HASRET VE ÖLÜM
HASRET VE ÖLÜM

Özlemin adı yok

Uzaklığı var

Mesafeler uzaklaştıkça

Hasret bir o kadar daha artıyor

Soğuk kış gecelerinde

Sıcak şiirler yazmak

Nafile kalıyor

 

Durduk yere

Durgunlaşıyor yalnızlık

Dışına anlatamadığını

İçinde biriktiriyor insan

Şiire vuruluyor

Anlatılmayanlar

Zaman nafile kalıyor

 

Sonra bir umut

Birikiyor içimizde

Bir araba geçiyor kapının önünden

Koşar adımlarla koşuyoruz

O yar gelecek diye

Ve bir haber geliyor

Dünyalar yıkılıyor

 

Azrail erken geldi diyorlar

Hayat erken bitiyor diyemiyorlar

Beyazlarla gördüm onu

Ufacık bir tabuta sığdırılmıştı

Yere göğe sığmayan

Toprağa hiç yakışmayan

Cennete doğru yol alan

 

Hüseyin ZALOĞLU

 

 

Gecemin iyi geçip geçmemesi umrumda değil inan

Umrumda olan gecemin seninle geçmesi

Ama yoksun...

Hüseyin ZALOĞLU

YÜREĞİME KARANLIK BASTI

 

Bak güneş yine gizlendi

Yüreğime karanlık bastı

Meteorolojinin dediklerine bakarsak

Bu kış yine soğuk geçecek

Gerçi annem sürekli sıkı giyinmem için tembihlerdi

Toprağa vereli yıllar geçmiş

Bana söyledikleri hep aklımda duruyor

Ama ben yine de üşüyorum

Mevsimin suçu yok

Çarşıda alınabilecek bir sürü elbise var

Doğalgazlı olan nice evler

İnşaatlarda yatmam benim suçum

Gerçi çalışılacak bu kadar çok iş varken

Benim işsiz kalmam da benim suçum

Cebim dolu ya

Lokantalarda yapılan birbirinden lezzetli yemekler var

Oralarda yemeğimi yiyebilirdim oysa

Sanırım salaklık bende

Üzerime giyeceğim bir elbise bile almadım

Bu kadar çok param olmasına rağmen

Çalışacağım bu kadar iş varken

Boşta gezmem ise tam bir salaklık

Ya ev...?

Bu kadar çok parayla ev de alırdım oysa

Gerçi ısınmak için tenekeye de odun bulamıyoruz ya

Bana bakıp iğrenen insanları görünce ise

Hak vermek istiyorum doğrusu

Bu kadar çok param varken

Hayallerden hayallere atlarken

Aç kalmak benim neyime

Karanlık iyice çöktü

Çöpe ekmek atanda olmaz ki bu saatte

Bak görüyor musun

Bu günde aç kalacağım

Olsun benim çok param var

Hiç bir şeyi alamayacak kadar

Hüseyin ZALOĞLU

 

 

Gözden düşen kalpten düşmüyor be üstadım...

Hüseyin ZALOĞLU

 

Zamanı gelince severim seni demiştin

Zamanı geçince neden bitiriyorsun deme şimdi

Hüseyin ZALOĞLU

 

Benim ne yaza ne de vaaza ihtiyacım var

Benim sana ihtiyacım var.

Hüseyin ZALOĞLU

 

İçi elem olanın dışı çiçek açar mı üstadım...?

Hüseyin ZALOĞLU

 

Sırf birilerine kıyamadığımız için kalbimize kıydığımız çok olmuştur.

Üstelik hiçbir kutsal kitapta "Kalbin katli vaciptir." sözü geçmezken...

Hüseyin ZALOĞLU

 

Sana gelmeyen yollar yerin dibine girsin...

Hüseyin ZALOĞLU

 

SEVGİDEN ARDA KALAN

 

Yaşadıkça ölüyor, öldükçe türüyorum.

Bende bir gariplik var biliyorum.

Leş kokmuş her tarafı

Ret eder durur bin bir affı

Beklemezken o bir günahı

Bendim sana çeken o delice ahı

Mıhlanır durur göğsümde gecelerce

Ne bir lokman gelir ne de bir zevce

Durun istemem diyor türkülerini

Sonra bir uğultu kaçırır onun gecelerini

Deme, söyleme onu hala sevdiğimi

Gök gürler titrerim, bilemem ne yediğimi.

Hüseyin ZALOĞLU

 

ŞUURSUZLUĞUM

 

İnsan sevince mi şuurunu kaybeder,

Yoksa şuurunu kaybedince mi sever...?

Şunu bunu bilmem ama,

Sen benim en güzel şuursuzluğumsun,

Eksik olma gözyaşlarımdan...

Hüseyin ZALOĞLU

 

 

ACI VE GÖZYAŞI

 

Acı ve gözyaşıydı hayat felsefemiz

Ne adam akıllı sevdik

Ne de sevildik

Mutluluğa hep teğet düştük

Üzüldük

Üzüntü verdik

Her şeye rağmen

Kalbimizdeki sızı dinmek bilmedi

Bilemedi...

Hayata tutunmaya çalıştık

Tutunduğumuz her yer elimizde kaldı

Aşk dedik,sevgi dedik

Yıllarca bunlarla gocunduk

Belkide biz bir oyun oynadık

Ya da oyuna tabi tutulduk

Özlemlerimizi yazdık

Satırlara en acımsı halimizi aktardık

Mutlu değildik

Etrafa saçtığımız gülücüklerle iyi rol yaptık

Ve mutlu göründük

Sevmiştik...

Ama sevginin yalan olduğunu yine bizler en iyi bilirdik

Şimdi kirli bir kalbin

Şerefli satırlarına boğulmuş

Anılarımızı düşünüyoruz

Acaba biz hiç mutlu olmuş muyduk?

Sanırım cevap vermek

Çoğumuz için zor olacak.

Hüseyin ZALOĞLU

 

''Kalp sızlarsa acısı gözlerden çıkar...''

Hüseyin ZALOĞLU

YÜREĞİMİ SONBAHAR BASTI

Yüreğime dökülen sonbahar yağışı gibiydi sevgimiz.

Ilık ılık üzerimize yağan yağmur saçlarında soğuyordu.

Ellerim, ellerine hasret kalıyordu

Sen gidiyordun

Ağaçlar gözyaşları döküyordu

Mevsimler kısalıyordu

Ama sen gidiyordun

Her şeye rağmen yağmur ılık ılık yağmaya devam ediyordu

Ellerim üşüyordu

Gözlerim kararıyordu

Kalbim daralıyordu

Sen gitmeye devam ediyordun

Sen ilerledikçe de ben geriliyordum

Ve o kadar geriledim ki

Sonbahar mevsimi susuyordu ben ağlıyordum

Ben ağlıyordum, sen ise gidiyordun...

Hüseyin ZALOĞLU

SÖYLE ARKADAŞ

Gördün mü arkadaş yalandan ibaret yaşanan sevgileri

Söyle be arkadaş..!

Sevdin mi benim gibi Allah'sızın birisini

Ya da yakınındayken mutluluğun

Düştün mü uzağına

Eminim hiç sevmedin sen arkadaş..!

Hiç sevmedin..!

Hangi yolun yolcusu bu sevdalar bilmem ama

Ben ahiret yolcusuyum be arkadaş..!

Gidişini kaldıramayacak kadar sevdim

Yanarcasına, yakarcasına...

Söyle be arkadaş..!

Sen söyle..!

Hiç sabaha varmayan gecelere kadar sevdin mi..?

Güneşten daha parlak

Karanlıktan daha kara sevdin mi..?

Ben sevdim be arkadaş...!

Kör limanların denizi kadar

Derin bataklıkların kurusu kadar sevdim

Ben çok sevdim be arkadaş..!

Hüseyin ZALOĞLU

 

SON AYRILIŞ

Soluk soluğa yalnız kalacağım bu gün

Benim ceketim ıslanacak

Senin sırtın üşüyecek

Midemin bir yerinde ekşime olacak

Ilık Ilık terleyip

Topal topal sendeleyeceğim

Gidişin acı verecek

Tıpkı dönüşünde beni bulamayacağın gibi

Geride ağarmış saçların

Ve söylemek için pişman olduğun satırlar kalacak  

Her şey saçma sapan olacak

Konuşmak isteyeceksin

Dilin lal olacak

Elimi tutmak isteyeceksin

Ellerin kenetlenecek

Gözlerime bakmak isteyeceksin

Ama bakamayacaksın

Sonra en acılı şarkıları dinleyeceksin

En karanlık yerleri tercih edeceksin

Ama unutma

Sırtın üşümeye devam edecek

Islanan hep benim ceketim olacak

 

Hüseyin ZALOĞLU

 

 

TANEM

 

Merhaba bir tanem

Ben senin ''son tanen''

Sonunu bilmem ama

Sonsuzluğunu iyi bilirim

Bir yudumluk nefes gibi

Seni ciğerimin en sonuma çekiyorum

Belki inanmayacaksın ama

''Sonumu '' sonsuzluğunda kaybettim

Şimdi kaybettiklerimi istiyorum

Ya sonsuzluğunu ver

Yada ''son'' sözlerinle

Beni kalbimden vuracağın cümleleri ver

Hüseyin ZALOĞLU

 

 

Nuru sönmüş bir güneşim

Hangi şehir beni kabul eder bilemem ama

Ben senin kentinde parlamayı çok sevdim

Sokaklarını benden esirgeme

Hüseyin ZALOĞLU