Ah, af, of, oh …
Ah, af, of, oh …

Ah eden, affeden, af bekleyen, of çeken, oh diyen… Hepsi var hayat içinde. “Tokat’a sahip çıkacak bir Kayseri bir Sivas bi Samsun yapacak babayiğidi görmedim ancak lafla peynir gemisi yürümüyor. Dünyanın en kısa ve en pahalı çevre yolu yapıldı o da çok şükür tadilat dolayısı ile kapalı, fabrika kapatıldı çıt yok, göç veriyoruz çıt yok lakin konferans var, salon tıka basa dolu, alkış çok yalan çok, oy zamanı hatırlanan insan çok, yazık yazık.” diyen varken biz ne yapalım? Ah …, af…, of…, oh … diye hangisiyle başlarsak başlayalım da sonunu sağlıklıca bitirelim. Kalın sağlıcakla.