Vali…
Vali…

“Bir gün Valinin yanına gitmiştim. Konuşmaya başlamıştık ki, telefon çaldı. Vali konuşmaya başladı: “Yapamayız …….’ciğim, ……..’in tamimi var. Hiçbir memuru ispatlayıcı bir vesika olmadan bir başka yere nakledemeyiz.” / Karşıdaki ısrar ediyordu, Sonunda Vali şu karşılığı verdi: “Bana suçunu belirten bir kağıt getirin Onu Reşadiye’den alır, başka bir yere veririz.” demesiyle telefonu hızla kapaması bir oldu ve döndü bana: “Ben Türkiye Cumhuriyetinin mi Valisiyim, yoksa sabahleyin erken kalkanın mı? Erken kalkan başıma amir kesiliyor…” dedi. / Ne yaparsın ki uymak zorundaydı ve öyle yaptı… Partililerle geçinemiyor diye o öğretmen Reşadiye’den Artova’ya verilmişti…” / Şu sıralar gündemde olan 21. Yüzyılda Tokat kitabından… Merak eden boşlukları kitaptan okuyabilir. Kalın sağlıcakla…