TOKAT GAZETESİ

4. OKUMA SEVGİSİ VE OKUL BAŞARISI

4. OKUMA SEVGİSİ VE OKUL BAŞARISI Umutcan ile 2 hafta kadar buluşamamıştık. Sınavlar olmuş, daha sonra memleketi İstanbul’a giderek biraz kafa dinlemişti. Ben de Kitap fuarlarına katılarak bir iki Üniversitede “okuma sevgisi “ üzerine konuşmalar yapmıştım. Bu yüzden bir araya gelmemiz ertelenmişti. Çıkan ilk fırsatta bir araya gelmek için sözleştik. “Kitap okumayı sevdirme Vakfı”nda otururken ki, sabahları kimse olmadığından ben sabahları genelde gazete ve kitap okurdum. Öğleden sonra tek tük gelen giden olursa onlarla ilgilenirdim. Umutcan da ikinci öğretim öğrencisi olunca gündüzleri zamanı oluyordu. Benim de zamanım o zaman uygun olunca sabahları kimseler yokken buluşup rahatça sohbet ediyorduk. Konuşmamız kesilmiyor, o soruyor ben cevaplıyordum. Sıcak çaylarımız sohbetimize daha da sıcak hava katıyordu. O günde sabah erken saatlerde 8 gibi buluşacak kahvaltıyı da beraber yapacaktık. Bu sefer bir değişiklik olacak ve Umutcan ev arkadaşı Alihan’ı da getirecek hem benle tanıştıracak hem de kahvaltıyı beraber yaparak “Okumakta Okul başarısının rolü” nü konuşacak, sohbet edecektik. Ben gazete okumaya başlamıştım ki Vakfın kapı zili çalmaya başlamıştı. Gazeteme dalıp da okumaya başlayınca zamanın nasıl geçtiğini unutuyordum. Bu yüzden Umutcan ve Alihan ile buluşacağımız saati de nerede ise unutmuştum. Zil çalınca aklıma geldi. Umutcan ve Alihan kapıdaydı. Hemen içeri buyur ettim. Umutcan’ın elinde poşette belli ki kahvaltılıklar vardı. Ben de çay zaten her zaman hazırdı. Alihan elimi sıkarak Umutcan gibi saygılı şekilde gösterdiğim koltuğa oturdu. Bakışları üzerimdeydi Alihan’ın. Belli ki beni tanımak, anlamak ve duruma göre nasıl tavır takınacağına karar vermeye çalışıyordu. Umutcan gelmeden önce sanırım beni tek ev arkadaşı Alihan’a anlatmış , ne sebeble bir araya geldiğimizi de izah etmişti. Alihan beyaz tenli kısa saçlı ve açık kahverengi gözlü meraklı bakışları olan bir insandı. Umutcan odanın bir ucunda bulunan 4 kişilik toplantı masasında kahvaltı masasını hazırlarken ben de Alihan ile O’nu tanımak adına sohbet etmeye başladım : “Hoş geldin, Umutcan ‘ın ev arkadaşısın. Umutcan daha önce sizden bahsetmişti. Sizi bir de kendi ağzınızdan dinleyelim. Alihan gerçekten kendini ifade eden özgüven sahibi bir insandı ve bana kahverengi gözleri ile bakarken “bana güvenebilirsiniz, bende özgüven var, zamanla benim özgüven sahibi olduğumu da göreceksiniz zaten “ der gibi bana mesaj veriyordu. “Ben Alihan İzmir’de oturuyoruz.Anne ve babam Sivas Suşehri doğumlu ama ben doğma büyüme İzmir’liyim. Bir kız kardeşim var lisede okuyan ve annem de babam da bir Edebiyat Öğretmeni. Buraya PDR okumaya gelince, Umutcan ile özel yurtta tanışıp beraber apart eve çıkmaya karar verdik. Biz sadece ev arkadaşı değil aynı zamanda kardeş olmaya birbirimizi geliştirmeye faydalandığımız insanları da birbirimizle tanıştırmaya karar verdik. Siz okulumuzda konferans verirken ben orada değildim ama Umutcan akşam evde verdiğiniz konferansın özetini anlatınca sizinle tanışmanın bana faydalı olacağına inanarak buraya geldim. Sizin bilgi birikiminizden faydalanmak bana büyük memnunluk verecektir.” “Teşekkür ederim Alihan Kardeşim. Bizlerde gerçek manada okumayı seven ve öğrenmek amacı ile yanımıza gelen işi sulandırmayan , bizlere saygılı ve kişisel bütünlük içinde olan gençlere yol göstermeyi seviyoruz. Bu Vakıf bunun için var.Kimse faydalanmak istemezse biz faydalanırız yani kitapları biz okuruz” “Anlıyorum ve size empati yapmaya çalışıyorum Abi.” Alihan’a bakınca Umutcan ile uyumlu bir ev ve okul arkadaşlığı yaptıkları belli oluyordu.İkisi de gerçekten birbirlerini seven ve beraber zamanı geçiren insanlar değil, birbirlerine “ nasıl daha iyiye gideriz, nasıl gelişebiliriz? diye kafa yoran ve birbirlerini faydalı insanlar ile tanıştıran insanlar. Böyle bir tutum sergileyen arkadaşlıklar tabii ki uzun ömürlü olur ve birbirine artı değerler katardı.Onların bu tutumunu görünce içimden ve onlara da anlatarak her ikisini de tebrik ettim. Bu arada Umutcan kaşla göz arasında benim sabah aldığım malzemeler ve kendi getirdikleri malzemeler ile kısa zamanda toplantı masamızı kahvaltı masasına dönüştürdü. Bu güzel masayı görünce : “Aferin Umutcan seninle evlenecek kız yaşadı. Her sabah böyle kahvaltı masası hazırlarsan kızlar seninle evlenmek için yarışır. Bu kadar yakışıklılık ile hamaratlık birleşince ..” Umutcan sadece gülümsedi. Umutcan’ın bu yönünü de seviyordum ben. Çünkü esprilerimi anlıyor ve alınganlık göstererek “benimle dalga geçti” diye düşünmüyordu. O da biliyordu ki seven hoca öğrencisini arada hicvederek daha da başarılı olmaya motive etmeye bakar. Bunu anlayınca esprilerim O’na neşe katıyordu.

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat