Tokat'ta yöresel ürünlere kadın eli değdi, aş oldu, iş oldu
Tokat'ta yöresel ürünlere kadın eli değdi, aş oldu, iş oldu

Tokat'ta yöresel ürünlere kadın eli değdi, aş oldu, iş oldu

Tokat'ta Başçiftlik Derneği tarafından hazırlanan AB Projesiyle yöresel ürünlerin imalatını öğrenen kadınların, ekonomiye katkı sağlaması hedefleniyor.

            Tokat'ın Başçiftlik ilçesi nüfusuna kayıtlı 60 kadın, bölgenin yöresel gıda ürünlerinin üretimi ve imalatı ile ilgili 1 yıl önce başlatılan AB Projesi ile kent merkezinde bir araya geldi. Başçiftlikler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan ve yaklaşık 700 bin lira değerindeki proje doğrultusunda 60 kadın, erişteden pekmeze, turşudan reçele kadar birçok yöresel ürünün tüketime hazır hale getirilinceye kadarki aşamalarını açılan kurslar vasıtasıyla öğrendi. 4 ana başlık altında toplamda 13 farklı eğitim alan kadınlar, evlilik hukuku, aile içi şiddet gibi sosyal konularda da eğitim aldı.

            Başçiftlikliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Abdullah Bolat, sona gelinen projede hedeflerinin projeden faydalanan kadınlarının kendi işlerini kurmaları olduğunu söyledi. Başkan Bolat, kursiyerlerin yıl boyunca 80 saat destek eğitimleri, 40 saatlik iş güvenliği eğitimi de aldıklarına dikkati çekerek, "320 saatlik yöresel ürünler kursu aldı. KOSGEB kurslarına devam ettiler ve sertifika almaya da hak kazandılar. Eğer kendi işlerini kurmak isterlerse KOSGEB'in bütün desteklerinden yararlanabilecekler.  Bizim asıl hedefimiz bu proje sonrasında sürdürülebilirliği sağlamak. Bu yöresel ürünlerimizi pazarlayıp, tekrar üretip bu faaliyeti dernek adına devam ettirmek. Projemizin zaten asıl gayesi de bu" dedi.

            Yöresel ürünleri üretmesi hedeflenen kadınlara hijyen ve işyerinde uyulması gereken kurallar gibi iş hayatına hazırlayan eğitimlerin de verildiğini söyleyen Gıda Mühendisi Zeynep Çakırtaş, üretime bu eğitimler verildikten sonra geçildiğini söyledi. Çakırtaş, "Yaklaşık 4 aylık bir teorik eğitimden sonra hanımlarla çeşitli dersler gördük. Hijyen eğitimi gördük, işletmelerde uyulması gereken kurallardan genel olarak bahsettik, daha sonra projemizin üretim ayağına geçtik. Yaklaşık 2 aydır eriştemiz, pekmezimiz, turşumuz, çeşitli ürünlerin üretimini yaptık. Yani hanımlarımız zaten çok girişkenler. Projeye eleman temin edileceği zaman hepsi gönüllü olarak katıldılar. Çoğu bu şekilde aile ekonomilerine katkı sağlamak istiyor" dedi.

            Başçiftlikli kadınların proje için erişte üretiminde olduğunu söyleyen Çakırtaş, hazırladıkları tüm ürünlerde olduğu gibi eriştede de tamamıyla doğal yollarla üretim yaptıklarını söyledi. Çakırtaş, "Daha sağlıklı bir seçenek, hiçbir şekilde kimyasal kullanmıyoruz. Ne ağartıcı kullanıyoruz, ne de belirli bir kıvama gelmesi için kimyasallardan faydalanıyoruz. Tamamen ellerimizle yapılan makarnaya göre daha sağlıklı bir yiyecek" dedi.

            Projede yer alan kadınlardan 58 yaşındaki evli ve 4 çocuk sahibi Cemile Güler, bu çalışmada yer almaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyerek emek sahiplerine teşekkür etti. Güler, "Allah razı olsun diyelim önce bu projeyi başlatandan, sebep olanlardan, bize bu imkanı sunanlardan Allah bin kere razı olsun. Çok memnunuz." dedi.

            Projede yer alan bir başka kadın olan Meryem Koç ise aldıkları eğitim sonrasında edindiği birikimi aile ekonomisine katkı sağlamak için kullanacağını söyledi. Koç, şunları kaydetti:

            "Kursumuz süresince çok güzel bilgiler öğrendik. Kurslarımız içerisinde birçok öğrendiğimiz ayrı ayrı kurslar vardı. Hepsinden ayrı ayrı saatlerde ders aldık. Bu öğrendiğimiz birikimleri daha sonra inşallah turşu yapıp, eriştemizi filan satıp ailemize destek olmak istiyoruz. Bundan sonra da inşallah olacak yani.

            Çok mutluyuz böyle arkadaş ortamında bu işleri yaptığımız için. Hepimiz birlikte beraber olduk, daha iyi tanıştık, daha iyi kaynaştık. Zaten çoğumuz aynı köylüyüz. Tokatlıyız. Bu işleri böyle yürütüyoruz, çok da memnunuz."