TOKAT GAZETESİ

Doğa'nın hatıra defteri

Doğa'nın hatıra defteri

 

Yedinci sınıf öğrencisi sevgili torunum Doğa Canbolat’ın hatıra defterinden bir bölümdür. Kendisinin izniyle paylaşıyorum. R. C.

                Merhaba hatıra defterim, öncelikle özür dilerim. Çünkü çok uzun zamandır yazamıyordum. Şuan 7. sınıfa gidiyorum. Okulun yanı sıra bir de, bir dershaneye gidiyorum. Dershanede 5 tane ders görüyoruz. Her dersten de ikişer ders saati. Hafta içi çarşamba ve perşembe, hafta sonu ise her gün gidiyorum dershaneye. O bahsettiğim çok titiz, düzenli ve de kurallı hocamızla da devam. Her neyse, notlarıma gelelim. İlk yapacağımız yazılıların biri hariç hepsini yaptık. Bu yıl görmeye başladık o dersi. Tekrar notlarıma dönelim. En yüksek notum yüz, en düşük ise seksen beş. Seksen beş notu da karne ortalamasında beşe girdiğine göre notlarım hiç de fena değil demektir.

                Biraz da günlük yaşantımdan bahsedeyim. Dün itibariyle gözlük kullanmaya başladım. Gözümde miyop varmış. Yaklaşık bir hafta önce babamla yürüyüş yaparken bana, “Şurayı görüyor musun?” diye sorduğunda bulanık görüyor, net olarak da göremiyordum. Bunu söyleyince, “Peki okulda tahtayı görebiliyor musun?” diye sordu. Ben de, “Çoğu zaman göremiyorum.” diye cevap verdim. O zaman kulağına baktıracağınız gün gözünüze de baktırın, dedi.

                İki gün önce gözüme baktırdığımızda bir aletle gözüme baktı bir doktor. Bozuk olmadığını söyledi. Ben de “Ama görmekte zorlanıyorum.” diye isyan ettiğimde ışıklı bir tahtada harfler yazılı olan bir yerin karşısına oturtturdu beni. Ve gözüme gözlüğe benzer garip bir şey taktı. “Görebiliyor musun?” diye sorduğunda ve hayır cevabını aldığında gözümdeki o gözlüğe benzeyen şeye cam ekliyor, camı kaydırıyor veya koyduğu camı tekrar yerine koyuyor. Böyle böyle gözlerime bir derece verip gözlük kullanmamı ve 6 ay sonra tekrar kontrole gelmemizi söyledi.

                Dün de annem ve Şevval adında bir arkadaşımla beraber bir gözlükçüye gittik. Şevval’den de bizimle gözlükçüye gelmesini ben istemiştim. Çünkü annemin zevkinden çok onun zevkine güveniyordum. Şevval ile zevklerimiz çoğu konuda oldukça benzer olmasına karşın, annemin zevkiyle tamamen zıt. Bu yüzden onun da gelmesini rica ettim. Annesi izin verirse gelebileceğini söyledi. Ve annemin hiç mi hiç beğenmediği fakat Şevval ile benim oldukça beğendiğimiz bir gözlük satın aldık.

                Bugün ise, dün Şevval’in de söylediği gibi herkes gözlüğü takmak için sıraya girdi. Hatta bir arkadaş okul çıkışı benim gözlüğümü takıp fotoğraf çektirmek için izin aldı. Ben tabii dedim demesine ama okul çıkışı gözlük işini unutmuştu bile o. Aslında ben de unutmuştum, eve gelince hatırladım. Neyse, hala takıp fotoğraf çektirmek isterse veririm.

                Ayrıca iki gün önce göz doktoruna gittiğimizde kız kardeşim Ada da okulda tahtayı göremediğini ve gözüne baktırmak istediğini söylemişti. Doktor ise, Ada için randevu almadığımız için bakamayacağını söylemişti. Bugün babaannem ve büyükbabamla Ada’nın gözlerine baktırdık. Doktor hem gözlerin bozuk olup olmadığına bakmak için kullanılan aletle bakıp bir sorun olmadığını söyledi. Hem de harflerin yazılı olduğu tahtada yazan harfleri okuyabilip okuyamadığına baktı. Böylece Ada’nın gözlerinin sapasağlam olduğunu söyleyip bizi yolladılar.

                İşte son birkaç günüm böyleydi. Şimdilik kapatıyorum. Bir sonraki hatıra defterimde görüşürüz…

07/12/2018

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat