TIRTILA BAKIP KELEBEĞİ GÖRMEK
TIRTILA BAKIP KELEBEĞİ GÖRMEK

“On ne voit bien qu’avec le Coeur. L’essentiel est invisible pour les yeux”

Küçük Prens’de geçer bu söz. Tilkinin verdiği bir öğüttür. Benzer anlamlarda çevrilse de Cemal Süreyya’nın şu çevirisi güzeldir: “İnsan ancak yüreği ile baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası göze görünmez.”

Tasavvufta da sık kullanılan “gönül gözüyle görmek” teması aslında.. Empati duygusu da çok yakındır buna. Pek çok edebi eserde yer verilir ve kişisel gelişim kitaplarında da sıklıkla konu edilir. Gerçekten bu kadar önemli midir?

Gerçekten bu kadar önemlidir çünkü görünenin ham hali didaktiktir, duygu içermez, cansız, ruhsuz yapay bir çiçek gibidir.. Yanlış yargılara yol açabilir, yanıltabilir.. Göz görüntünün derinine inemez yüzeyde kalır tek boyutlu bir hayat sunar bize.. Yaşamın katmanlaşması, duygularla sağlanır ve görüntüdeki duygu da ancak gönül gözüyle bakıldığında fark edilir..

Bunları görmek zor değildir üstünde düşününce.. Tırtıl – kelebek alegorisi ise görmeyi daha da kolaylaştırır:

Tırtıl çoğu kez çirkindir, ona baktığınızda çok güzel hisler oluşmaz içinizde. Elinize almayı çok da istemezsiniz mesela.. Kelebek güzeldir, içinize sıcaklık verir, dokunmak, elinize almak istersiniz. Hem gözünüzü hem gönlünüzü okşar.. O kelebeğin kısa süre önce tırtıl olduğunu hiç düşünmeyiz ama.. Biz can gözüyle tırtıla bakarak tırtıl, kelebeğe bakarak kelebek görmüşüzdür. Gönül gözüyle baktığımızda ise tırtılın bizim için kelebekten farkı olmaz. Göz tırtılı gönül kelebeği görmektedir zira..

Böyle bakabilsek etrafımıza.. Hayatın farklı boyutlarını görsek.. Büyüsünü yakalasak.. Yaşamaktan alınan keyfi artırsak.. Olduğunca, olabildiğince.. Başarsak bunu.

**

BİRİNCİ TUĞLANIN İŞÇİSİ...

 

Tuğlaların birer birer konmasıyla yükselir medeniyet duvarı ama illa ki ilk tuğlayı koyan birisi vardır.. Onların adı kitaplara geçer, öğretilir.. İşte onlardan birini tanıyoruz.. Ama önce onun çok bilinen, kitabının başına yazdığı sözünü anımsatalım.. Çok eski ama hep güncel kalacak bir söz bu:

DA VENIAM SCRIPTIS QUORUM NON GLORI
A NOBIS CANSA, SED UTILITAS OFFICIUMQUE FUIT.
Bernardino Ramazzini

Bu bilgileri onur, ün, şöhret güdüsüyle değil, görev duygusu ve yararlı olma amacıyla özümse.

 

Bernardino Ramazzini: 1633-1714 yılları arasında yaşamış hastalıklar ile kişinin mesleği arasındaki ilişkiye ilk dikkat çeken hekimdir. "de morbis artificum diatriba" isimli bir meslek hastalıkları kitabı vardır. Sonuçta hastaya sorduğumuz “ne iş yapıyorsun?” sorusunun kaynağı, iş sağlığı kavramının babasıdır. Kişilerin hastalıkları ve meslekleri arasında ilişkiye dikkat çekerek bu yöndeki araştırmaların öncüsü olmuştur.