HER ŞEYİNİ ÇOK ÖZLÜYORUM
HER ŞEYİNİ ÇOK ÖZLÜYORUM

Adını koyamadığım gece nöbetleri geçirdim senin yokluğunda,

En çok ta sen gittiğin gün olmadı sabah,

Sırılsıklam oldu gözlerim ve ağzım,

Gözlerim ağlamak tan, ağzım kan kusmak tan hiç yorulmadı.

 

Yalnız değildim sabah olmayan gecelerde,

Senden çok hatıra vardı bedenimin her yerinde ve karşımda.

Hatırladıkça yaşlandım,

Yaşlandıkça öfkemi kustum gittiğin güne.

 

Kimlikte çok gencim ama,

Şimdi senin gidişine hiç olmadığım kadar yaşlıyım bu bedende.

Çok şey kattın bana, gözlerim hala tuzlu yaş bırakıyor gidişine,

Ellerim hala titriyor ellerimde olmayışına.

 

Gözlerim mesela ne çok uzaklara bakıyor ne de çok yakınlara,

Hani derdin ya hep,

Mazlum gözlerin yüreğimdeki masumiyeti kıskandırıyor diye,

Şimdi senin gidişinde mazlum gözlerim yaşlar bırakıyor.

 

Her yaş günümüzde birlikte yaşlanmak için dilekler tutardık,

Yağmurlu günleri çok sever,

Herkes kaçışırken biz seninle kaplumbağa yürüyüşüne çıkardık.

Ölesiye ağlardık.

 

Gecelerden uzak sabahlara çok yakın bıraktın beni,

Gidişini çok ağır ödüyorum her nefesimde,

Mektuplar yazardın bana, her mektubunda her şeyim deyip başlardın,

 

Şimdi ben her şeyi alınmış bir insan olarak her şeyini çok özlüyorum...