TOKAT GAZETESİ

3. bölüm Neyi Okumalıyız.?

3. bölüm Neyi Okumalıyız.? Daha sonra tekrar masaya oturduk. Çaylarımızdan gene birer yudum alarak konulmaya kaldığımız yerden devam etmeye başladık. Bir anda aklıma bir fikir geldi. Her konuyla alakalı yaşadıklarım hikâyelerle anlatmak Umutcan’a daha etkili olacaktı. Bu aklıma gelince hemen uygulamaya geçerek hayatımdan kesitler ile anlatmaya başladım: “Umutcan Kardeşim, kitaplara ilgim okula başladığım sene başladı.1973 lü seneler. İlkokul Öğretmenim Rahmetli Nurettin Nasırlıoğlu kendi imkanları ile sınıfımızda sadece 50-60 kadar kitabın olduğu bir kitaplık kurmuştu. Bu kitapları bize ödünç verir ve bizde okuyup geri verirdik. Bu kitaplıktaki kitapların sayısı hiç artmazdı sanırım. Öyle ki insanların kitap okumaya sevdalı olmadığını da o zaman anlamıştım. Galiba sınıfta 5 veya 6 kişiden başka o kitaplara sevdalı insan da yoktu. Bugünkü gençler gibi çoğu genç “ Hocalarımızın anlattıkları yeterli, ders kitapları da çok kalın bunlar bize yeter’ diye düşünüyorlardı. Aradan 35 yıla yakın zaman geçmesine rağmen fazla değişen bir şey yok. “ Biraz susarak çayımızdan bir yudum daha aldık. Baktım Umutcan mavi gözleri ile bana bakıyor, ilgi ile dinliyordu. Anı anlatmak kişilerde daha etkili iz bırakıyordu. Bu yüzden bende anı anlatarak konuyu zenginleştirecektim. “Umutcan, babam ilkokul mezunu insandı. Güzel el yazısı yazardı. Onların zamanında ilkokulu 3 e kadar okuyan insanları (1940 lı yıllar) okuldan mezun ederlermiş. Ama isteyen 5’e kadar okurmuş. 5 e kadar okuyanları 8 ay eğitimden geçirerek öğretmen yaparlarmış. Babam bu fırsatı teptiği için hep pişmanlıklarını anlattı ömür boyu. Annem de rahmetli ileri görüşlü babası dedem sayesinde amca kızları içinde, ki teyzem yoktu, tek okuma yazma bilen insandı ve O da 5 ‘e kadar okumuştu işte. Bu fırsatı değerlendiren Rahmetli Babaannem Rabia Kadın’ın amcaoğulları Turgut ve Duran ilkokul mezunu oldukları halde öğretmen olmuş ve hayat boyu rahat yaşamışlardı.” Bunları anlatırken göz ucuyla da Umutcan’ı izliyordum. Anlattığım hikaye gerçekten de Umutcan’ı etkiliyor ve faydalı oluyordu. Bende devam ettim: “Rahmetli babam ilkokul mezunu olmasına rağmen her gün günlük gazete okurdu. Tercüman bizim evimize girerdi her gün. Öğretmenlerin dahi günlük gazete okumadığı ortamda babamın her gün gazete okuması gerçek manada beni şaşırtır ama Tercüman’ın Çocuk dergisi de benim okuyarak mest olduğum bir dergiydi. İlk şiir ve hikayelerimi yerel basınla beraber bu dergi yayınlanmıştı.14 Nisan 1982 tarihinde Tercüman Çocuk’ta çıkan “Atatürk 100 yaşında” şiirimin beğenilmesi üzerine o gün bu gün şiir yazarım. Bu dergi çocukken beni etkilerdi. Zamanla Can Kardeş, Milliyet Çocuk, Türkiye Çocuk okuduğum ve yazılarımı yayınlayan yarışmalarda ödül aldığım dergiler oldular.” Umutcan dikkatle okuma sevgimi nasıl edindiğimin hikayesini dinliyor, “neyi okuduğumu ve nasıl geliştiğimi” anlamaya gayret ediyordu. “Daha sonra liseye başladığım zaman ilgi alanlarım İslami dergiler ve Üniversiteye hazırlık dergileri oldular. Bu dergileri okumam sayesinde hem düşünce