DİYARBAKIRLI BİR KARDEŞİMİZİN,  KULAKLARIMIZA KÜPE OLACAK BİR HATIRA NOTU;
DİYARBAKIRLI BİR KARDEŞİMİZİN, KULAKLARIMIZA KÜPE OLACAK BİR HATIRA NOTU;

DİYARBAKIRLI BİR KARDEŞİMİZİN,

KULAKLARIMIZA KÜPE OLACAK BİR HATIRA NOTU;

"Sabah, müdavimi olduğum sebze halinin karşısındaki amele kahvesine uğradım.

                Bir masada benimle aynı yaşlarda dört kağıt hurdacısı vardı, muhabbet ettik. Halepliymişler, biri Suriye'de Baas Partisinin üyelerinden radikal bir solcu, biri Türkmen Milliyetçisi, biri Kürt diğeri ise Arap/Türkmen melezi ve tarikat ehliymiş.

                İçlerinden biri; 'Abi biz Suriye'de bırak aynı masada oturmayı, aynı caddede bile birbirimize tahammül edemezdik, şimdi vatan elden gitti, aynı çöplüğü karıştırıyoruz' dedi..."

KARDEŞLERİM!

                Bu hikayeyi okuduktan sonra, kafamı iki elimin arasına koyup uzun uzun düşündüm..

Bir ara hüzünlendim, gözlerim yaşardı.

Ülkemin dününü, bugününü, yarınını gözlerimin önünde canlandırdım.

Bu arada aynaya bakmadım ama, şekilden şekle girdiğimi çok iyi fark ediyorum.

BU HİKAYENİN SONUNA BİR NOT DA BEN DÜŞÜYORUM;

Ey bu ülkenin!

SOLCULARI SAĞCILARI, ALEVİLERİ SÜNNİLERİ, TÜRKLERİ KÜRTLERİ,

ŞUCULARI BUCULARI VE DİĞERLERİ…

AKLIMIZI BAŞIMIZA ALMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ HALA?

BİR 15 TEMMUZ İŞGAL GİRİŞİMİNİN ACILARI HENÜZ DİNMEMİŞKEN; TELEVİZYONLARDA,

GAZETELERDE, SOSYAL MEDYANIN HER ALANINDA, ORDA BURDA BU ÜLKENİN İNSANLARININ HALA BİRBİRİNE KÜFRETMESİNİ, HAKARET ETMESİNİ, BİRBİRİNİ TEKFİR ETMESİNİ, BİRBİRİNİ ÖTEKİLEŞTİRMESİNİ ANLAMAKTA, DOĞRUSU ZORLUK ÇEKİYORUM…

Bugün;

Bir masada oturup çay içmeyi başaramazsak,

Aynı kaldırımda yürümeyi beceremezsek,

Birbirimizin fikir ve düşüncelerine saygı duymayı öğrenemezsek,

Birilerimiz diğerlerimizin varlığına tahammül gösteremezsek,

Bu ülkenin ekmeğini yiyip, gavurun kılıcını sallar ve hala düşmanın değirmenine su taşımaya devam eder, bir yandan da habire bu vatanın altını oymaya çalışırsak…

TARİH TEKERRÜR EDER,

ALLAH KORUSUN VATAN ELDEN GİDER.

 

                Suriyeliler başka bir vatanda, karıştırmaya bir çöplük bulmuşlar; emin olun bizim başka bir vatanımız yok, bizim karıştıracak bir çöplüğümüz bile olmayacak..