına; baba ocağından kabir bucağına kadar uzandığımız her şeyde anne sütümüz gibi tertemiz ve berrak bir tek dilimiz kalmıştır.

Dil hâkimiyeti biterse, millet hâkimiyeti de, vatan hâkimiyeti de, siyasi hâkimiyet de biter.

Bir milletin, bir dili vardır.

Alt kolları aşiret şiveleri, ağızları olabilir…

Fakat ağızlar, aşiret şiveleri ve lehçeleri asla ve asla devlet dili olamaz.

Devletin dili, tekdir...

Ana dildir.

Türk Milletinin Ana Dili Türkçe’dir

Asıldır.

Fakat milleti meydana getiren alt unsurlar arasında farklı şivelerin, lehçelerin ve ağızların konuşulması son derece tabiidir.

Bu ağızların, şivelerin ve lehçelerin ortak dilin bir parçası gibi düşünmek, dillerin tarihiyle alakalıdır.

Doğu Anadolu’da Kürt Vatandaşlarımızın kullandığı lehçenin bir dil olduğunu; kim, nasıl, hangi bilimsel ve tarihi veriler ışığında savunacak?

12. Yüzyılda Anadolu’da ne böyle bir topluluk, ne de böyle bir lehçe vardı.

Orta Asya’dan gelen aşiretlerin, çeşitli lehçeleri, şiveleri vardı. Bu ağız, şive ve lehçelerin bir kısmı tamamiyle kaybolmuş; bir kısmı Ana Dil Türkçe’nin potasına girerek erimiştir. Bir kısmı da; Moğolca, Arapça, Farsça ve Türkçe’nin karışımıyla yeni bir lehçe olarak ortaya çıkmıştır.

Kimilerinin “Kürtçe” söylediği bu lehçe, aslında %40 Türkçe, %20’si Moğolca, %20’si Farsça, %20’si Arapça olan, kendi coğrafyasında ses değişimleriyle ortaya çıkan bir sesler karışımıdır.

Böylesine bir karışımın “Dil” gibi gündeme gelmesi kesinlikle yanlıştır.

Bu ülkede siyasi endişelerle doğru konuşmayanlar, ellerindeki kalemi kırsınlar.

Dillerindeki yalanları bıraksınlar.

Kimse kimseyi hor göremez.

Herkes anasının babasının diliyle, konuşsun.

Ortak dil: Ortak Vatan, Ortak Bayrak, Ortak Akıl; o da birlik ve beraberlik demektir.

Aydınlar ve siyasiler kışkırtıcılık yapmasın.

Türk Devletinin içte ve dışta düşmanları çoktur.

Kürt Vatandaşlarımızın sağduyulu olacağına inanıyorum.

Fakat onları kışkırtan işbirlikçilerin aynı sağduyu göstereceğine asla ihtimal vermiyorum. Çünkü arada sadece siyasi çıkar değil; büyük maddi menfaatler dönüyor. Bu menfaat çeteleri arasında ABD de var, İngiltere de, Fransa da… İsrail de… Ermenistan’ı, Yunanistan’ı saymadan geçmek olmaz…

Dil gemisi batarsa; millet de batar, devlet de batar.

Dilinize gözünüz gibi sahip çıkın.

Sahip çıkın ki…

Ülkede sıkıntı kalmasın…

Vesselam…                                                         Mehmet Emin ULU