Başkandan yanıtlar
Başkandan yanıtlar

“Hep nabzı tutarak yaptık. İşte Nizamettin beyin bir projesi vardı, ona baktık, daha önceki projelerden çok çok daha az inşaat yoğunluğu olan bir proje bizimkisi.”

 

“Bizim birkaç tane projemizin yapımıyla alakalı, samimiyetimle söylemek gerekirse, biraz inkıtaya uğrayacak.”

 

“İnşaat sektörüne yön vere vere ekstra bir takım kazanımlar elde etmek istiyoruz.”

 

(Dünden devam)

Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, Tokat Gazetemizden Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Fatih Kılıç’ın sorularına yanıt verdi. İlk sorusu Tokat Meydan Projesi’nin başlandığına delil gösterilen pansiyon yıkımına değin geçen zaman zarfında neler yaşandığına ilişkin olmuştu.

            2 yıllık zaman diliminde yaşananları anlatan Başkan Eroğlu’na sorular ve yanıtları şöyle devam etti:

*Projeler için OLUR veren bir makamdasınız. Bu süreçte OLMAMALI; OLMAZ diyenler olabiliyor. Siz, OLUR verene kadar ki süreçte, OLMAMALI; OLMAZ diyenlerle istişareniz oluyor mu? Bu istişare nasıl oluyor? Bir Kent Konseyi var, Sivil İnisiyatifler var, Belediye Meclisi var, bu Mecliste diğer partilerin temsilcileri var. Onlarla diyaloglarınız nasıl? Bir tartışma ortamı oluşuyor mu?

 

            -Şöyle, tüm bu süreçte bütün kararlar Belediye Meclisimizden de geçti. Çünkü bizim Meydan Projemizin imar boyutu var. Pansiyon olan yerin okul alanından ticaret alanına dönüştürülmesi, diğer taraftan Yeşilırmak Okulu’nun yıkılıp otoparka dönüştürülmesi, orayı alıp bir başka alana götürülmesi ve oranın okul alanı yapılması… Yine Meydan Projesi’nde Anıtlar Kurulu’ndan geçtikten sonra yeniden Belediyenin tasdikine sunuluyor. Bu süreçlerde meclisimize anlata anlata, konuşa konuşa bu süreci yürüteceğiz. Tabi diğer taraftan biz Meydan Projemizle alakalı gerek Kent Konseyimiz gerekse diğer STK’larla görüştük. Bunları anlattık. Şuana kadar Meydan Projemizle alakalı bana gelmiş sadece şu oldu: Meydan yapacağınız yerin altına bir de otopark yapsanız çok çok iyi olur dendi. Biz de şöyle düşündük. O alan tarihi bir alan ve muhtemelen altında tarihi kalıntılar var. Eğer biz çok altına girersek, 8 -10 metre altına girdiğimizde muhtemelen kalıntılar çıktığında orası bir sit alanına dönüşür ve daha hiçbir şey yapamayız dedik. Böyle kalmasını istedik. İkincisi, bize şu dendi: Özellikle Taşhan ile müze arasındaki binanın da oradan kaldırılması, kamulaştırılmasının yapılması gerek. Biz de haklısınız, doğru, yapmışken müze ile Taşhan’ın arasının da kaldırılması lazım dedik ama tabi özel mülkiyet orası. Tabanı birine, üstü birine ait. Böyle bir yerin kamulaştırılması da tabi ciddi bir maliyet. Şuanda değil ama belki ilerleyen zamanda yapılabileceğini söyledik. Diğer taraftan bir de tam köşede işte Arçelik binasının olduğu ve devam eden sıra var. O sıranın da projeye dahil edilmesi istendi. Oradan esnaflar geldi bize. Ona da hak verdik ama belli bir mesafeye gelmiştik hem Anıtlar Kurulu’nda hem yazışmalarda. Şimdi orayı da dahil ettiğimizde bütün sil baştan işlemler başlayacak ve bir zaman alacaktı. Biz orayı da ek proje olarak daha sonrasında devam edelim diye düşündük. Oradaki dükkanların yıkılması ve uygun hale gelmesi çok daha önemli olacak. Onu da değerlendireceğiz. Diğer taraftan aynı şekilde Karasu tarafından yol açalım istendi. Fakat Karasunun olduğu yerde yaklaşık 2 metreye yakın bir kot farkı var. Bizim o kotu düşürmemiz çok mümkün gözükmedi. Düşürdüğümüzde ana caddenin yol eğimi sıkıntıya girecek. Dükkanların hepsi yüksekte kalacak. O yolu da açamayacağımızı söyledik. Bir de meydanda oluşturacağımız dükkanlar söz konusu oldu, bu dükkanlar burada olmalı mı olmamalı mı diye. Biz de şöyle düşündük. Sonuçta Tokat’ta ticaret aşağıya doğru kayıyor, Niksar Yoluna ve daha aşağı alanlara doğru şehir kayıyor. Eğer biz bu şehrin meydan civarına sahip çıkmadığımızda buralar daha da bitecek. Bugün meydanda halen ayakta durabilen, belli kesimin alış veriş yaptığı durum var. Oradan esnafı tamamen kaldırırsak o zaman meydan gibi olur, ticaretin olmadığı yer olur ve bu kez sıkıntı baş gösterir. Esnaf da orada ticarete devam etmek istiyor, özel mülkiyet, geçimini oradan devam ettirmek istiyor. Kamulaştırmayın, parayla da almayın bana burada dükkan verin diyor. Biz o boyutu ile esnafı da düşünerek özellikle ikinci bloktaki esnafları da koruyarak ticaret yapabilecekleri boyuta getirdik.

            Yani aşırı bir engelleme, sıkıntılı bir şey diyen olmadı. Hep nabzı tutarak yaptık. İşte Nizamettin beyin bir projesi vardı, ona baktık, daha önceki projelerden çok çok daha az inşaat yoğunluğu olan bir proje bizimkisi. Projenin 3 boyutlu halini de vereceğiz.

 

            *Sayın Başkan, bir mega projenin nasıl ortaya çıktığını yaşayarak gördünüz. Zorluklarını öğrendiniz. Belediyenizin başkaca mega projeleri vardı. Bu projeyle birlikte bir başka mega projeye geçeceğiniz de görülüyor. Şimdi böylesi zorlukları yaşayabileceğiniz bir başka mega projeniz hangisi olabilir? Ya da bu projedeki zorlukları gördükten sonra, geçen zamanı gördükten sonra, 5 yıllık seçim döneminizde vaat edip de bir sonraki seçim dönemine kalacak projeler olacak mı?

 

            *Şimdi şöyle söyleyeyim. Bizim birkaç tane projemizin yapımıyla alakalı, samimiyetimle söylemek gerekirse, biraz inkıtaya uğrayacak. Stadyum projesi belediyenin projesi değil ama belediye de işin bir tarafında. Yeni stadyum götürülecek alanın tespiti gerek. O konuda yer arayışını bir türlü çözemedik. Dağlık ve verimli araziler bizi engelliyor. Birkaç kilometre uzağa gidildiğinde de stadın böylesine uzağa gitmemesi isteniyor. Tüm bunların çerçevesinde doğruyu bulmak isterken yeni stadyum ile alakalı çok fazla mesafe kaydedemedik. Fakat en son TOKİ’nin olduğu bir alanda çalışmamız var, ormana ait bir arazi. Ormana ait araziler sportif faaliyetler için verilebiliyor. Biz buradan yola çıkarak TOKİ köprüsünün yüz metre yanında bir yer bulduk. Bu çalışma için o yeri gündeme taşıyacağız. Bakalım insanlarımız nasıl değerlendiriyor.

            Diğer taraftan bizim söyleyip de biraz daha uzak kalacak projelerimizden biri teleferik projesi. Çok elzem değil ama biz bunu görsellik anlamında söylemiştik. Sonuçta şehrin teleferiği olsa da olur, olmasa da olur. Bu konuda da maliyetlerin aşırı yüksekliği ve yapılacak alanlardaki problemler ortaya çıkıyor. Tabi yine de umudumuzu yitirmedik.

