ERBAKAN HOCAMIN FERASETİ (2)
ERBAKAN HOCAMIN FERASETİ (2)

      Bu hususta bir hafta önceki ilk yazımızda, özellikle 25-30 yıldır devam eden Ortadoğu, Ülkemiz ve İslam Ülkelerinin neredeyse tamamı üzerinde oynanan oyunlara ve tuzaklara dikkat çekmiş, bu tuzaklarla ilgili olarak Merhum Erbakan hocamızın öngörülerinden bahsetmiştim. Bu gün de yine O'nun mutlaka tanımamız ve bilmemizi öğütlediği oyun kurucu hainlerin gerçek yüzlerini ve amaçlarını ortaya koymaya çalışacağım.

        Kabala:  Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’ı yetersiz ve eksik bularak inanmayan bir gurup Yahudi, Eski Mısırda yaygın olan puta tapıcılığa ve büyücülüğe ait öğretileri Tevrat’a ilave ederek ortaya çıkardıkları bir kitap diye tarif edebiliriz. Kısaca “alma” anlamına gelen Kabala, 5000 yıldan beri Yahudilerin öğreti kitabı olarak kabul edilir. Ünlü Yahudi araştırmacı Shimon Halevi: “Kabala, Gizli İlmin Geleneği” adlı kitabında Kabalayı şöyle tarif eder. “Pratikte Kabala kötülüklerle ilgilenmenin yolu ve semboller yoluyla psikolojik dünya üzerinde güç kazanmanın tehlikeli bir sanatı ve büyüye dayalı bir formudur.

     Armegadon: Kabala ’ya dönüştürülen Tevrat’ta adı geçen savaş için toplanılacak yer olup, Tel Aviv’in 55 km kuzeyindedir. Büyük savaş anlamında da kullanılır. Bugün Ortadoğu’da oynanan sinsi oyunların altında bu çarpık inanç yatmaktadır. Bu büyük savaşın çıkmasıyla Mesih’in geleceğine ve Yahudilerin de dünyaya hâkim olacağına inanılır. Bunun sebeple de Ortadoğu’daki bu savaşı bir an önce çıkaralım da, Mesih gelsin ve biz dünyaya hâkim olalım çabasındadırlar.

     Evenjelik: ABD de hızla yayılan ve Hıristiyanları Yahudi inancına yaklaştıran bir mezheptir.

     Teodor Herz: Özellikle batı dünyası onu Politik Siyonizm’in kurucusu olarak bilir. Mesleği avukat olmasına rağmen o, gazeteci olmayı seçmiştir. Tahrif edilmiş Tevrat’ta bahsi geçen ve Nil’den Fırat’a kadar olan bölgeyi içine alan “vaat edilmiş topraklar” sözünden hareketle ömrü boyunca, Kudüs’te bir İsrail devleti kurmak için uğraşmıştır. Bu amaçla Dünya Siyonist Teşkilatını kurarak, 1897’de yukarda bahsettiğim ilk Yahudi kongresini toplamıştır. Toplantının sonunda da “ben bu gün burada Yahudi devletini kurdum” diye haykırmıştır. Kongrede alınan kararlar ise özet olarak şunlardı. 1- 10 yıl içinde Abdülhamit tahttan indirilip, Osmanlı yıkılacak. 2- 50 yıl içinde İsrail devleti kurulacak. 3- 100 yılda İslam yok edilecek. Bu kararların ikisini anlatmaya gerek yok. Maalesef gerçekleştirdiler. Şimdi elbirliği ile üçüncü aşamaya geçildi.  Bu sebeple,  son yıllarda ortaya çıkan ve AB ülkelerinde hızla yayılan İslami fobi dalgası, peygamberimize yapılan alçakça yazılı ve sözlü saldırılar, İslam ülkelerindeki işbirlikçi idarecilerin gafleti, dinler arası diyalog ve medeniyetler ittifakı saçmalıkları, cıhat ayetlerinin çıkarıldığı yeni bir kur’an hazırlıkları, mezhepsel ve ırki çatışmaların körüklenmesi, Hz Muhammed’e inanmayan Hıristiyan ve Yahudilerin de cennete gideceği vs.. şeklindeki çalışmalar yoğunlaştı. Yani bazılarının ifadesiyle Layt İslam veya Ilımlı İslam oluşturma çabaları çok yünlü olarak devam ediyor. Son 25-30 yıldır Ortadoğu’da akan kan ve gözyaşı ile yaşanan karmaşanın altında da bu hain planın yattığından kimsenin şüphesi olmamalıdır.

      Emanuel Karaso: Yahudi asıllı olup, asıl mesleği avukatlık olmasına rağmen bu da Teaoder Herz gibi gazeteciliği ve siyaseti seçmiştir. İtalyan Hahambaşısı olup, 600 yıl Dünya'ya HAK VE ADALET örneği olan Osmanlıyı 10 yılda tarumar eden Jön Türklerle ve İttihat-terakkicilerin has adamlarındandır. Selanik Mason Locasının kurucusu olup, Sultan Abdülhamit’ten, Yahudiler için Filistin’den toprak isteyen adamdır. Bu yüzden huzurdan kovulan bu adam, İttihatçıların teşviki ve desteği ile 1908’de 2. Meşruiyetin ilanıyla Selanik Milletvekili olarak Meclise girdi. Bir yıl sonra yani 1909’da Sultan Abdülhamit’e tahtan indirilişini bildiren 4 kişiden birisiydi. Böyle bir hain maalesef 1914’de İstanbul Milletvekili olarak tekrar meclise girdi.

     Hayım Nahum: Mısır Hahambaşısı olup, diğerleri gibi siyaseti seçen Yahudilerdendir. Küçük yaşta Filistin’e giderek İbranice, Arapça ve Farsça öğrendi. Bilahare Paris Ruhban Okulunu bitirdi. Yahudi okullarında ders verdi. Bilahare Mısır Hahambaşılığından ayrılıp Paris’e yerleştirdikten sonra tıpkı Emanuel Karaso gibi Jön Türklerle ve İttihatçılarla dostluklar kurup onlara danışmanlık yaptı. 1919’dan 1926’ya kadar Paris’te kaldığı süre içinde Türkiye Cumhuriyeti ve Kemalist akımla yakından ilgilendi. Bu ilgi onu, Lozan görüşmelerinde Merhum İsmet İnönü’nün danışmanlarından biri yaptı. Bu sıralarda Sevr anlaşması yapılmış ama Ankara hükümeti anlaşmayı imzalamadığı için hayata geçirilememiş, Lozan anlaşması da tıkanmıştı adeta. İşte bu nokta da Hayım Nahum devreye girerek, Erbakan Hocamızın Hayım Nahum planı diye takdim ettiği gelişmeler olmuştur. Yani Hayım Nahum özellikle karşı tarafı tekrar tekrar ziyaret ederek “Lozan bizim nihai hedefimiz olmadığı için fazla önemi yok. Bu anlaşmayı bir timeout (geçici-şimdilik) anlaşması kabul edelim ve geçecek zaman içinde asıl hedefimiz olan Sevr’in uygulanacağı ortamı hazırlayalım” diyerek Lozan anlaşmasının imzalanmasını sağlamıştır. Sevr’in uygulanacağı şartların sağlanması noktasındaki öğütleri de şöyleydi. ANADOLUYU AÇ BIRAKACAKSINIZ, İŞSİZ BIRAKACAKSINIZ, DİNDEN UZAKLAŞTIRACAKSINIZ VE BORCA ESİR EDECEKSİNİZ.  Hayım Nahum bilahare Mısır’a dönüp tekrar baş haham seçilerek, Kahire’de Yahudi Etütleri Kuruluşunu kurdu.

     Özelde Ortadoğu ve Ülkemiz üzerinde, genelde ise İslam Dünyasında oynanan oyunların birer tesadüf olmadığının, adım adım Sevr şartlarının, yani Hayım Nahum planının oluşturulmaya çalışıldığının açıkça görülmesi umuduyla Sevr anlaşmasının bazı maddelerini bilgi tazeleme amaçlı olarak arz ediyorum. Bu maddeleri okuyunca Ortadoğu’da ve Ülkemizin doğu ve güneydoğusunda olan olayların daha kolay anlaşılacağına inanıyorum.

1- Edirne ve Kırklareli dâhil, Trakya’nın büyük bir bölümü ile İzmir Yunanlılara bırakılacak. ( Yunanlıların, İzmir’i işgal edip, Polatlı yakınlarına kadar ne cesaretle ve ne maksatla geldikleri düşünüle…)

2- Urfa, Antep ve Mardin ve Cizre Suriye'nin olacak. (Antep ve Urfa'mızın şanlı ve gazi unvanını aldığı günler ile Mardin’in dünyanın en fazla ilgilendiği iller arasında olduğu düşünüle... )

3- İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından Fırat'ın doğusunda bir kürt devleti kurulacak. (Üzgünüm ama şimdilik gerçek oldu. Hem de aynen dedikleri gibi. FIRATIN DOĞUSUNDA...)

4- Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis Ermenistan’a verilecek. (Ermenilerin, muvaffak olmadıkları girişimin ve devam eden soykırım iddialarının arkasında da, aynı gerekçe var tabii...)

   Not: Merhum Hocamızın, 1990’lı yıllarda dikkat çektiği ibretlik bir öngörüsünü de paylaşarak bitirmek istiyorum bu yazımı. “ İsrail,  NATO’ya alındıktan sonra (1-2 ay önce İsrail'in Natonun genel merkezinde büro açtığı hatırlana...) AB ‘ne dâhil edilecek, sonra da Türkiye AB’ne kabul edilecektir. Böylece İsrail’le Türkiye aynı sepete sokulmuş olacak.” İbret almak ve uyanık olmak dileğiyle kalın sağlıcakla. 17.03.2017.                                                   

 

                                                                         Nizameddin Aydın / TOKAT