ERBAKAN HOCAYI ANARKEN (1)
ERBAKAN HOCAYI ANARKEN (1)

ERBAKAN HOCAYI ANARKEN (1)                 

S. A... Yıllardır Efsane Başbakan olarak anılan 54'üncü Hükümetin Başbakanı Sayın Profesör Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatının 6'ıncı yılındayız. Şubat ayı içinde SAVAŞ DEĞİL BARIŞ, ÇATIŞMA DEĞİL DİYALOG adıyla yapılan Erbakan Hocayı anma ve anlama programları yapılıyor tüm yurtta. Bu vesileyle kaleme aldığım bu 2 bölümlük yazımın bu bölümünde, Onunla ilgili basında çıkan yazılardan örnekler sunacağım. Yorumsuz olarak sunduğum bu yazların, Erbakan hocamızı anmada ve anlamada katkı sağlayacağına inanıyorum.Yarın çıkacak olan ikinci bölümde ise, özellikle 15 Temmuz kalkışmasından sonra, ERBAKAN HAKLIYMIŞ dedirten öngörülerinden bahsedeceğim inşallah. Bu vesileyle Hocamıza Allahtan gani gani rahmet ve makamının cennet olmasını diyorum.

                İşte farklı görüş ve düşüncede olan basın mensuplarından derlediğim yazılar:

 

2 Mart 2011-Akit Gazetesi /Yavuz BAHADIROĞLU

Erbakan’ın hayatı Türkiye’nin demokrasi tarihidir

                Seksen beş yaşına gelmişti ve artık yürümekte zorlanıyor, asansörle kürsüye çıkıyordu. Ama hala vazgeçmiyordu. Bu tutumu çoğumuza ters gelse de, Erbakan’ın hayat boyu izlediği yola uygundu. Çünkü onun bir amacı vardı: Amacına yürüyordu. Amacı olan insanlar ölümüne yürür. Sonunda herkes ölecek. Önemli olan hayata yalnızca ayak izi değil,  "yürek izi" de bırakmaktır.  Allah rahmet eylesin.

 

28 Şubat 2011-Bugün Gazetesi / Gülay  GÖKTÜRK

Erbakan’ın Misyonu

                Türkiye, siyasette kalıcı izler bırakmış bir dava adamını kaybetti. 7' li yıllardan itibaren hayatı uzun ve zorlu bir engelli koşu oldu. Partisinin defalarca kapatılmasına, uğradığı sayısız soruşturmaya, bitmek tükenmek bilmeyen davalara, çarptırıldığı hapis cezalarına, siyaset yasaklarına rağmen davasından vazgeçmedi. Dindarlarında siyaset yapmaya hakkı olduğunu ispatlamak için tam elli yılını verdi.

 

28 Şubat 2011- Hebertürk / Murat BARDAKÇI

Necmettin Erbakan

      Necmettin Erbakan’ın zaman zaman ortaya koyduğu mizahi ifadeler, etrafa şirin görünme hevesinin yahut daha fazla oy alma çabalarının değil, bir mecburiyetin gereği idi.

 Erbakan, Türkiye’de bugün artık rahatça konuşabilen ama 60’lı, 70’li ve hatta 80’li senelerde değil söylenmesi, zihinlerden geçirilmesi bile netameli olan bazı konuları o günlerde ifade edebilme cesaretini göstermiştir.

 

28 Şubat 2011- Bugün Gazetesi / Âdem Yavuz Aslan

Dava adamı Erbakan

                Erbakan’ı analiz etmek, bir köşe yazısı ile olacak şey değil. Çünkü Erbakan sadece siyasi bir figür değildi.

Bir gün yine, ilerlemiş yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen 3 saat boyunca aralıksız davasını anlatmıştı. Erbakan’ı orijinal kılan da bence bu noktaydı. O, siyaseti bir dava olarak görüyordu. 84 yaşında partinin başına geri dönüşü çok eleştirilmişti ama o bu hareketini bir koltuk sevdası olarak görmüyor, "Dava adamı ayakta ölür" mesajını veriyor. Allah rahmet eylesin

 

28 Şubat 2011 Akşam Gazetesi / Serdar  Akinan

Mekânı cennet olsun

                Prof. Dr. Necmettin Erbakan, gerçek bir mücadele insanıydı. Kıvırtmayan, özü sözü bir, anti küreselleşmeci, anti Amerikancı inanmış bir dava insanıydı.

Onun mücadelesi, Hak ile batılın mücadelesiydi. O, bu mücadelenin adını “milli görüştü” olarak koymuştu.

Allah’tan başka kimseye kul olmayanların çadırı Erbakan’dı.. Erbakan bu toprağa bir ahlat dikti. Yarayışlı olsun diye… Ama bazıları o ağaca armut aşıladı. Şimdi sulu armutlar yiyorlar.

 Hakk’a yürüdü… Toprağı bol olsun...  Hakkımız ona helal olsun…

 

Hürriyet Gazetesi 8 Şubat 2011/ Sedat Ergin

+Erbakan Hoca 28 Şubat’ta vuruldu

                Erbakan Hoca, inançlı ve mücadeleciydi. Hiç pes etmedi, yaşlı ve hasta haline rağmen mücadelesini sürdürdü ve 27 Şubat’ta Hakk’a yürüdü.

 Siyasetle uğraşan insanların bırakın namaz kılmasını, besmele çekmesinin bile baskı altında olduğu, suçlama ve saldırı sebebi sayıldığı bir dönemde kendi inançlarından taviz vermeden ülkenin temel sorununun "ahlak ve ağır sanayi ile kalkınma sorunu" olduğunu ortaya koydu.

 

27 Şubat 2011 -Akit Gazetesi /Ersoy Dede

Güler yüzlü Erbakan

                Güle güle. Mekânın cennet olsun. Evveli toprak, ahiri toprak.

Yolumuz sıratı müstakim, sonumuz Hakk’ın divanı.. Yıldızlar kayar, güneşe bir hal olur da, Mücahitler ölmez, ölmez…

Erbakan her fani gibi öldü, ama mücahit Erbakan yaşıyor.

Milli uyanış deyince akla Erbakan gelir, Erbakan Hoca’mız 1969’larda Fatih Sultan Mehmet diyerek yollara düştü. Devletçiliğin çarkları arasında ezilen, dışlanan Müslüman halka şahsiyet kazandırdı.

Anadolu her ne kadar işgale karşı Milli Mücadele vermişse de, kültür ve ekonomik bağımsızlık mücadelesini Erbakan başlattı.

O, Bütün baskılara rağmen, "Hak geldi, batıl zail oldu diyordu…

27 Şubat 2011, saat 11.40. HİRA DAĞI DEVRİLDİ

 

 2 Mart 2011- Akit Gazetesi / Ali İhsan Karahasanoğlu

 Millet büyüğümüzü uğurladık

                Necmettin Erbakan’ ebedi yolculuğuna devlet töreniyle değil millet töreniyle uğurlanmak istedi. İşte dün sabahtan itibaren Fatih Camii ve çevresinde yaşananlar da bu isteğin apaçık göstergesiydi. O bir millet adamıydı, son yolculuğuna da millet uğurladı.

O bir isyankardı.. O bir asiydi.. Evet, Ankara ya değil de İstanbul’a defnedilmek istemesi de bu yüzdendi belki. Belki de nice sahabeler, komutanlar sultanlar ve evliyalarla daha yakın olmak istedi.

 Tabutunun üstünde sadece LAİLEHE İLLALLAH, MUHAMMEDEN RASULULLAH yazan kelimeyi tevhit vardı.

                                                                 

 2 Mart  2011- Sabah Gazetesi /Mehmet Barlas

 Erbakan’a ne dediler, halk onlara ne cevap verdi?

                İşte gördünüz,  Cumhuriyet tarihinde hiçbir cenazede bir araya gelmemiş müthiş kalabalığın, 28 Şubat mağduru Erbakan Hoca’yı nasıl uğurladığını… Erbakan, cenazesi ile 28 Şubatçılara “balans ayarı işte böyle yapılır ”dedi.

O dönemin kudretli komutanlarından bir başkası da, aklı sıra tehdit ediyordu,  mütedeyyin halkı: "Gerekirse silah kullanırız" diyerek…

O sözü söyleyen de, onu destekleyerek haberleştirenler de gördüler, ’silah da, kurşun da yetişmez; bu milyonların oluşturduğu halka.

 

Cengiz Çandar / Milliyet                                                

28 Şubat’ın cenaze töreni

                Bu tören Erbakan’ın değil "28 Şubat’ın cenaze" törenidir.

 

Akşam Gazetesi­ /  Deniz Ülke Aybüke                            

Erbakan Hoca’nın Vasiyeti… Nasihati

                Necmettin Erbakan’ın sözleri’ ’nasihat’’ gibiydi. ’vasiyet’’ gibiydi.

Devlet adamının dikkat edeceği 7 hususu saymaya başladı: 1.Bilgi birikimin olacak…  2.  Devlet tecrüben olacak…  3.  Feraset ve Dirayet sahibi olacaksın…  4.  Aldanmayacaksın…  5. Hidayetin olacak… Hayır nedir, şer nedir, bileceksin…  6. Şuurlu olacaksın…  Ve vizyon… Vizyonun yoksa siyasette işin ne bre gafil?

 

Milliyet Gazetesi / Hasan Pulur

Erbakan’ın Sağduyusu

                28 Şubat zorbalığının 14.yıldönümünde Necmettin Erbakan’ı kaybettik. Erbakan…‘’Milli Görüş’’derken tek bir İslam milleti anlayışını ifade ediyordu, Türklük üzerinden tanımlanmış bir anlayışı yoktu. Nitekim siyaseten yasaklanmasına temel teşkil eden açıklaması da Bingöl’de yaptığı ‘’ Sen eğer ‘’Ne Mutlu Türk’üm diyene ‘’dersen, benim Kürt kardeşim de ‘’Ne Mutlu Kürt’üm diyene’’ deme hakkı kazanır’’ açıklamasıydı…Rejim ne yaparsa yapsın, Erbakan Hoca rejimin istediği’ ’silah tuzağı’’na düşmedi.

 

2 Mart 2011-Taraf Gazetesi / Ahmet Altan

Erbakan: Pes etmeyen politikacı

                Yıl 1974,  Ankara’da bir basın toplantısı.

                Salonda dev bir Türkiye haritası asılıydı. Haritanın üzerinde Erbakan’ın devlet eliyle kurmayı tasarladığı düzinelerce fabrika, rafineri, petro-kimya tesisi, liman, otoyol vs... Boş alanlar dolmuş, tarım ülkesi Türkiye, Almanya gibi, endüstriyel bir ülke olmuştu.

Ne kurduğu partilerin kapatılması, ne hapis, ne siyaset yasağı, ne ordu tarafından devrilmek Erbakan’ı pes ettirmedi. Siyasette dini açıyı hep canlı tuttu.

Erbakan’ın yaptığı belki de en büyük iş, siyasi İslam’ı silahtan uzak tutmak oldu. Ülkemiz, 1980 öncesinde, solcular ve milliyetçiler gibi, dinciler de silaha sarılmış olsalardı ne olurdu. Düşünmek bile istemiyorum. O Şimdi Allah'ına kavuştu.

Onu artık cennette, pırıl pırıl beyazlar içinde, önüne çıkan her meleğe, hak gelince batılın nasıl zail olacağını anlatırken hayal edebilirsiniz.

 

Milliyet/ Hasan Cemal

Hoca Hakk’a yürüdü…

                Dünya görüşünü, ‘Millî Görüş’ ’çerçevesine almıştı, tabii bu çerçevenin en keskin köşesi de "Adil Ekonomik Düzen"di.

Rahmetli Hoca, mevcut düzene ‘’Köle düzeni’’ derdi. Hocaya göre bu ‘’Köle düzeni’ ’kendi kendine oluşmamıştı. ‘’Köle düzeni yeryüzündeki emperyalist ve Siyonist güçlerinin bilinçli ve planlı bir programıydı.

     İşte bu ‘’köle düzeninin karşısındaki Milli Görüş’te faize yer yoktur. Haksız vergiler kalkacak, paranın değeri hak ölçüsü olarak kabul edilecek, sağlam paraya geçilecek, karşılıksız para basılmayacak, paranın değeri düşürülmeyecek, krediler, adil ölçüler için faydalı iş yapacak herkese verilecektir.’’ Erbakan mağduriyetlerin adamıydı.  Temsil ettiği kitlelere sırtını dönüp, kurulu düzenle barışık olmadı. Her fani gibi Hakk’a yürüdü. Allah rahmet eylesin.                                

28 Şubat 2011 Habertürk Gazetesi/ Yiğit Bulut

Türkiye "milli" bir  ‘’değerini’’ kaybetti!

                O ‘’küresel-ve yerel düzene her zaman karşı durduğu için, bu düzenin medyası tarafından her zaman karalanmış, ama onlarla anlaşmayı asla seçmemiştir.

                28 Şubatın gerekçesi irtica falan değil, devletin havuz sistemi kurarak yerleşik düzenin bankaları ve medyası yoluyla devleti soymasını engellemekti. Zira bankalar kamunun parasını kamuya  %100 kar koyarak geri satıyor… Erbakan, bu saçma, kabul edilemez soygun düzenine ‘’dur ‘’ dedi ve o düzenin medyası, bu ülkenin "ordusunu" üstüne çıkarana kadar ortamı tahrik etti, gerdi, kışkırttı.

 DIŞ BASINDAN BAŞLIKLAR- Fikret Bila / Milliyet

-Türkiye başbakanı olan etkili İslamcı lider öldü.

 -Erbakan’ın Başbakanlığını sona erdiren askeri müdahalenin arefesinde ölmesi çok manidar.

- İslam lideri öldü.

-Türkiye İslamcı liderin yasını tutuyor.  

Yarın devam inşallah. Kalın sağlıcakla. 27.02.2017

 

Nizameddin Aydın / TOKAT