OKUMAK-YAZMAK
OKUMAK-YAZMAK

Okumanın önemini anlamayan, okumayı sevmeyen toplumun yazanı sevmesini bekleme.

Okumanın önemini anlamayan, okuyanı da sevmez, okuduğu yazarı da. Hatta “O yazarı niye okuyorsun” diye sana küser. Neye küstüğünü kendi de izah edemez. Niye küstüğünü kendi de anlamaz çünkü.

 

            Sevmediği yazarı okuyor diye okuyana küsen adamdan kork. Her şeyi bahane ederek her yerde dedikodunu yapar. Küsmeyi sağlam insan olmak zanneder. Elinden başka şey gelmez. Şeytana hizmet eder, şeytanla mücadele ediyorum sanır. Onu ciddiye almamak şeytanı da ciddiye almamaktır.

            Okumanın zevkini alsaydı insan “İlim Çin’de dahi olsa alınız” diyen peygamberini dinler ilim öğrenmek isteyen insana küsmez, onu sever, bağrına basar ikramda bulunur, çocuklarına örnek gösterir.

            Okumayan, okuyanı sevmeyen dedikoduyu bilgi sanır.

 

            Okuyanın yazanın değeri hiçbir şekilde ölçülemez. O’nu ancak “Oku” emrini veren anlar. Okumayı yazmayı sevene “boş işler” diyen adama da okumayı çok sevene de yazarak aydınlatana da bunun karşılığını zamanı gelince “Allah (C.C) verir. Gerisini de okuyan anlasın.