EMANETİN SAHİBİNE
EMANETİN SAHİBİNE

Gökyüzüne bir açıp kapatmakmış;

Gözlerini yaşamak.

Gök dupduru, huzur veren bir kubbe şimdi.

“Hayat” adlı çılgın sele kaptırmışken kendimi

Kaç kez baktım kim bilir?

Bu sonsuz maviliklere

 

Yılların yorgunu, yüreğim şimdi.

“Öğretmenim! Öğretmenim!” sesleri çınlıyor,

Yürek coğrafyamın,

Derin dehlizlerinde…

 

Acıtan, sızlatan bir özlemdir şimdi,

Yılların ötelerinden gelen bu narin sesler

 

Bir dokunabilsem sıcak nefesinize

Bir görebilsem masum bakışlarınızı

Tekrar tekrar sürebilsem gözlerimi

Sürme bakışlı gözlerinize…

 

Bu bir yangın mıdır?

Ruhumu alevlendiren

Yoksa ebedi özleyişin

Bestesi midir?

 

Bu bir yangındır.

Ruhumu alevlendiren.

Bir pervane misali

Geçmişe, günümü kanatlandıran….

Bu yangının sonunda,

Geçmişe geçmek vardır.

Özlemek sonsuzluk bestesidir.

“Öğretmenim!” diyen bir seste

Düğüm düğüm olmasıdır kalbimin

 

İşte yine özledim!

Okul kokan elleri

Esrarlı nameleri

 

Emanettin sen bana yavrum;

Hak’ tan küçük bir hediye

Sonsuzluğa giden uzun ince yolların

Bir mihenk taşıydın, belki de

Avucuma bıraktığı…

 

Emanettin sen bana küçüğüm;

Bakışımla sarıp sarmaladığım

Sözlerimle kalbini titrettiğim

An be an istediğim bir gönül deseniydin.

İlmeğini kendi ruhumdan aldığım

 

Şimdi bir hasret denizinde yüzerken;

Özlüyorum sizi

Okul kokan kokunuzu,

Işık bakışlarınızı,

Masun yüreğinizdeki,

Kuş kanadı çırpınışlarınızı…

 

Zaman durmak bilmeyen,

Çılgın bir rüzgar gülü.

Döndüremiyorum geçmişe,

Dokunamıyorum, “öğretmenim!” diyen

Kuş seslerine…

Sonsuzluğa kanat açtığım;

Şu alacakaranlık zamanda

Emanet ediyorum sizi

Sizi bana emanet edene…

 

 

KUMRUGÜL TÜRKMEN  AKIN