MÜSTEMLEKE TİPİ KALKINMA- 5
MÜSTEMLEKE TİPİ KALKINMA- 5

MÜSTEMLEKE TİPİ KALKINMA- 5

                Dördüncü bölümde bahsettiğim itirafçı, yaptığı işi ekonomik tetikçilik  (ET) olarak tanımlayan John Perkins, uzun yıllar, çok uluslu bankalar, şirketler, uluslar arası kalkınma ajansları, dünya bankası ve benzeri kuruluşlarda ekonomik tetikçilik yaptığını belirttiği “BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI” adlı kitabından alıntılar yapıp yorumu siz değerli okuyuculara bırakacağım. John Perkins  şöyle diyor.

                Küresel ekonomik imparatorluk heves ve rüyaları ekonomik tetikçilerin asli görevlerindendir. Biz ekonomik tetikçiler diğer ulusları en büyük şirketlerimizi, hükümetlerimizi ve bankalarımızı yöneten şirketokrasiye boyun eğmeye zorlayan koşulları yaratmak üzere, uluslar arası finans kuruluşlarını kullanan seçkin bir gurubuz. Ülkeleri modern bankacılık, mühendislik ve ekonomik yöntemler gibi mucizelerimizle! tanıştırırız. Bazen muadillerimiz gibi daha büyük iyilikler de! yaparız. Bu iyiliklerimiz genellikle alt yapı (elektrik, telekomünikasyon, havaalanları, yol, sanayi siteleri, doğal gaz ve petrol boru hatları gibi) yatırımları için verilen borçlar şeklindedir. Bu tip borçların bir şartı da tüm projelerin bizim mühendislik ve inşaat firmalarımız tarafından gerçekleştirilecek olmasıdır. İşin aslı, paranın çoğu ABD'yi terk etmez bile. Sadece Washington’daki bankalardan, New York Houston ya da San Francisko’daki mühendislik ofislerine aktarılır.

                Afganistan, Sudan, Nijerya, Amazon, Irak, Libya, Endonezya ve Ekvator gibi birçok ülkede 1960 lı yıllardan bu yana “Batış Gönüllüleriyle” beraber çalışırız. Bizler hep kayıt altında ve ortadayızdır. Daha doğrusu kendimizi öyle gösterir ve öyle kabul görürüz. Sistem böyle çalışır. Gerekirse yasa dışı yollara da başvururuz. Çünkü sistem kandırma ve hile üzerine kurulmuştur. Şayet bizler başarılı olmazsak devreye sürekli gölgede ve ortada bekleyen çakallar (gizli servisler) girer ve o zamanda bir devlet başkanı ya devrilir ya da ölümcül bir kaza geçirir. Onlar da başarılı olamazlarsa genç Amerikalılar olmaya ve öldürmeye gönderilir.

                Biz ET'lerin, küresel imparatorluk şemsiyesi altında girdiğimiz her ülkede yoksulluk ve işsizlik oranlarıyla, kamu borçları hızla artar. Bu sayede sadece üçüncü dünyanın borcu 2,5 trilyon $’ a yükselirken, bu borsun faizi 275 milyar $ oldu.

                Biz ET'ciler cin gibiyizdir. Tarihten ders alırız. Kılıç taşımaz, bizi başkalarından ayıran zırh veta giysiler giymeyiz. Ekvator, Nijerya veya Endonezya da, yerli bir okul öğretmeni gibiyizdir. Washington veya Paris’te ise bürokrat veya bankacı gibi görünürüz.

                Biz ET'cilerin iki temel görevi vardır. Birincisi, parayı devasa mühendislik ve inşaat projeleri aracılığıyla Amerikan şirketlerine geri döndürecek büyük Uluslar arası kredilerin alınmasına bahane yaratmaktır. İkincisi de bu kredileri alan ülkeleri iflas ettirmek için uğraşacak, böylece sonsuza kadar borçlu kalıp, askeri üs kurma isteklerimizi yerine getirme, BM deki oylamalarda lehimize oy kullanmalarının sağlanmasının dışında, petrol ve diğer doğal kaynaklara erişim gibi ihtiyaçlar ortaya çıktığında kolay hedef olmalarını sağlamaktır.

                Çalışmalarımızın en belirgin işaretinin, zenginlerin daha zengin, fakirlerin daha fakir olması olduğu düşünülünce, modern imparatorluk yaratma işinde gösterdiğimiz ustalık ve kurnazlık, Romalı kumandanları, 18. Ve 19. Yüzyıl Avrupalı sömürgeci güçleri bile utandıracak düzeydedir. Yorum yapmayacağım demiştim ama şu cümle yi söylemeden edemeyeceğim. Erbakan hocamızın HİLE DÜZENİ dediği bunlar olsa gerek. Mevla’m cümlemize, Hak kı batıldan, hayrı şerden, helâlı haramdan, haklıyı haksızdan, yalanı gerçekten, yanlışı doğrudan, dostu düşmandan, mümini münafıktan ve müslümanı kâfirden ayıracak feraset nasip etsin. Bir başka cuma günü buluşmak üzere, kalın sağlıcakla. 04.08.2017

Nizameddin Aydın

 

Eski Tokat Bld Bşk.