TOKAT GAZETESİ

KAYNAYINCA PAS GİDER Mİ?

KAYNAYINCA PAS GİDER Mİ?

Kapısı çarpmasın diye balkona musluktan doldurduğumuz dupduru su dolu beş litrelik bidonu balkona koyuyoruz. Bu haliyle bidon güneş, rüzgâr ve her türlü hava şartlarında yaz boyunca kalıyor. Gelip geçtikçe bakıyorum bidona ve içindeki suya.

                Su, önce sararıyor, aynen beygir idrarı gibi, giderek kızarıyor. Özellikle bidonun dibine doğru kırmızımtırak pas rengini alıyor. Daha sonra pötür pötür yapışkan maddecikler oluşuyor. Naylon bidon paslanmayacağına göre bu oluşumun sebebini çözemedim.

                Öğretmenevinden gelirken diren direne içme suyu taşıyan hocanıma rastladım.  Elindeki beş litrelik suyu işaretle

“Bu su sana bir ay gider herhalde”

“Nerdeee hocam, bir hafta bile gitmiyor.“

“Tek başına gece gündüz su mu içiyorsun hocanım?”

“Yemeğimi bununla pişiyor, çayımı bununla demliyorum.”

                Bu diyalogdan sonra balkonumuzdaki suyun sararıp kızararak cimbom rengini almasını daha iyi anladım. Demek ki suyu kızartan bidonun hammaddesi değil, şebekenin paslı borularıymış.

Hele diyom, sevgili Sevan Çamlıca, yıllardır yazıyordu. Belediyemize hitaben:

“Kanal Tokat gibi süslemelerden önce şehrin asbestli, paslı borularını değiştirin.” Sevan diyorum, bir şey bilmese bu denli ısrar eder miydi?

                Bize gelince içme suyunu onlarca yıldır, ya parayla alıyor, ya da kaynak sularından getiriyorduk. Yemek ve çaylarda musluk suyu kullanıyoruz. “Nasıl olsa kaynatıyoruz, bi şey olmaz” diyerek…

                Akan su pislik tutmadığı gibi kaynayan suyun da pas tutmayacağına inanıyoruz, galiba…

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat