Halk ülkeyi koalisyonlara,  darbecilere teslim etmeyecek
Halk ülkeyi koalisyonlara, darbecilere teslim etmeyecek

TÜGVA Tokat Temsilciliği açılışında konuşan Erdoğan, referandum sürecini değerlendirdi:

Halk ülkeyi koalisyonlara,

darbecilere teslim etmeyecek

TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan Avrupa'nın işine geldiğinde insan hakları, demokrasi ve özgürlükleri savunduğunu belirterek, "Ey Avrupa, biz bu iki yüzlülüğünü görüyoruz ama sen bu iki yüzlülükle nereye varacaksın bakalım." dedi. Referandumda halkın kendi  geleceği üzerinde söz sahibi olacağının altını çizen Erdoğan, "Halkımız bu ülkeyi koalisyonlara, darbecilere teslim etmeyeceğini bir kez daha tescilleyecek." ifadesini kullandı.

            Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Tokat Temsilciliği açılışı TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı. Açılışta ilk olarak mehter takımı gösterisi sunuldu ve ardından Kuran tilaveti okundu.

            Törende açılış konuşmasını yapan TÜGVA Tokat Temsilcisi Av. Aykut Kağnıcı, Türkiye Gençlik Vakfı olarak millete hizmet yolunda gençliği ülkenin umudu olarak kabul ettiklerinin altını çizerek, "Milli manevi değerlerine bağlı, ülkesini seven, devletine bağlı bir nesil yetiştirmeyi en önemli vazife olarak kabul ediyoruz." dedi.

            TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet Türkiye Gençlik Vakfının her alanda gençlere hizmet ettiğini belirterek, "Türkiye Gençlik Vakfı gençliğin olduğu her yerde var. Her alanda gençliğe hizmet ediyor. Yola çıktığımız ilk günden itibaren geçliğe hizmet etme aşkı ve heyecanıyla çok hızlı bir şekilde büyüyoruz. Yeni bir Türkiye güçlü bir Türkiye kurulurken, bunun mimarı olacak, bunun inşasında emek harcayacak gençlerimiz buralardan yetişsin istiyoruz." diye konuştu.

            Türkiye Gençlik Vakfının son yıllarda gerek Türkiye'de gerek Tokat'ta milli manevi anlamda dolu nesiller yetişmesinde büyük katkısı olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, vakfın kurulmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, açılışın hayırlı olmasını diledi.

            TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Tokat'ta olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirdi.

            Türkiye Gençlik Vakfının gençlerimizin geçmişiyle barışık bir şekilde geleceğini kurmasını hedefleyen bir vakıf olduğunu söyleyen Erdoğan,

            "Gençlerimizin kendi değerlerinden kopmadan kendi değerleriyle barışık bir şekilde inancını kuşanarak geleceğe yürümesini hedefliyor. Dünyadan geri kalmadan dünyada medeniyet denilen noktalardan daha ötesine insanlığı taşımak için çalışacak koşturacak bir gençlik tahayyülü taşıyor. Mehmet Akif'in de Necip Fazıl'ın da hayalindeki gençliği bu topraklarda yeniden vücuda getirmek için çalışıyor. Onun için Türkiye Gençlik Vakfımızın bütün çalışmalarını çok değerli. Anadolu'nun her tarafında bu tür çalışmaları destekliyoruz ve yanlarında olmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

"İNSAN HAKLARINI, DEMOKRASİYİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINA ALDILAR"

            Hollanda'nın diplomatik skandala neden olan uygulamalarını ve Avrupa'nın Türkiye politikasını değerlendiren Erdoğan, şunları kaydetti:

            "Bir yandan Avrupa'nın PKK teröristlerini beslerken, FETÖ teröristlerini beslerken, DHKPC teröristlerini beslerken, onların yaptığı 'Hayır' kampanyalarına gazetelerinde manşetleriyle destek verirken, 'Evet' kampanyası için oraya giden vatandaşlarımıza izin vermemelerini, onları alçakça sınır dışı edişlerini izledik. Bunları anlayama çalışıyoruz, birçok insan şaşkın. Dünyada 1961-63 yılında birçok ülkenin taraf olduğu konvansiyonlar imzalanalı beri iki müttefik ülkeden birinin diğerinin bakanını bürokratını sınır dışı etmesi gözaltına alması olacak iş değil. Bunun bahanesi güvenlik endişeleri. 'Hayır' kampanyalarını yapanların güvenlik endişeleri ve riski yok ama 'Evet' kampanyaları yapanların güvenlik endişesi ve riski var. Ben uzun süredir Avrupa çalışmaları alanında doktora yapıyorum. Avrupa'da maalesef bu ırkçı faşist dalgalar yükselişte. Bunu kendileri de biliyor. Bu yükselişin sebebi biz miyiz, Müslümanlar mı, Avrupa'da yaşayan Müslümanlar mı? Bunun sebebi teröristler diyorlar. Yani sen teröristler terör işliyor diye kendi değerlerin olduğunu iddia ettiğin insan haklarından, demokrasiden, özgürlüklerden vaz mı geçiyorsun Avrupa? Avrupa bize bunu izah ediyor. 'Ben sınırıma kadar gelen terör tehdidinden çekindiğim için demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını bir süreliğine askıya alacağım' diyor ve Türkiye'ye 'Sen bizimle terör arasında bir bariyer ol ne olursun. Bu işler bize bulaşmasın, aramızda bariyer ol bizi koru ama biz seni de çok istemiyoruz. Bizim seninle de aramız pek iyi değil, çünkü sen de Müslümansın, biz senin Avrupalı olacağına inanmıyoruz.' diyor. Avrupa'nın dünyada temsil ettiğini iddia ettiği değerler insan hakları, demokrasi, özgürlükler. İnsan haklarını gözümüzün önünde ayaklar altına aldılar, demokrasiyi gözümüzün önünde ayaklar altına aldılar dünyada işlerine gelmeyen seçimlerin kazananlarını tanımayarak, işlerine gelen yerde darbecileri destekleyerek. İnsan haklarını ayaklar altına aldılar burunlarının dibinde 250 bin Boşnak katledilirken seyirci kalarak, Irak'ta Suriye'de bir milyonu aşkın insan katledilirken seyirci kalarak. Hepsi kendilerinin gözleri önünde kendi askerlerinin olduğu bölgelerde gerçekleşti. Beş-altı tane Fransız terör mağduru olduğu zaman bütün Avrupa bir araya geldi, bizim şehirlerimizde terör eylemleri olduğu zaman Avrupa'nın sesi çıkmadı.

AVRUPA İŞİNE GELDİĞİNDE İNSAN HAKLARINI SAVUNDU

            Çünkü Avrupa demokrasi, insan hakları, özgürlükler denildiği zaman sadece işine geldiğinde bu değerleri savundu. Ey Avrupa, biz bu iki yüzlülüğünü görüyoruz ama sen bu iki yüzlülükle nereye varacaksın bakalım. Ama ecdat nasıl adaletsizliğe karşı zulme karşı yüzlerce binlerce yıl meydan okumuş, kılıç sallamışsa bu millet de Çanakkale'de olduğu gibi, Kurtuluş savaşında olduğu gibi, 15 Temmuzda olduğu gibi dünyada nerede adaletsizlik varsa, nerede zulüm varsa ona karşı sesini yükseltmeye başladı. Bu da Avrupa'nın Batının hoşuna gitmiyor. Ama bu bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Zulme karşı duruşun sembolü Türkiye olacak evvel Allah.

REFERANDUM SÜRECİ

Referandum sürecini değerlendiren Erdoğan, şöyle devam etti:

            "Önümüzdeki referandum da işte bu yolculuğun dönüm noktasından ibaret. Yönetim sistemimizin halka doğrudan hesap verebilir hale gelmesi için halkla idarenin arasına bürokratik vesayetin, askeri vesayetin, darbelerin, yargı vesayetinin, ara dönemlerin, sermaye sahiplerinin medyanın girmemesi için, halkın doğrudan idare üzerinde söz sahibi olması için yönetimde bu değişikliği yapmamız gerekiyor. Tayyip Erdoğan'dan sonra onun kadar muktedir, güçlü, karizmatik olmayan liderler gelecektir elbette. Ama onlar için de bu ülkeyi yönetilebilir kılmamız lazım. Bu ülkeyi yeniden koalisyonlara, ara dönemlere, ekonomik krizlere mahkum etmememiz lazım. Onun için bu sistem Türkiye için doğru sistem. Halkımızın teveccühüyle 16 Nisanda Yeniden Büyük Türkiye'yi kurmak için büyük bir karar vereceğiz. Şimdiden ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum.

Sayın ana muhalefet liderini özellikle takip etmeniz lazım. Bu değişikliğin ne kadar isabetli olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Bir yandan 'mecliste grubu büyük olan parti eğer cumhurbaşkanını seçemezse aralarında kavga olmaz mı?' diyor. Öbür taraftan 'bu tek adam rejimi getirecek' diyor. Doğrusu nedir, kendisinin de söylediği gibi hem yasamayla yürütme arasında denge olacak hem de yürütmede çift başlılık olmayacak. Dolayısıyla yasamayla yürütme arasında bir sıkıntı olursa ne olacak? Halkın hakemliğine gidilecek. İster yasama halkın hakemliğine karar verecek ister yürütmenin başındaki cumhurbaşkanlığı karar verecek. Masa başında, Ankara'nın gizli karanlık koridorlarında, FETÖ'lerin Pensilvanyaların masalarında, istihbarat ofislerinde değil, halkın oylarını koyduğu sandığın hakemliğinde Türkiye'nin kararları verilecek. Onun için 16 Nisan Türkiye için önemli bir gün. Halkımız kendi geleceği üzerinde söz sahibi olacağını, bu ülkeyi koalisyonlara, darbecilere teslim etmeyeceğini bir kez daha tescilleyecek."

 

            Konuşmaların ardından TÜGVA Tokat Temsilciliğinin açılışı dualarla yapıldı.