KIRILAN KALPLERİN KALMADI TAMİRCİSİ
KIRILAN KALPLERİN KALMADI TAMİRCİSİ

KIRILAN KALPLERİN KALMADI TAMİRCİSİ

         Eskiden ayakkabısı yırtılan birisi gidip yenisini alınca insanlar tamire götürmediğinden ötürü ayıplardı. Bunları ayakkabı tamircisine götürsen hem o adama üç beş lira para kazandırırdın hem de bunlar seni altı ay daha idare ederdi derlerdi. Aslında çok doğru bir davranıştı…

         Şimdi ise birisi herhangi bir eşyasını tamire götürecek olsa -zor bir ihtimal ama- hemen hemen herkes ne gerek var ya kardeşim bilmem kaç taksit yapıyorlar gidip yenisi alsana diyorlar…

         Tamire giden eşyalar azalınca tamir edilen dükkanlar ve tamir eden ustalarda nerdeyse kalmadı. Tahminim odur ki beş on seneye kalmaz kenarda köşede kalan hala kalabilmişse, o israf savan dükkanlar da kepenklerini hiç açmamak üzere kapatacak. Ustalar ölecek, yerine yenisi gelmeyecek..

         Aslında bu durumdan daha vahim olan şey nedir biliyor musunuz arkadaşlar? İnsanların tamir etmeme anlayışının sadece eşyalarla sınırlı olmaması.

         Kırılan kalpler, kopan arkadaşlık bağları, bozulan komşuluk ilişkileri vs. bu anlayışın insan zihninde ikamet etmeye başlamasından dolayı daha az tamir edilir oldular. Yani topuğu kopan ayakkabının tamircisiydi, kırılan bir kalbin tamircisi… Herhangi bir sebepten dolayı birbirine küsen iki karı- kocayı, iki komşuyu barıştıranlardı en iyi tamirciler.

Bu pazar evlenen sevgililer öbür pazar ayrılıyorlar,

Otuz kırk yıldır evli çiftler küçücük meselelerden yuvalarını yıkıyorlar,

Elli altmış yıllık komşular bir dedikoduyla ipleri koparıyorlar…

Memlekette tamirci kalmadı arkadaşlar!

Ah! Nerde o Ayakkabı Tamircileri??????...

 

Ah! Nerde o Gönül Tamircileri??????.