            Bir de Belediye Hizmet Binası projemizi biraz geriye bıraktık. Toplumsal gerekliliği olan işler dururken, niye siz gittiniz de yerinizi öncelikli yaptınız derler diye biraz daha sona bıraktık. Ama başlayacağız. Diğer işlerimize öncelik vereceğiz. Bunların haricinde söz verdiğimiz projelerin yarıdan fazlasını bitirdik. Geriye kalan kısımlarla alakalı yasal ve resmi işlemlerimiz var. Bizim özellikle Meydan, Kanal Tokat ve Kent Parkla ilgili izinlerimiz gerekiyordu. Kanal Tokat ile ilgili Bakanlık onayını aldık, Samsun’a gönderildi, protokolümüzü yapıp işe başlayacağız. Kent Parkla alakalı DSİ Genel Müdürlüğünde yazımız olumlu karşılandı, tahsis yazısı yazıldı, bir de yazı mecburen Başbakanlığa gidiyor, Başbakanlık yazısı da yazıldı, oradan da yazı gelecek. Terminalle alakalı yeni bir terminal yapacağız. İçme suyuyla alakalı DSİ Genel Müdürlüğü bu yıl sonuna doğru ihalesini yapıp başlayacak. Diğer taraftan çöp rehabilitasyon alanıyla ilgili projemiz Bakanlıktan onaylandı, bizim uhdemize geçti. Aile Yaşam Merkezi yapacağız. Kent Bilim Merkeziyle alakalı protokolümüzü yaptık Bakanlık ve TÜBİTAK ile. Sanayinin taşınmasıyla ilgili işlemlerimizi başlattık. RES projemiz var. Mega büyük projelerimizin işlemlerinde daha takılmayız inşallah. Bütün bunlar bir hazırlık sürecinden sonra olan işler. Bir anda yaptık oldu diye bir şey yok. Hani derler ya boyacı küpümü ki, bir anda batırıp çıkarasın. Ne yazık ki olmuyor öyle. Yasal mevzuatı, Bakanlığı, Müdürlüğü var. Birçok faktör devreye giriyor ve siz çözmelisiniz ki işler ilerleyebilsin.

 

            *Sayın Başkan projelerinizden bahsederken, ister istemez bunların gerçekleşmesi için para gerekiyor. Belediyenin bütçesinin artması gerekiyor. Bütçe artırmada imar rantlarına dikkat çektiniz. Belediye ve imar gündeme geldiğinde başlı başına bir derya ortaya çıkıyor. Şuanda belediyenin bu projeleri gerçekleştireceği para nereden bulunacak?

 

