15 TEMMUZ
15 TEMMUZ

S.A… Değerli okuyucular. 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili olarak kaleme aldığım bu yazımda, destansı, duygulu ve hamaset yüklü ifadelerle çıkmak istemedim karşınıza.  Zira bu tip heyecanlı paylaşımların ömrü kısa ve anlık olabiliyor. Elimden geldiğince makul ve mantıklı olmaya, insanımızı nefret ve kin duygularından uzaklaştırıp düşündürmeye gayret edeceğim.

            Allah'a ne kadar şükretsek azdır ki, bir yıl önce milletçe yaşadığımız eşi benzeri görülmemiş bu alçak ve aşağılık kalkışmayı yine millet olarak elbirliği ile defettik. Bu hain girişime karşı koyan herkese ve her kesime en derin şükranlarımı sunuyor, şehitlerimize Allahtan rahmet, gezilerimize hayırlı şifalar diliyorum. Mevla’m cümlemize Hak’la batılı, haklıyla haksızı, doğruyla yanlışı ayıracak feraset versin de bir daha hiç kimse dostla düşmanı tanımakta geç kalmasın. Bu günlerde ve her zaman hepimize düşen, öfke, kin ve nefret duygularımızın adil olmamıza mani olmamasına azami dikkat etmektir. Öfke baldan tatlıdır ama her zamandan çok daha fazla muhtaç olduğumuz kardeşliğimize, kucaklaşmamıza, birlik ve beraberliğimize en ufak bir katkısı olmaz. Aksine ayrılıkları, kutuplaşmaları ve parçalanmaları artırır. Akl-ı selimi, merhameti, Salih ameli, Hak’kı tavsiyeyi, sabrı ve hikmetle söylemeyi hiçbir şey uğruna ihmal edemez, tefrite ve ifrata yol açamayız. Aksi halde tefrikaya düşer, dayanıklılığımız,  direncimiz zayıflar ve dağılırız. Bu hususta Mevla Nahl suresi 125 ayette şöyle buyuruyor. “Ya Muhammet, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et” Yine Taha suresi 44 ayette de Yüce Allah, Fravun’la  görüşecek olan  Hz Musa ve Hz Harun’a  “Ona yumuşak söz söyleyin” – kavl-i leyyin­--uyarısında bulunmuştur. Bunlar bizim için daima vazgeçilmez ölçüler olmak durumunda.

            Birkaç cümlede F. G. konusunda beynini ve inancını bilerek veya bilmeyerek hasara uğratanları uyandırmak maksadıyla yazmak istiyorum. Be kardeşim, bu nasıl aldanma veya bu nasıl uykudur ki, 28 Şubat post modern darbe sırasında F.G'nin, 5’li çete ve avenesinin paralelinde Erbakan için söylediği “germe” sözü bile sizi uyandırmadı. Diyelim ki bunu fazla önemsemediniz. Erbakan’a  “germe” diyen adamın, 15 Temmuz da ülkeyi nasıl gerdiğini gördüğünüzde de mi bir şüphe oluşmadı içinizde. Hadi bunlara uyanamadınız diyelim. Yine aynı adamın aynı dönemde, Milletimizin 100 yıldır beklediği milli ve manevi değerleri öne çıkarmış, ileri görüşlü, feraset sahibi, bir insan olan Erbakan Hocamıza “çekil git” dediğinde de mi uyanamadınız. Erbakan’a çekil git diyen adamın Amerika’ya çekip gitmiş olması da mı yetmedi sizi uyandırmaya.  Hadi diyelim ki bu da yetmedi uyanmanıza. Peki, yine aynı adam yine 28 Şubat döneminde başörtüsü için “teferruat demesinde de mi kafanız biraz karışmadı. Hadi diyelim ki bu da yetmedi. Peki,  Ali İmran süresi 19. Ayette Mevla’mızın “Şüphesiz Allah katında din İslam’dır. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.” demesine rağmen,  Ali İmran 85. ayette ise “ Hiç kimseden İslam’dan başka bir din kabul edilmeyecektir” mealine rağmen, Feto’nun, Hıristiyan ve Yahudiler için “amentü de ittifakımız vardır” diyerek onları da cennete sokmasını nasıl hazmettiniz. Yoksa Ahzap 36 ve Nisa 80 ne rağmen, Muhammet Mustafa’nın peygamberliğini kabul edip etmemeyi de mi teferruattan saydınız. Hadi diyelim ki bunlarda yetmedi uyanmanıza. İsrail askerleri, Mavi Marmara da ki 9 kardeşimizi şehit ettiği günlerde yine o adamın Yahudi’nin sözcüsüymüş gibi “otoriteye uyulmalıydı” demesini duymadınız mı? Hiç olmazsa, Yahudi otoriteye uyulmasını isteyen adamın, Türk ve hatalarına rağmen Müslüman olan otoriteye baş kaldırıp, 250 kardeşimizi şehit edip, ülkeyi ateşe verdiğinde uyanmanız gerekmez miydi?  Bu nasıl bir uyku ve bu nasıl bir akıl tutulmasıdır. Gelin bir kere daha düşünün yazdıklarımı. Hiçbir şey için vakit geç değildir. Çünkü Allah affedicidir. Yeter ki O’na yönelin ve açık kalplilikle af dileyin. Mevla’m cümlemize feraset nasip edip, sapkınlığa düşenlerden ve gazabına uğrayanlardan eylemesin.

            Son olarak şunu söylemek istiyorum. Zalimler için yaşasın cehennem. Cuma günü “müstemleke tipi kalkınma 4” başlıklı yazımda buluşmak üzere A.E.O. 24.07.2017

                                                                                      Nizamettin Aydın

                                                                                    Tokat eski Bld. Bşk.