CAN BOĞAZDAN ÇIKAR
CAN BOĞAZDAN ÇIKAR

Türk toplumunda genel olarak okuma oranı düşük. Okuyan yok mu? Hayır, var, hem de çok güzel okuyan ve zamanla kendileri ile büyük bir hazla sohbet ettiğim ve de faydalandığım insanlar mevcut. Lakin yeterli değil. Toplumda okuyan, düşünen ve anladığını da yaşayan insanlar çoğaldıkça kalite de gelecektir inşallah. İbretle okuduğum Gazeteci-Yazar Mehmet Bulut’un “Can Boğazdan Çıkar” adlı eserinden denizden katre misali aldığım notlardan istedim ki birileri de istifade etsin. Herkes belki koca kitabı okuyamayabilir.  İşte buyurun beraber okuyalım eserden çıkardığım bazı notları.

“Temiz olan şeylerden yiyiniz, içiniz ve Salih ameller işleyiniz.”(Ayet-i Kerime)

Sizin Allah’a(c.c.) en sevimli olanınız, yemesi en az ve bedenen en hafif olanınızdır.(Hadis)

“Biz hasta olmayız. Çünkü biz asla acıkmadan yemek yemeyiz. Yemek yediğimizde de sofradan doymadan kalkarız ve senede bir hacamat yaptırırız.”(Hadis)

“Bir gün gelir yedikleri insanın tuzağı olur.”(Hz. Davut A.S.)

Bir insanın günlük gıda ihtiyacı, kendi yumruğunun hacmi kadardır. O da yaklaşık 250 gram ile 500 gram arasında değişir.

Sünnete uygun yaşamak.

Resulullah (S.A.V.) gibi az ve sade yemek hayatın ta kendisidir.

Peygamberimiz(S.A.V.), süt ile birlikte et, balık, yumurta yemezdi.(Tıbbu’n Nebevi)

Et ürünleri ile süt ürünlerini arasına en az 8 saatlik bir zaman konulmalı.

Et ile ekmek birlikte yenmemeli.

Tevrat, et ile süt ürünlerini birlikte yemeği haram kılmıştır.

Karışık yemek, bedenin hastalanmasına yol açan alışkanlıklardan biridir.

Bir lokma en az 16 kez çiğnenmeli.

Mümkün mertebe yemekle birlikte ve yemekten hemen sonra midedeki hazım sürecini etkileyecek oranda su içmemek gerektir.

Su içme, yemekten en az iki-iki buçuk saat sonra olmalıdır.

Yemekten kısa bir süre sonra su içmek, pişmiş aşa soğuk su katmak gibidir.

Tatlı veya meyveyi çorba yahut salata takip etmeli; ardından yemeğe geçmeli.

Kursağında haram lokma barındıran insanın hayırlı iş yapma ihtimali azdır.

Az yiyerek sağlığı korumak “farz”dır.

Üç öğün yemek israftır.

Beslenme disiplin işidir.

İnsan disiplinsizlik yüzünden yasak meyveyi yedi ve Cennet’ten sürüldü.

Hastalanmak uzun bir çaba gerektirir.

Bir öğünde az çeşit bulundurmak.

Kola, çips, hazır çorbalar ve sairden uzak durmak.

Yoğurt-et, ekmek-et, karışık etler yemekten uzak durmak.

Bir günde tüketilen gıdanın yüzde kırkı pişmiş, yüzde altmışı da çiğ yiyeceklerden oluşmalı.

Saat 21.00’den sonra sindirim işlemi durur. Akşam yemeğini de mümkünse saat 18.00 civarı yemek faydalıdır.

En yararlı su, akan sudur.          

Esasında ihtiyaç duyulmadıkça su içmemek gerekir.

Peygamberimiz (S.A.V),suyu yavaş yavaş içerdi.

Şeker(bilhassa beyaz şeker) herkes için beladır.

“Haddimi aşmayacak olsam, beyaz şeker “haramdır” diyeceğim.”(M.Ali BULUT)

Bugün tespit edilebilen hastalıkların yüzde doksanına yakını kirli kan veya tıkanmış damarlardan kaynaklanmaktadır.

-Hastalık nedir?

-B ir önceki yediğini sindirmeden ikinci bir yemeği yemektir.(İbn-i Sina)

Sık sık yemek, en az, çok yemek kadar beladır. Hatta daha da beterdir.

İki öğün arası 5-6 saat olmalıdır.

Sık sık yemek, pişmiş aşa su katmaktır.

Cennet halkı iki öğün yer.

“Mümin, günde bir öğün, insan günde iki öğün, hayvan günde üç öğün yer.”(Eski İslam Tababet Kitapları)

 “Yaratıcı’ya muhatap varlık” mertebesine çıkmak, imandan sonra ancak sıkı bir riyazetle mümkündür.

Proteinlerle süt ürünlerini bir arada yeme.

Ayak başparmağını alnına değdirebiliyor musun?(Sağlık bakımından önemli)

Fıtri ömür 120 yıldır.(Bu ümmet için takdir edilen)

Hapşırma bir alarmdır.

Hastalanmanın temelindeki iki unsur: 1-Çok yemek 2-Karışık yemek.

Az yemek, az uyumak,az konuşmak.

İnsan, yeme-içme konusunda Sünnet-i Seniyeye uysa hiç de hasta olamaz.

Hastalık, insanın kendi yanlışının doğal bir sonucudur.

Maalesef insan yeme içme merakı yüzünden Cennetten kovulmuştur.

“Her hastalığın temelinde tokluk vardır.”(Hadis)

                                                                                                       Burhan TORUN  

                                                                                Emekli Edebiyat Öğretmeni-TİSAV Başkanı