            -Bizim bir alacak kalemimiz var. Şuanda Belediyemizin 15-20 milyon civarında bir alacağı var. Su alacağı, vergi, harç, kira alacakları var. Bu alacaklarla ilgili geçtiğimiz yıl bir takım aflar ve kolaylıklar sağladık gelsinler ödesinler diye. Şimdi biz o sayfayı kapattık, gelen geldi. Artık bundan sonra icra tahsilatı ile çalışmayı başlattık. Şuan hukuk servisimiz, icra servisimiz alacaklarımızla ilgili çalışma yapıyor. Bir taraftan bu alacaklarımızı tahsil edelim diyoruz. İkincisi, belediyemizin gelir kalemlerini artılarım istiyoruz. Gelir kalemlerimiz su, reklam, imar harçları, yeni yeni arsalar oluşturulması, kendi arsalarının daha rantabl kullanılması gelir kaynağıdır. Ve ayrıca Bakanlıklardan alabildikleriniz ekstra gelir kalemlerinizdir. Biz göreve geldiğimizde 82-83 milyon civarında gerçekleşen bütçemiz vardı, iki yılda biz bunu 105 milyona çıkardık. Bu yıl da biz bunu 145 milyon liraya çıkardık. Daha büyük hedefler koyduk, inşallah da ulaşırız diye düşünüyorum. Örnek olarak bir şey söyleyebilirim, belediyemize ait 3 bin metre kare bir arsa vardı. Buraya 50-55 tane daire sığıyor. Biz bunu şuanda bayramdan hemen sonra Encümende ihaleye çıkacağız. Belediyemize ait bir arsaya kat karşılığı daire yapın, bize de daire verin diyeceğiz. Ve buradan ortalama 4-5 milyon liraya yakın gelir bekliyoruz. Mesela terminalin olduğu yer… Burayı taşıdığımızda bizim 12-13 bin dönüm yerimiz çıkıyor. Biz burayı da gelir getirecek hale çevireceğiz. Yine Yazıcıoğlu’nda kentsel dönüşüm çalışması yaptık. Bin ikiyüz, bin üçyüz eski daire olan yeri biz dörtbinbeşyüz, beşbin daire olacak hale getirdik. Burada bir rant doğdu. Tüm bunlardan bize imar harcı doğacak. Biz oralarda belediyemize de arsalar kazandıracağız, bunları da paraya çevirmeyi düşünüyoruz. İnşaat sektörüne yön vere vere ekstra bir takım kazanımlar elde etmek istiyoruz. Böylece de gelirleri artıralım istiyoruz. Ve tüm bunların haricinde belki de kredi çekeceğiz. Çünkü anlattığımız projeler 150 milyon liraya olabilecek projeler.

 

            *Bir parantez açmış olayım, şuanda belediyenin ödediği kredi var mı?

 

            -Tabi, bizim İller Bankası’ndan almış olduğumuz kredilerimiz var. Mesela araç parkımızı yeniledik, 2,5, 3 milyon civarında bir kredi kullandık. Yine daha önceden gelen alt yapı için alınmış krediler var. En son biz temizlikte çöp toplama sistemiyle alakalı işi özel şirkete yaptırıyorduk. Hem araç hem de çalışan işçisi ile… Biz bir karar verdik, çöp aracını kendimiz alalım dedik. Çünkü biz her yıl 7-8 milyon lira tutarında temizliğe para veriyoruz. Hesap ettik ki kendi kendini hem amorti ediyor, hem de kârımız oluyor. Ve şuanda da yaklaşık 3,5 milyon liralık araç almak için kredimizi İller Bankası’ndan istedik. Şimdi bunun maliyeti dün 7,5 milyon lira iken bugün 2,5 milyon liraya düşecek, 4-5 milyon cebimize kalacak. Araç parkımızı yeniledik, hep kira ile araç alırken şimdi kendi araçlarımızı aldık, bu da bize ekstra para bırakıyor. Şimdi RES (rüzgar elektrik santrali) projemiz var. Biz suyu cazibe ile değil, elektrikle sondaj kullanarak içiriyoruz. Bu da bize ciddi maliyet getiriyor, her yıl 6,5 – 7 milyon lira parayı elektrik için ödüyoruz. RES yaptığımızda kendi kendini amorti edecek ve elektrik parası bize tasarruf olacak. Yani Belediyemizin gider kalemlerine de bakıyoruz ve nereden kısabileceğimizi hesap ediyoruz. Buradan ne ekstramız olacağına bakarak bu anlayışı sürdürüyoruz.
Devam edecek…

 Yarın: Sayın Başkan, belediye, imar rantı dendiğinde güncel bir konu var. Sabuncuoğlu arsası olarak gündeme geldi. Burada belediye meclisinin imar rantı, daha da ötesinde yolsuzluk yaptığı iddia edildi. Yol ve park alanlarının arsaya katıldığı belirtildi. Sabuncuoğlu soyadı ve onun siyasi kimliğinden de hareketle şahsa yönelik rant vurgusu öne çıktı. Şikayetçi oldunuz… Bu süreci kamuoyunun anlayabileceği şekilde anlatabilir misiniz?