Gençliğin Hızı
Gençliğin Hızı

Gençler işe hızlı başlar çabuk usanır

Vazgeçemedikleri, vazgeçemeyeceğini sandıkları şey arkadaşlıkları

Bitmez tükenmez sanılan dost ve arkadaşlıklar bile bitiyor bazen.

Bizimle kalan iki şey var her zaman bilgi ve sevgimiz

O’nu anlayana, layık olana gerçekten ihtiyacı olana verirsek sorun yok.

Ama ihtiyacı olmayana, olmadığını sanana bilgi ve sevgimizi, cömertçe sunarsak sıkıntıyı gene biz yaşıyoruz. Bunu yarım asrın tecrübesi ile ben yeni anlarken gençler nasıl hemen anlasın…

Hayatı ne kadar erken anlarsak o kadar faydamıza. Buna tecrübe diyoruz. Ama hayatı anlamış olanı anlamamak için direniyor gençlik. Tecrübe edilmişi tecrübe etmeye fedalarca uğraşmak zamanı alıyor. O yüzden insanlık ve toplum yavaş gelişiyor.

Gençlik dinamizmine rağmen yavaş. Çünkü vazgeçmekte hızlı anlamakta yavaş.

Düşünerek, anlayarak öğrenme yerine işin kolayına kaçıp dedikodu dinleyerek öğrenmeye kalkıp, dedikoduları gereğinden fazla ciddiye alınca yanlış öğreniyor, doğruyu öğrenene kadar da çok zarar ediyor.

Hâlbuki doğru bilgiyi kısa zamanda dedikodudan değil de tecrübeden, okuyarak, ilk kaynağından öğrenen daha hızlı yer alıyor hayatta. Biz buna “Başarı” diyoruz.

Çevrenize baktığınız zaman bunu fark edebilirsiniz.

 

Onu bunu suçlamak, onun bunun dedikodusu ile hareket etmek yerine bilgiyi okuyarak, aklımızla, mantığımızla edinmeye, insanları da kendi görüşümüzle tanımayı öğrenince hem öğrenme hızımız, artacak hem de hayatımıza kalite gelecek.