Muhasebe zamanı
Muhasebe zamanı

Voleybolda Efeler Ligi’nden düşüşü geçen hafta kesinleşen Tokat Belediye Plevnespor’da artık geride kalan sezonun muhasebesini yapma zamanı geldi. Aslında bunun iki yönü var; biri başta Belediye Başkanı ve Kulüp Başkanı olmak üzere antrenörden şoföre kadar takımın tüm bileşenlerinin arasında gerçekleşecek olan muhasebe, diğeri de her iç saha maçında salonu ağzına kadar dolduran taraftara yapılacak olan açıklama. Her ikisiyle de alakalı gelişmeleri olabildiğince takip edip sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

            Kulüp içindeki hesap kitap gelecek sezon adına önem taşıyor. Bir yönetim değişikliği olsa da olmasa da belirlenecek yol haritası hedefler ya da kalacaklar ve gidecekler o görüşmelerde belirlenecek. Sportif açıdan tablo pek hoş olmasa da şehrin arzusu ve beklentisi de dikkate alınacaktır diye düşünüyorum. Zira bir belediye takımından söz ediyoruz sonuçta. Bir başarısızlık olduğu ortada zaten ancak henüz her şey muallaktayken bir yorum yapmak anlamsız olur. Gelişmelere göre bir tutum takınmak daha doğru olacaktır.

            Bu arada referandumun yapılacağı gün veya ertesinde yönetim ile bir araya gelip bir sohbet gerçekleştirme konusunda söz aldım. Nezaket gösterip sorularımı yanıtlayacakları için şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum. Bu görüşme öncesinde sizler de öğrenmek istedikleriniz veya sorularınız varsa bunları Twitter adresimden bana iletebilirsiniz. Öncelikli olarak sizlerin kafasına takılanlara cevap bulabilmek gerektiğini düşünüyorum.

Nedir bu “Challenge”

            Atatürk Voleybol Salonu’nda takip ettiğim baraj etabı maçları sırasında Challange sisteminin pek işe yaramadığını gördüm. Sistem şu şekilde çalışmakta: Antrenörler yanlış olduğunu düşündükleri bir kararın ardından yardımcı hakeme itiraz edip pozisyonun izlenmesini talep ediyorlar. Ardından da hakem pozisyonu izliyor ve tekrar bir karar veriyor. Tam da bu sırada salona yerleştirilmiş olan ekrana izlenen pozisyon yansıtılıyor. İşte problem bu noktada başlıyor; her defasında olmasa dahi bazı kararlarda görüyoruz ki hakem monitörden kararı izlemiş olmasına rağmen yine yanlış düdük çalmış. Tabi böyle olunca salondan uğultular yükseliyor yanlış kararın mağduru olan takımın oyuncuları ve kenar yönetimi hakeme isyan etmeye başlıyor. Bu sistemin nimetine rağmen adaletin sağlanamamış olması daha büyük bir soruna neden oluyor. Çünkü voleybolun doğası göz önünde bulundurulduğunda normal şartlarda gözden kaçan bir doğru pek de anormal karşılanmaz. Fakat koskoca ekranda dondurulmuş pozisyona saniyelerce bakıp da yine yanlış karar vermek daha tahrik edici oluyor.

 

            Buna karşın sonuç olarak gayet faydalı ve oyunun biraz soğumasına sebep olsa bile genel manada kullanışlı bir sistem olduğunu söyleyebilirim. Zira problem sistemin kendisinde değil. Sadece ortadaki sinir bozucu durumun bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle uygulamanın artık bütün sezona yayılması, sadece Federasyon’un salonlarında değil maçların oynandığı tüm salonlarda (fiziki şartları müsait olan) uygulanması, hakemlere bu sistemin kullanımı konusunda eğitimler verilmesi gibi yollarla sistem daha etkili ve isabetli kullanılabilmesinin sağlanması gibi önlemler alınabilir. Özellikle eğitim konusu hem oyunun hızlanması hem de sistemin kullanılabilir olması adına çok önemli. Hakemlerimiz ve Merkez Hakem Kurulu biraz özveri gösterip sisteme bir an evvel adapte olmalı.