Hak-Sen Tokat Bölge toplantısı yapıldı
Hak-Sen Tokat Bölge toplantısı yapıldı

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (Hak-Sen) Tokat Bölge Toplantısı 18 Mart Cumartesi günü Öğretmenevi konferans salonunda yapıldı.

Hak-Sen Tokat Bölge Toplantısına; Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi, Eğitim Hak-Sen Genel Başkanı Hanifi Gökçek, Sağlık Hak-Sen Genel Başkanı Selahattin Karaca, Kültür Hak-Sen Genel Başkanı Suna Bayram, Afad Hak-Sen Genel Başkanı Durmuş Arslantaş, Tokat Hak-Sen İl Başkanı Hasan Önür, Eğitim Hak-Sen Tokat İl Başkanı Arif Ekmekçi, Hak-Sen Amasya İl Temsilcisi Tercan Kurt, Erbaa Hak-Sen İlçe Temsilcisi Karanfil Selçuk ve Hak-Sen Genel Merkez Yöneticileri katıldı.

Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi, kamu çalışanlarının hak ve emeğine sahip çıkmak için 2008 yılında Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonunu kurduklarını belirterek, “Sendikacılık evrensel anlamda bağımsız olmalıdır, sendika tüm kamu görevlilerini kucaklamalıdır ve haksızlığa uğrayan bir kişi dahi olsa onun yanında olmalıdır, bizim amacımız da budur” dedi

Mart ayında bir iyileştirmenin mutlaka yapılması gerekiyor

Türkiye’de çalışanların emanetine sahip çıkan bir sendikaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Başkan Çivi, “ Devletimiz ülkemiz maalesef siyasi ve ideolojik yapılarla bir yere varamamıştır. Yıllardır yapılan sendikal mücadele de pek çok sendikamız bu siyasi oluşumlara yandaş olduğu için yakın olduğu ve ya o amacı taşıdıkları için maalesef çalışanlar istedikleri haklara da kavuşamamıştır. Ülkemizde 2010 yılında anayasa değişikliği yapıldı. Bu anayasa değişikliğinde devlet memurlarına ilk defa toplu sözleşme hakkı verildi. 2012 yılından beride biz sendikalarımız aracılığıyla devletimizle hükümetimizle toplu sözleşme masasına oturuyoruz. Ancak bu altı yıllık zaman zarfında maalesef arzu ettiğimiz hak ve imkânlara bir türlü kavuşamıyoruz. Bunun nedenini hep beraber sorgulamamız gerekiyor. 2017 yılı bu altı yıl içerisinde en olumsuz şartları taşıyan yıl olmuştur. İlk iki ayda enflasyon 3,29 çıkmıştır. Oysa biz devlet memurlarına altı aylığına  %3 zam verilmiştir. Yani yapılan toplu sözleşmelerin ne kadar gerçekten uzak, memurların yaşadığı sıkıntılardan uzak olduğunu görüyoruz. Bize verilen maaş artışı daha ikinci ayda enflasyonun karşısında bitmiştir. Hükümetimize ve sayın başbakanımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Toplu sözleşmeyi yapan sendikamız bunları düşünememiş olabilir, bunları talep etmeye cesaret edememiş olabilir. Ancak bizler devletimizin memuruyuz, dolayısıyla daha ikinci ayda biten bir zamla biz alı ay daha çalışmak zorunda kalmamalıyız. Bu zararımızı telafi edecek Mart ayında bir iyileştirmenin mutlaka yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

İş güvencesi Hak-Sen olarak kırmızıçizgimizdir

 

Türkiye’de 22 bin civarında 4c statüsünde çalışan olduğunu belirten Çivi, “Kamu görevlilerinin iş güvencesi, vatandaşımızın eşit adil tarafsız hizmet alma güvencesidir. Güvencesi olmayan bir kamu görevlisinin kanunları yasaları tüm vatandaşlara eşit bir şekilde uygulaması da mümkün olmayacaktır.  İş güvencesi bizim Hak-Sen olarak kırmızıçizgimizdir. Bu alanda yapılacak herhangi bir düzenlemeye karşı da hem demokratik anlamda hem hukuki anlamda biz gerekli tepkiyi de ortaya koyacağız. Bizler emekli olduktan sonrada devlet memuruna yakışır bir hayat sürmek istiyoruz. Maalesef bu günkü şartlarda böyle bir şey de mümkün değil. Emekli olan kamu görevlilerinin büyük çoğunluğu ikinci bir iş yapmak mecburiyetinde kalıyor. Bununda en önemli sebebi çalışanlara fiilen görev yaparken verilen ek ödemelerin emekli olduklarında emekli aylıklarına ve emekli maaşlarına yansıtılmamasıdır.  Bu konuda Hak-Sen olarak yargıya gerekli başvuruyu yaptık. Davamızda devam ediyor. Dünyanın hiç bir yerinde devletine 4c’li statüsünde çalışan bir kamu görevlisi yoktur. Biz bunu araştırdık ancak ülkemizde şuan 22 bin civarında 4c statüsünde çalışan, son derece kısıtlı hakları olan, görevde yükselme unvan değişikliği gibi hakları olmayan ve kendisine söylenen her talimatı yerine getirmek mecburiyetinde olan bir durumda çalışıyorlar. Bu statünün artık çalışma hayatından kökünden çıkarılmasını ve bu arkadaşlarımızın dileyenleri işçi kadrosunda dileyenlerin memur kadrosunda istihdam edilmelerini talep ediyoruz” diyerek açıklamasını sonlanırdı.