Kaldı Tek 90 Dakika
Kaldı Tek 90 Dakika

Amacına uygun kullanıldığında geniş kesimlere ulaşarak sesinizi duyurmaya yarayan sosyal medya dediğimiz mecrayı bu hafta çok sevdim. Öyle ki zorlu Niğde Belediyespor maçı öncesinde Tokatsporlu futbolcuların eşleri, evlatları, anne babaları, arkadaşları, akrabaları bizzat kendileri görüntülü ve sesli olarak evlatlarına, arkadaşlarına, Tokatspor’un futbolcularına başarı dolu dilekler iletirken de duygu yoğunluğu yüksek sahneler sergiledikleri bir videoyu dolaşıma soktular. Amatör ruhla yapılmış ama içerisinde bir şehrin umudunu barındıran, yüreğini ortaya koyan bu videoyu valla kim düşündüyse helal olsun. Biz işte böyle olursak güzeliz.

Sonrasında Tokatspor’a gönül veren ve Tokatspor’u sosyal medyada en iyi şekilde takip ederek desteğini sürdüren 4-5 hesabın ortak olarak düzenledikleri bir etkinlik haftaya damga vurdu. Tüm siteler ortak paylaştıkları metinde maçtan bir gün önce kentini ve takımını seven herkesi saat 19’da Valilik önüne toplanmaya davet ettiler. Bu davette kentin gençleri ve Tokatspor severleri tarafından ilgi de gördü. Yoğun yağmura rağmen Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan Tokatspor taraftarı meydanı meşaleler ile aydınlattı. Adeta her meşalenin aydınlığı gelecek güzel günlerin müjdecisi gibi manevi bir iklim yarattı. Güzel de oldu. Bravo!

Belki de ilk defa bazı şeyleri anlayan ve ileriyi gören insanların, halâ bu durumu anlamak istemeyen ve görmeyen insanlara bir mesajı idi sanki bu haftaki bu iki durum. Harekete geçmesi gereken mekanizmaların harekete geçmesini sağlamaktı amaç. Özellikle Kadim Durmaz dışında adeta Tokatspor’a gözlerini kapayan, kulaklarını tıkayan diğer 4 milletvekiline idi bütün serzeniş. Bizlerin de yaza yaza dilinde tüy bitmişti. Tokatspor’u yalnız bırakan Tokat’ı yalnız bırakmıştır diye. 60 Gençlik tarafından skorbord tarafındaki kale arkasına asılan ‘’Kimin umrundayız ki?’’ pankartı ise dikkat çekici idi. Özellikle Kadim Durmaz’a yoğun tezahüratlar ve sevgi seli vardı. Nihayet ilk defa Kadim Durmaz’dan sonra Zeyid Aslan’ı ve devre arasında da Coşkun Çakır’ı, Tokat Valimizi ve Tokat Belediye Başkanımızı da statta gördük, sevindik. Mutlu olduk. Bu bir ilkti. Evet ilk. Bu tabloyu neden en başından sergileyemedik ki sorusu ile başlayan konuyu açmayacağım. Açarsam uzar gider, evin yolunu bulamayız. Geldikleri için hepsinin ayaklarına sağlık diyorum.

Referandum nedeni ile bu hafta maçlar Cuma günü oynandı. Ama ona rağmen vekafar ve cefakar Tokatspor taraftarı her zamanki gibi stada koşmuş yerini almıştı. Tokatspor’da Kastamonu maçında sarı kart cezalısı durumuna düşen Turgut bu hafta yoktu. Rakipte de 19 maçta forma giyen ön libero Ardahan Gündoğdu ve 22 maçta forma giyen orta saha Semih Kahraman kart cezalısı olmalarından dolayı bu maçta yer almadılar. Ayrıca son 10 deplasman maçında 7 beraberlik 2 galibiyet ve sadece 1 mağlubiyet alan bir Niğde takımı vardı. Ama son 3 deplasman maçında gol atamamıştı. Aslında rakip, bireysel anlamda yetenekli oyuncular üzerine kurulu bir oyun anlayışına sahipti. 3’ü penaltıdan olmak üzere 9 golü bulunan İbrahim Alan’ı ve bir zamanlar Tokatspor’da da forma giyen 6 golü bulunan Emin Yalın’ı oynatmadığınız zaman rakibin de gol atma şansını kilitliyorsunuz. Bugün İbrahim’i durdurduk. Emin ise ilk 18’de yoktu.

İlk yarı da Niğde takımının sadece bir tane frikiğini gördük. Pozisyon vermedik. Tokatspor’un ise 18’de Ekrem ile kaleci ile karşı karşıya kaldığı %100’lük net pozisyonu ve 37’de Serkan Gürses’in ceza alanı içerisinde çaprazdan kaleci de kalan şutunu gördük. İkinci yarı da 48’de Erdi ile 51’de altıpas içerisinden Serdar, 66’da Erdi’nin pasında topla buluşan Ekrem’in solda ceza alanına girip çektiği şutlar ile kaleyi yokladık netice alamadık. 71’de ise maçın %1000’lik net gol pozisyonunda orta sahada Serdar’ın derinlemesine attığı pasla defans arkasına sarkan Ekrem kaleci ile karşı karşıya pozisyonda istediği gibi vuramayınca top kaleci de kaldı. Tam ah vah içerisinde saç baş yolarken 73’de ise herkesi rahatlatan gol jeneriklik bir şekilde yaklaşık 25 metre mesafeden Erdi Zengin’den geldi. 76.dakika da ise 3 oyuncu değişikliğini kullanan Niğde Belediyespor sakatlanan bir oyuncusu nedeni ile kalan dakikaları 10 kişi oynamak zorunda kaldı. 77’de ise Ekrem ile bir de penaltı kaçtı. Her şeye rağmen Tokatspor stresi bol maçta istediği 3 puana kavuştu. Haftayı mutlu kapattı.

Fakat yine bir konuyu ısrarla dile getireceğim. Sabırsızlığımız, homurdanmalarımız sahaya stres ve panik olarak yansıyor. Futbol 90 dakika hatta uzatmaları ile artılar da oynanıyor. Destek olmak yerine tribünden olumsuz bağrışlar ve tezahüratlar yapınca elimize ne geçiyor lütfen birisi anlatsın. Yahu elli defa yazdık. Kadromuz bu. İmkanlar, eldekiler bu. Herkes bir şey yapmaya çalışıyor, koşuyor, uğraşıyor, özveri göstermeye çalışıyor. Yani daha fazlası var da oynatılmıyor sahaya yansıtılmıyorsa hep beraber bağıralım. Ama artık yeter. Biraz sakin olun. Önümüzde tek 90 dakika kaldı. Şu çocukları bağrımıza basıp soğukkanlı şekilde destek olalım. Bu hafta şu şehri harekete geçirelim. Bütün sezonun sıkıntılarını kapatacak sadece tek 90 dakika.

 

Sarıyer maçımızı kazandığımız an kabus sona eriyor. Bütün gerilim bitiyor. Haftalar sonra ilk defa kaostan, dedikodudan, gerilimden uzak rahat uyku çekecek ve keyifli idmanlar gerçekleştirip eşsiz bir hikâye kıvamında güzel bir sezonu kötünün iyisi deyip tamamlayacağız. Ne güzel bir mutlu son olacak. Ve bunda en büyük pay sahibi biz olup kenetlenmeyi başaran büyük Tokatspor taraftarıyla birlikte, o formayı namusuyla, şerefiyle, onuruyla terletip armanın hakkını veren Tokatspor futbolcularında, teknik heyetinde ve yönetim kurulunda olacak. Haydi rastgele…