NE OLDU BİZE
NE OLDU BİZE

‘Huzurevi’nde yaşayan, tahminim seksen beş yaşlarında bir amcaya sordum:

 

‘HUZUREVİNDE’ “HUZURLUMUSUN” diye!.

(Ne kadar saçma ve anlamsız bir soru değil mi?)

HAYIR SAÇMA VE ANLAMSIZ DEĞİL.

Amca önce konuşacak gibi oldu, yutkundu, sonra HUZURSUZUM manasında başını sağa sola salladı…

ARKADAŞLAR NE OLDU, NE OLUYOR BİZE?

Amcanın beden dili bana o kadar çok şeyler anlatıyor ki, size sayfalar dolusu yazabilirim.

Kim bilir amcanın beş on çocuğu vardı. Hepsini büyüttü, bir kısmını okuttu, sonra evlendirdi, iş aş sahibi yaptı, bir ömür çalışıp didinerek biriktirdiği paralarla çocuklarına başlarını sokacakları daireler aldı vesaire, vesaire… İşin en garibi amcamız onlarca kişiyi daracık bir odaya sığdırdı da, kendisi onlarca evladın, onlarca dairelerinin ve her bir dairenin kocaman kocaman odalarından bir tanesinin bile seccade kadar büyüklüğünde bir köşesine sığmadı/sığdırılamadı…

Ne hazin bir gerçek...

Kardeşlerim bir derdimiz tasamız olmalı, bir davamız olmalı, bir çaremiz olmalı..

_Ailelerimiz dağıldı, dağılıyor.

_Arkadaşlık, komşuluk kalmadı.

_İçki, sigara, kumar çocuklarımızın baş belası oldu.

_Çocuklarımız eroinman ve zina hastası oldu.

_Boşanmalar korkunç bir hal aldı,

_Karı ile koca, kardeşle kardeş, anne baba ile çocuklar arasında uçurumlar oluştu.

_Huzurevleri doluluğunu her yıl kat kat artırıyor.

….

Anlayınız ismi bile tam bir sahtekârlık üzerine bina edilmiş, “Huzur evi’’ bence bunu bide içerdekilerine sizin sormanız lazım, ne kadar huzurlusunuz? Diye!

Modern dünya, modern hayat, liberal dünya, liberal hayat… Ne hale getirdi bizi?..

_Aile içi cinayetler!

_Batının bize bıraktığı ahlak ve ekonomi,

Aile içi huzursuzluklara sebep oluyor ve akla ziyan şeyler getiriyor.

Bu modern hayat#felaket, şu hayâsız asır; Her şeyimizi aldı bizden!

_Dinimizi, imanımızı, kitabımızı…

_İnsanlığımızı,

_İnsafımızı, merhametimizi,

_Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi,

Daha neler ve nelerimizi…

Bizler Iraklı ve Suriyeli anne babalar ve çocuklarından daha fazla feryat etmeliyiz.

 

Yok mu bir çıkış yolu, yok mu bizleri bu hayasız asırdan kurtaran bir kurtarıcı!...