TOKAT GAZETESİ

SABAHIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

SABAHIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

Sabah erken kalktım. Dışarıya göz attığımda yine eskiye döndüm. Akşamdan yola çıkan Tokat otobüsleri, bu saatlerde girerlerdi, Aşti’ye. Yani aşağı yukarı taksilerin gündüz tarifesine geçtiği saatlerde.  O yıllarda her firmanın, yolcularını semtlerine taşıyan servisleri vardı. Semtimizde iner eve doğru giderken karşılaşırdık servi boylumla. Hoş beşten sonra yine aynı espri “Evinizden su mu çıktı bu saatlerde?”

                Servi boylum, kardeşimdi. Erkenden kalkıp işe giderdi. Yine o yıllarda bizimkiler ve bilumum tanışlarımız gecekondularda otururlardı. Gecekondu semtleri Ankara’da idiler ama köyün tüm şartlarını taşırlardı. Yazın toz toprak, kışın çamur… Çamur ama bildiğin gibi değil. Yürürken ayakkabını çekip almacasına.

                Operaya, küçük tiyatroya, giderdik eşimle. Binadan adamımızı atar atmaz utanırdık. Eller giyinmiş kuşanmış sere serpe yürürlerken biz, ne kadar uğraşırsak uğraşalım yine de ayakkabılarımızın bir yerlerinde gecekondu çevresinden birer nişaneyi tamamen yok edemediğimiz için ezile büzüle yürürdük.

                Şimdi çok şükür yakınlarımız da eller gibi asfaltlara apartmanlara kavuştular ama bu günler görene kadar çok zayiat verdik çok…

                Asrî ve Karşıyaka mezarlığında köyümüzün mezarlığından çok yakınlarım yatıyor. Hepsine gani gani rahmetler dilerken anılarını kalbimde yaşatıyorum.

                Bu günlerimize kolay ulaşmadık…

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat