TOKAT GAZETESİ

AHMET YILMAZ İLE RÖPORTAJ

 

Adıyaman Üniversitesi Arapça Öğretmenliği Bölümü Öğrencisi Ahmet Yılmaz:” Şair ve yazarlarımızın düşünceleri ve tecrübeleri de bize geleceğimize aydınlık katıyor. Aydınlık katması için o şeyleri yaşamamız ve tecrübe edinmemiz lazım.”

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

AHMET YILMAZ- 12 Eylül 1997 tarihinde doğdum. Osmaniye’nin Düziçi ilçesi Çamiçi Köyü’nde ikamet ediyorum. İlkokulumu Çamiçi ilkokulunda okudum. Ortaokulu ise Üzümlü ortaokulunda okudum. Liseyi ise Düziçi Anadolu İmam Hatip lisesinde okudum. Liseden 2016 yılında mezun oldum. Şu an ise Adıyaman Üniversitesinde 1.sınıf öğrencisiyim. Bölümüm ise Arapça Öğretmenliği.

SORU-Neden Arapça Öğretmenliği? Neden Adıyaman Üniversitesi? Bu okulu tercih etmeden önce ve şu an duygularınız arasında ne fark var?

AHMET YILMAZ- Normalde tercihim ilahiyattı. Ama baktım iş imkânları ve atamaları fazla ondan dolayı Arapça Öğretmenliğine yöneldim. Ve Arapça okumak gerçekten de güzel bir duygu. Zor bir dil ama her şey azmimize bağlıdır. Ve geleceğin dili olarak bilinir. Ayrıca mahşerde konuşacağımız dildir. Adıyaman Üniversitesinin çıkması bana kaderden nasip oldu. Hiç gelmez diye umuyordum ama her inanışın içinde bir bekleyiş ve o mükâfatın sonucunu almak varmış. İyi ki de bu bölüm geldi dediğim gibi iş imkânı fazla ve atamalar çok iyi. Adıyaman’ı seçmem ise memleketime yakın olması. Zaten bölümüm Öğretmenlik olarak iki şehirde var Adıyaman ve Ankara.

SORU-Yazmaya başlama hikâyenizi anlatır mısınız?

AHMET YILMAZ-  Şiir, söz ve hikâye yazma serüvenim lisedeyken başladı. Lise üçte şiir yazmaya başladım. Lise dörtte hikâye yazmaya başladım. Ama sınavım olduğundan öncelik sorumluluğum okumak adam olmak olduğundan biraz ara verip sınavıma çalışırken pes etmedim. Yılmadım. Yıkılmadım. Duygularımdan vaz geçmedim. Yaz aylarında yazardım ufak ufak gazetelere şiirlerimden gönderirdim. Sonra üniversitemi kazanınca geri adım adım kararlılıkla pes etmeyecek şekilde yazmaya başladım.

SORU-Şiir yazarken hangi kaynaklardan beslenmektesiniz?

AHMET YILMAZ-Şiir benim için bir duygudur. Şiir yazmak ise vazgeçilmez bir istektir. Karşındaki kişiye duygularını itiraf ettiren bir mektuptur. Şiir öyle bir şeydir ki seni senden alır. Duygularından, özlemlerinden, düşlerden, hasretlerden süzülerek ortaya koyulan tüm duyguların birikintisidir.

SORU- Şairlerden ve yazarlardan nasıl faydalanıyorsunuz?

AHMET YILMAZ- Şimdi şairlerden ve yazarların düşüncelerinden faydalanırım tabi ki farklı düşünceler farklı duyguları anlayabilmek için ama bu bende bir farklılık yaratmaz. Sadece onların tecrübeleri aklımın bir köşesinde yer alır. Hayatımda çelişkiler yaşadığımda aaa bu da böyleydi diyebilmek için. Onların düşünceleri ve tecrübeleri de bize geleceğimize aydınlık katıyor. Aydınlık katması için o şeyleri yaşamamız ve tecrübe edinmemiz lazım.

SORU- Sosyal medyadan bu konuda nasıl faydalanıyorsunuz?

AHMET YILMAZ- Sosyal medyayı nasıl kullanmamıza bağlı eğer boş boş takılıyorsak o gereksiz bir şeydir. Ama bilgi almak için, insanların düşüncelerini okumak için, tecrübeler edinmek için, bölümüm olarak ise Arapça uygulamalar kullanarak kendimizi geliştirmek için sosyal medyayı kullanmak da bir sakınca görmüyorum.

SORU- Yazarken neler hissedersin?

AHMET YILMAZ- Yazarken duygularımla, hisselerimle, düşüncelerimle, anılarımla yazarım. Genelde geceleri yazmaya önem gösteririm. Bir de güzel bir fon müzik açar onu dinleyerek aşkla şevkle yazarım.

SORU-Gelecek hayallerinizden bahsetseniz?

AHMET YILMAZ- Hani sabahları güneş doğar ya pırıl pırıldır onun pırıltısı bana umut verir. İşte hayatımın, yazarlığımın, şairliğimin, bölümümün de böyle pırıl pırıl, ışıltı dolu olmasını isterim. Tabi her istediğimiz olacak diye kaide yoktur. Önümüzde inişli çıkışlı yerler olacaktır. Pes etmeyelim umut dolu olalım. Temennimiz Allah olsun.

SORU-Üniversite öğrencisi olmanın zor ve kolay yönleri neler? Üniversiteli olmanın liseden farkı ne?

AHMET YILMAZ- Üniversite öğrenciliği zordur. Ama neye göre, kime göre, hangi bölüme göre bana göre zordur ve sorumluluğun liseye göre daha çok arttığı dönemdir. Sınavlara çalışması ayrı bir sorundur. Üniversitenin kolay yönü demeyeyim de en güzel yanı istediğini yerli yerinde zamanında yapıyorsun ve çeşit çeşit insan tanıyorsun. Lisedeyken insanların geneli hepsi demiyorum bakın geneli lay lay lom havasındalar. Zaman geliyor üniversite sınavına giriyorlar. Keşke derse çalışsaydık gibilerinden laflar yapıyorlar. Pişman oluyorlar. İşte bugünün işini yarına bırakmayacaksın. Hiç bu zamana kadar pişman olmadım her zaman umut dolu yaşadım zorluklarla mücadele etim. Ve pes etmedim. Lisedeki çalışma seviyemle üniversitedeki çalışma seviyem aynıdır. Ama zorluk olarak üniversite zordur çünkü bölüm farklı ve farklı farklı dersler var.

SORU- Arapça Öğretmenliği okumak isteyenlere ne önereceksiniz?

AHMET YILMAZ-Şimdi Arapça eğitimi almak isteyen varsa Arapça konuşmaları dinlesin. Arapça işitilerek öğreniliyor ve unutulmuyor. Arapça konuşanların çoğu dilbilgisini bilmez bilse bilse birazı bilir. Ama geneli bilmez. Bunun sebebi; işitilerek öğrenilmesidir. Ya da Arap ülkelerine gidip bir süre çalışılmalı. Kitap çıkarmak isteyenlere ise ilk önce dili öğrenmelidir sonra şiir nasıl yazılır onu öğrenmelidir. En son iş ise artık Arapça şiirler okumak, gazeller okumak lazımdır.

 

Saygı ve sevgilerle, görüşmek dileğiyle umut dolu hayatınız olması temennisiyle.

Güzel ve faydalı bir röportaj oldu Ahmet teşekkür ederim.

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat