KANAL TOKAT VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
KANAL TOKAT VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

KANAL TOKAT VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

TOKAT Belediyesinin ve dolayısı ile Sayın Belediye Başkanı Avukat Eyüp Eroğlu’nun açıkladığı “KANAL TOKAT” Projesi, beni bir hayli heyecanlandırdı. Bu proje açıklandığı günden beri düşüncelerimi kaleme almak istedim ama bir takım maniler çıktı, yazamadım. Neyse nasip bu güneymiş.

Bu ve buna benzer uygulamaları, çalışmaları ve eserleri Avrupa’da ve Almanya’da çok gördüm.Almanlar Main-Tuna nehirleri arasında kanal oluşturmuşlar, içinde gemiler yüzüyor. Şehirlerin ortasında sun’i(yapma) göller yapmışlar, içinde ördekler, kazlar yüzmekte. Şehirlerin ortasında adeta insan kendini ormanda buluyor. Tertemiz ortamlar. Parklar, bahçeler, yeşil alanlar alabildiğince çok var. El değmedik, işlenmedik yer bırakılmamış. Üzülerek ifade edeyim ki maalesef Türkiye’de Tarih ve Tabiat katledilmiş. Yeşil alanların yok edilmesi, tarihi eserlerin yıkılması, yok olması için adeta büyük bir gayret sarf edilmiş. “Ormanlarımdan bir yaş dal kesenin, başını keserim…”diyen sanki bizim ecdadımız Fatih Sultan Mehmet değil. Almanya’da belediyeden izin almadan kendi bahçen dahi olsa ağaç kesemiyorsun. Eğer izin alıp kesersen(tabi kurumuşsa) yerine yenisini dikmek zorundasın.

Kısa bir girişten sonra asıl yazmak istediğim konu Kanal Tokat. Allah(cc) Tokat’a şehrin ortasından akan yeşil bir ırmak nasip etmiş. Ama yıllardır değerlendirilememiş. Biz insanların kirletmesi ile Yeşil Irmak olmuş kirli ırmak.

Eski başkanlardan Nizamettin Aydın nispeten ırmak kenarını düzeltmeye ve düzenlemeye çalıştı. Kendisinden Allah razı olsun bir şeyler yaptı. Sonraki başkan Adnan Çiçek de bir şeyler ekledi. Tokat insanı ırmak kenarında nispeten nefes almaya başladı. Ama yetmedi.

Şimdi ise yeni başkan Avukat Eyüp Eroğlu büyük bir proje başlattı. Kanal Tokat Projesi. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin. İnşallah bitmiş halini de hepimiz görürüz. Kanaatimce bu proje Tokat’a değer katacaktır. Ekonomik olarak da, turizm açısından da büyük getirisi olacaktır. Tokat’a ayrı bir güzellik kazandıracaktır.

Kanal Tokat için ileri geri konuşanlar bu konuştuklarının yanlış olduğunu eser bitince anlayacak ve pişman olacaklardır. Irmak kenarının düzenlemeleri bittikten sonra inanıyorum ki, ilk önce bu alana koşacak olanlar da yine o çok eleştirenler olacaktır. “Karnımızı mı doyuracak, Kanala bak bak ne olacak, bu kadar paraya fabrika yapsaydı” gibi konuşanlar sapla samanı birbirine karıştırdıkları kanaatindeyim. Kanal konusu ayrı bir konu, fabrika ayrı bir konu. Biri birine mani değil. Fabrika da yapılsın ama bu belediyenin görevi değil. Belediyelerin birinci görevi, şehirleri yaşanabilir, temiz, trafiği çözülmüş, mamur bir hale getirmektir. Fabrikalar açmak öncelikle özel sektörün görevi. Bugün

bakın birçok ünlü marka ve markalar özel sektöre ait. Bosch, BMW, Mercedes, Arçelik, Vestel, Torku vb. Yüzlerce örnek markalar sayılabilir.

KarşıyakaMahallesi’ndeki Geksi Deresi kenarları, İbn-i Kemal Bulvarındaki kanalın her iki tarafında yapılan çalışmalar, Meydan Projesi, Behzat Deresi gibi ve nice mükemmel çalışmalar. Nerdeyse asfalt dökülmeyen cadde ve sokak kalmadı gibi. Tokat yaşanabilir bir şehre doğru hızla yol almaktadır. Cenab-ı Hak en küçük emeği geçen herkesten razı olsun. Bu ve benzeri çalışmalar inşallah bittiğinde Tokat halkı tarafından daha iyi takdir edilecektir.

Şimdi benim bir arzum ve birkaç önerim olacak:

1.Yeşilırmak Nehrinin her iki tarafının güzelleştirilerek devam ettirilmesidir. ÇEDAŞ köprüsüne kadar değil Gümenek’e kadar ırmağın her iki yanının sağlı-sollu yeşil alanların devam ettirilmesi. Buralarda spor sahaları, piknik alanları, yürüyüş yolları v.b. alanları yapılmalı. Yapılaşma olunca onları yıkmak, kamulaştırmak çok zorlaşıyor. Mümkünse benzin istasyonları ve belediye alt yapı alanı kaldırılmalı ve bütünlük sağlanmalı. Keşke ırmağın sağlı sollu kenarları 50 metre değil de en az 500 metre yeşil alan olsaydı. Bir taraftan Gümenek’e kadar, diğer taraftan Turhal istikametinde uzanabildiği kadar uzansa… Günlük değil de yüz yıl sonrasını düşünmeliyiz. İnşallah bunu da görürüz ya da görenler olur.

2. D.S.İ alanlarının boşaltılıp Kent parkına dönüştürülmesi. Mümkünse Stadyumun yerinin ve uzantısında bulunan Gençlik Spor İl Müdürlüğü alanlarının da bu Kent Parkına katılması. Hatta daha da ileri giderek mümkünse İmam Hatip Lisesi ve Sanat Okulu alanlarının da bu parka katılması en büyük arzum. Burada bir kent ormanı ve kent parkı oluşturulmalı. İşte o zaman Tokat, Tokat olacaktır.

3. Kanal Tokat projesinde kule olduğunu açıklamalardan öğrendim. Benim arzum bu kulenin yüksek olması, döner bir kulesinin ve içinde oturup çay-kahve içilir olması. İnşallah düşündüğüm gibidir.

4. Yeşilırmak üzerindeki köprülerin mimari tarzlarının değiştirilmesi ayrı bir güzellik katacaktır. Hali hazırdaki köprü şekilleri çok basit, klasik ve Kanal Tokat’a yakışmıyor. Hiçbir görüntü özelliği olmayan demode köprü modelleri. Bu ırmak üzerindeki köprülerin Osmanlı, Selçuklu veya daha değişik göze hoş görünen bir mimari tarz olmalıdır. Altlarından kayıklar, gondollar geçebilmeli.

Müreffeh bir Tokat temennisiyle…