ZİÇEV’den kamp teşekkürü
ZİÇEV’den kamp teşekkürü

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) geride bıraktığımız Eylül ayı sonunda gerçekleştirilen YAZ kampı için açıklamada bulundu ve kendilerine bu imkanı sağlayanlara teşekkürlerini beyan ettiler.

            ZİÇEV Niksar Şubesi’nin yaptığı açıklama şöyle oldu:

“ZİCEV Geleneksel Yaz Kampı bu yıl 23-30 Eylül tarihinde Silifke/Kapızlı 23 Nisan Tesislerinde gerçekleşti. Kampta ZİCEV'in Adana, Antalya, Bolu, Elazığ, İstanbul, İzmir, Manisa, Kayseri, Niksar, Samsun, Tekirdağ, Tarsus Şubelerinin öğrencileri ve öğretmenleri ile bir araya gelindi. Gençlik ve Spor Bakanlığının tahsis ettiği bu tesiste konaklama şansı bulan öğrencilerimiz ve velilerimiz her günü neşe içinde dolu dolu geçen bu kampta dinlenme fırsatı da buldu. Güneşin ve denizin tadını çıkardı. Kampa Niksar şubemizden 15 kişi katıldı, öğrencilerimize Usta Öğretici Nagihan Başsoy, memur İbrahim Kızar ve Beden Eğitimi Öğretmeni Kasım Okan Erdem eşlik etti. Öğrencilerimize mutlu ve eğlenceli bir kamp fırsatı veren ZİÇEV Genel Merkezimize ve Gençlik ve Spor Bakanlığımıza teşekkürü bir borç biliriz.”

VAKFIN TARİHÇESİ

Vakıf Öncesinde Türkiye’de Zihinsel Yetersiz Çocuklar

“Türkiye’de ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı, 1960’lı yıllarda, ilkokullar bünyesi içinde eğitilebilir çocuklar için özel sınıflar açmıştı. Bu sınıflar, 1985 yılında 517’ye ulaşmış ve 6851 eğitilebilir çocuğun eğitim görebileceği bir kapasiteye çıkmıştı. O yıllara kadar zeka düzeyi (IQ) 50’nin altındaki engellilik derecesi tıp sorunu kabul edildiği için eğitim programı dışında bırakılmıştı. Türkiye’de ağır zihinsel engelli çocuklar için hem eğitim metotları geliştirilmemiş, hem de eğitimle ilgili kurum ve kuruluşlar oluşturulmamıştı.

Türkiye’de zeka düzeyi (IQ) 50’nin altında öğretilebilir çocukların eğitimi ilk kez, Makbule Ölçen’in Başkanlığındaki Öğretilebilir Çocukları Koruma Derneği’nin çalışmalarıyla başladı. Makbule Ölçen, 1970 yılında, Derneğin Ankara Sağlık Sokak’taki kiralık binasının bir odasında dört öğrenci ile eğitime başladı. Bu eğitimin amacı, anılan yıllarda, zeka düzeyi 50’nin altında olan öğretilebilir çocukların da eğitim alabilir ve kendi kendilerine yetebilir duruma getirilebileceğini kanıtlamak ve bu eğitimi sürdürülebilir kılmaktı. 5 – 10 yaş grubunda bulunan öğretilebilir çocukların eğitimi kısa sürede olumlu sonuçlar verdi, ailelerde talep artışı yarattı ve eğitim kapasitesi hızlı bir artış gösterdi.

Talep artışıyla birlikte, önce Bahçelievler’de daha geniş bir binaya taşınıldı. 1975 yılında da Etlik semtinde, bahçe içinde harap bir bina satın alınarak kısa zamanda onarıldı ve eğitim kapasitesinde daha fazla artış hızı sağlanabildi.

1982’de benzer nitelikli komşu bina satın alınarak 16 yaş sonrası, gençlik çağına adım atan öğretilebilir çocukların öz bakım eğitimi başlatıldı. Eğitim ne kadar erken başlarsa o derece yararlı olur ilkesinden hareketle 1978 yılından itibaren eğitim hizmeti 3 yaş grubundan başlanmak üzere düzenlendi. 1985 yılına gelindiğinde Dernek okulunda 16 sınıfta 152 çocuğa eğitim hizmeti veriliyordu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 1985 yılında öğretilebilir çocukları da eğitim programına dahil etmesi, bu yönde Devlet’in ve gönüllü kuruluşların ilgi alanının genişlemesine katkıda bulunan önemli bir adım oldu.

 

Zihinsel yetersiz çocukların eğitimi 18 yaşa kadar sürüyor, daha sonra çocuk eve gönderiliyor, ailede ve çevrede sorunlar yeniden başlıyordu. Çocuğu eğitim alan aileler ise, gelecek endişesine kapılmıştı ve “Biz öldükten sonra çocuğumuza ne olacak?” sorusu sık sık dile getirilmeye başlandı. Ayrıca Ankara’da Derneğin eğitimi hızla sürerken, ülkemizin dört bir yanındaki zihinsel engelli çocuk aileleri acıları ile baş başaydı. Bu sorunlara çözüm bulmak ve zihinsel yetersizlere daha geniş yelpazede hizmet verebilmek amacıyla bir vakıf kurma çalışmalarına başlandı. Kaynak: https://www.zicev.org.tr/tarihcemiz-ve-gunumuzde-zicev”