ufkum gelişti, hem de olgunlaştı. Üniversite hazırlık dergilerinin de Güzel Üniversite kazanmama sebep olduğunu söylemem lazım. Bugün baktığım zaman iyi ki o dergileri okumuşum da gelişmişim diyorum Vakfımızda da ziyarete gelen çocuklara dergiler hediye etmek ve bunun önemini anlatmak bana büyük mutluluk veriyor” “Okumakla var olmak diye buna denir abi. Sizin en güzel arkadaşlarınız sanırım dergiler olmuş. “ “Evet. Bizler da Vakıf olarak birçok dergiye aboneyiz. Ama kitap okuma alışkanlığı olmadığı gibi dergi okuma alışkanlığı da insanımızda maalesef yok. Birkaç edebiyat öğretmeni dışında dergi talep eden insan yok.” “Okumak istemeyen bir toplum tabii ki psikolojik ve iletişim ile alakalı sorunlar yaşar. Bunu çevremize baktığımız zaman da görüyoruz” dedi Umutcan. “Umutcan kardeşim, Üniversitede İktisat okudum. O zamanda iktisat dergileri yeni yeni çıkıyordu. İlgi alanım onlara kaydı. Sonradan da Kişisel gelişim dergileri okumaya ve yazmaya başladım bu dergilerde. Bu dergileri okumaya başlamam ile beraber kitaplarda çıkarmaya başladım. Hayatımın dönüm noktası bu dergilerle tanışmam diyebilirim. Dergilerden sonra kişisel gelişim dergileri de okumaya başladım. Üniversite hocalarının bu dergilere özellikle sizin hocaların önyargısı olduğunu görünce üzüldüm. Bu dergi ve kitaplarda para kazanma yollarından çok benim ilgimi özgüven, iletişim ve insanlar ile iletişimin güçlenmesi, hitabetin önemi konuları ilgimi çekti ve onlara yoğunlaştım. Sonra konferanslar başladı ve devam ediyor…” “Güzel bir başarı hikayesi..” Güldüm. Buna başarı hikâyesi diyenlerde, Bu da başarı mı ki? Diyenlerde vardı. “Buna başarı diyen de ego diyen de var. Dedim ya, “el alem ne der” i bırakıp da daha çok okumaya zaman ayırınca işlerde çok zaman rayına giriyor. Toplumda kader dediğimiz şey var. Bunu herkes kafasına göre yorumlar. Başaran insan “ ben yaptım” der. Başaramayan insan “Kader” der genelde. Halbuki başarıda kader olduğu gerçeği var olduğu kadar çalışan, çabalayan üretene de kader yardım eder tabii ki.” “Evet abi aynen öyle. Biz tembelliklerimize bahane arayan toplumuz.” “Her şeye rağmen okumayı seversek mutlaka başarı okumayı seven insanlardan yana olacak. Ama sırf okumak ve bir yerlerde birilerine üstünlük taslamak için değil de kendi hayatımıza bir şeyler katarak yaşam kalitemizi artırmak ve bir üst seviyeye çıkmak olmalı. Mesela malayaniyi (boş sözleri) terk etmek bile bence başarıdır. Okuyan insan hiç olmazsa boş konuşmaktan da kendisini alıkoyar.” Baktım çaylarımız gene boşalmış. Bu sefer ben kalkarak çaylarımızı tazeledim. Yanına biraz bisküvi ve gofret koydum. Çaylarımızda birer yudum aldık. “Sanırım Umutcan Kardeşim, ben hayatımda “neyi okuduklarımı” anlattım. Sen de neyi okuduğunu ve sana nasıl etki ettiğini anlat bakalım” Bunun üzerine Umutcan, ona değer verdiğim ve burada bilgi ve sevgisi eşit iki insan olarak muhabbet ettiğimiz için kendisine özgüven geldi. Burada ben kendi fikirlerimi anlattığım gibi O’nun da düşüncelerine yer vermem O’nu sevindirmişti. Anlatmaya başladı.

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat