TOKAT GAZETESİ

DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI ŞEREF TÜRKİYE’NİN OLSUN

17 Aralık Doğu Türkistan Lideri İsa Yusuf Alptekin’in 23. Vefat Yıldönümü…  Onu ne kadar layıkıyla anıyoruz, bilemiyorum.

Bildiğim bir gerçek var ki,  DOĞU TÜRKİSTAN DAVASINA yeterince sahip çıkamadık.

            1949 yılından beri Çin Komünist devletinin zulmü altında milyonlarcası katledilen, milyonlarcası zulüm altında inleyen kardeşlerimizin ağıtları hâlâ Tanrı Dağları kadar yücedir. Bizim ve insanlık âleminin bu alandaki çabalarıysa son derece cücedir.

 Dünya tarihinde birkaç zulüm girdabı varsa; hiç şüphesiz bunlardan biri de Çin zulmüdür. Çinlilerin Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin üzerine uyguladığı zulüm: Doğrudan doğruya bir asimile hareketidir. Örf ve adetlerinden yoksun, gençlerine namaz kılmalarına müsaade edilmeyen, Kur’an ayaklar altına alınan, Kur’an öğretmenin çocuklara yasaklandığı,  Türk adını koymamanın mümkün olmadığı, birden fazla çocuk yapmalarına izin verilmeyen bu ülkede, hayatta kalmak; Türk olmak, Müslüman olmak gittikçe zorlaşmaktadır. Üstelik Doğu Türkistanlı Genç kızlar zorla yurtlarından, yuvalarından sürülerek namusları berhava edilip, pirinç tarlalarında çok ağır şartlarda çalıştırılmakta; en ufak bir karşı koyma bahis konusu olduğunda da işkencelerle öldürülmektedirler.

Bu zulme, bu ülkenin insanları daha ne zaman kadar daha göz yumacaklar? Hiçbir insanın canı, siyasi bir malzeme yapılamaz. Siyasete kurban edilemez!...

Kaşıkçı cinayeti için dünyayı ayağa kaldıran insanlık âlemi, hergün binlerce insanı katleden Çin’e, neden tepki göstermemektedir?

Bu konuda Birleşmiş milletler ve özellikle Türk Dünyası, sağır, dilsiz ve körleri oynamaktadır.

Yüreğimiz kanıyor. Acılarımız katmer katmer büyüyor.  Artık yeter!

Biz millet olarak dünyanın neresinde olursa olsun; hiç bir insanın acı çekmesini, zulüm görmesini ve öldürülmesi asla istemeyiz.

Ruhunda “Ya İstiklâl, Ya Ölüm!..” sancağı dalgalanan bir milletin evlatlarının, Doğu Türkistan’daki katliamlara tahammül edecek bir durumları kalmamıştır.  Zulüm, tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.

Bu insanlık bu ayıbını ortan kaldırmak için en etkin bir şekilde harekete geçilmelidir. Birleşmiş milletler, bunca insanı katleden bir devleti kınama ve yaptırımdan daha ötede önemli kararlar almalıdır. Bu manada en ufak gecikme bile bir milletin tamamen yok olmasıyla eşdeğer hale gelecektir.  

            Büyük dava adamı İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan davası için: “Gönül arzu eder ki, Türkistan meselesinin halledilmesi davasında öncülük şerefi, Türkiye’nin olsun...” demiştir.

            Türkiye Cumhuriyeti Başkanı, Dünya Mazlumlarının Umudu: Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu konuya mutlaka el atmalıdır.

            Doğu Türkistan Davasının ölümsüz neferi İsa Yusuf Alptekin bütün ömrünü; mahrumiyetler içerisinde, esir Türkistan’ın hürriyet ve bekası için inanç ve azimle mücadele içinde geçirmiştir.

Ve o “Koca Çınar”, 17 Aralık 1995’te 95 yaşında vefat etti. Vefat etmeden biraz önceki son sözleri şunlar oldu:

“Doğu Türkistan davasını sizlere emanet ediyorum...”

Peki, bizler emanete sahip çıktık mı? Hayır!

Allah ona rahmet eylesin!... Bize de onun bıraktığı emanete sahip çıkmayı nasip eylesin!                                                                                   

Mehmet Emin ULU  

 

 

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat