Bu karar CHP'ye göz dağıdır
Bu karar CHP'ye göz dağıdır

Tokat CHP'den İstanbul Milletvekili Esin Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki:

Bu karar CHP'ye göz dağıdır

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ve CHP İl Başkanı Feramus Şahin, CHP İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "Milletvekilimizin cezalandırılması, doğrudan doğruya partimize bir gözdağıdır." denildi.

            CHP İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu, durdurulan MİT TIR’ları görüntülerini Cumhuriyet Gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’a verdiği iddiasıyla yargılandığı davada, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya Askeri Casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. CHP tarafından tutuklamaya ilişkin tepkiler sürerken, CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ve İl Başkanı Feramus Şahin yaptıkları ortak açıklamada Esin Berberoğlu'nun tutuklanmasını eleştirdi.

            Yazılı yapılan açıklamada adaletin mumla arandığı günlerden geçildiğine dikkat çekildi. Hakimlerin, savcıların, mahkemelerin tek adama hizmet edercesine çalıştığı ve adalet için başvuracak bir merciinin kalmadığı savunulan açıklama şöyle oldu:

            "Hukukun, adaletin olmadığı ortamda demokrasi de, özgürlük de, huzur da olmaz! Bugün ortaya çıkan tablo, 20 Temmuz darbesinin ortaya çıkardığı tablodur. 15 Temmuz darbesinde ortaya çıkan birlik ve beraberlik ruhu ne yazık ki 20 Temmuzda başlayan ve hala devam eden OHAL kararıyla bozulmuştur.

            15 Temmuz darbe girişimi bütün muhalefet partilerinin, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve halkımızın kahramanca girişimi ile bastırılmış ve bu direniş sırasında 249 yurttaşımız şehit 2301 yurttaşımız gazi olmuştur.

            Darbe sonrası oluşan milli birlik ruhuna “Yenikapı mitingi” adı verilmiş ve  darbe tehlikesi atlatılıncaya kadar bu uzlaşma sürdürülmüştür. Partimiz birlik ruhunun içinde yer almıştır. Fakat 20 Temmuzda ilan edilen ve aylardır süren iktidarın siyasi malzemesi haline gelen OHAL süreci bu millete yapılmış bir başka darbedir.

            OHAL kalıcılaştırılarak TBMM devre dışı bırakılmış ve hukukun yok edildiği, asıl suçluların yargılanmadığı, masum insanların hapsedildiği bir süreci yaşıyoruz!

Bu süreçte halkımızın bilgi almasını engellemek için gazeteci tutuklayarak, gazete, televizyon, radyo ve haber siteleri kapatılarak basın susturulmuş ve sansür edilmiştir.

Son Anayasa değişikliği ile tamamen siyasal erkin etkisine giren yargı ve onun aldığı kararlar ne yazık ki Sarayı memnun ederken toplumun vicdanında büyük yaralar açmaktadır.

            Son olarak 14 Haziran tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili, vekilliği öncesinde yaptığı gazetecilik faaliyetinden dolayı 25 yıl hapse mahkûm edilerek tutuklanmıştır.

            Peki, nedir milletvekilimizin suçu? Suriye’de yürütülen kirli savaşa, AKP iktidarının TBMM’nin onayı ve bilgisi olmadan, uluslararası yasalara aykırı olarak dâhil olduğunu gösteren “MİT tırları” olayını haberleştirmesidir!

            Bakınız aynı konuda açıklama yapan çok sayıda kişi oldu. Hatta bunlardan biri de söz konusu olay gündeme geldiğinde AKP’ye en sert muhalefet yapanlardan biridir! Ki şimdi o kişi AKP genel başkan yardımcısıdır! Bu konuda sadece Cumhuriyet gazetesi çalışanları ile Milletvekilimizin cezalandırılması hukuksal bir garabet olduğu kadar, gerçek niyetlerinin ne olduğunu da göstermektedir.

            Milletvekilimizin cezalandırılması, doğrudan doğruya partimize bir gözdağıdır!

            Partimiz nezdinde muhalefete bir gözdağıdır. Hapisle, tehditle CHP’ye ayar vermeye, gözdağı vermeye çalışanlar CHP tarihine baksınlar! Partimizin tarihi gericiliğe, hukuksuzluğa ve faşizme direnişin tarihidir. Bizi yıldıracaklarını sananlar büyük bir yanılgı içindedirler.

            Asıl suçlular ahkâm keserken, talimatla masum insanların, gazetecilerin hapsedildiği bir garabet yaşıyoruz.

            Bu ceza, söz konusu haberin gerçek olduğunun tescil edilmesidir!

            Bu ceza ülkemizde hukukun iflasının göstergesidir! Bu haber adaletin Saray rejimi etkisinde olduğunun ispatıdır. Hangi anlayışla hangi hukukla bu kararın verildiğini anlamak mümkün değildir? Bunu kararı ve uygulamayı kabul etmiyoruz. Bu kararı verenler er geç tarih önünde hesap vereceklerdir.

 

            Tüm bu hukuksuzluğa, tek adam diktasına, TBMM iradesinin ortadan kaldırılmasına karşı olduğumuzu beyan ediyor, bu anlamda Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşünü destekliyoruz."