MHP'den Reza Zarrab değerlendirmesi
MHP'den Reza Zarrab değerlendirmesi

MHP İl Başkanı Onur Çalışkan Uluslar arası bir tezgah ve üst aklın yakın zamanda Türkiye’yi gerek ekonomik gerekse hukuksal anlamda kıskaca almaya çalıştığını belirterek, Siz vurdukça biz birleşiyoruz. Bu üstü kapalı ABD, FETÖ-Türkiye savaşının galibi kuşkusuz Türkiye olacaktır." ifadelerini kullandı.

            ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını yasa dışı yollarla delmekle suçladığı eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada        ABD'de tutuklu bulunan RezaZarrab da tanık olarak dinlendi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) İl Başkanı Onur Çalışkan yazılı yaptığı açıklamada ABD'de tutuklu bulunan RezaZarrab’ın itirafçı olmasının uzun süredir ülke gündeminde olduğunu belirtti.

            Gerek yazılı gerek görüntülü gerekse sosyal medyada bu konu üzerine sıkça tartışmalar yaşandığını ve bir çok ortamda tartışma konusu olduğunu aktaran Çalışkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

            "Sayın Genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin bir yıl önce bu konuyla ilgili göstermeye çalıştığı tehlike ve tehdit haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.  Zarrab ve rüşvet ağının doğruluğunun olması konunun savunulacak hiçbir tarafının ortada olmadığı anlamını taşımaktadır.

 Ancak bilinmelidir ki konu rüşvet veya yolsuzluk skandalının çok ötesindedir. Zira Türkiye İran arasında ya da Türkiye’de yaşanmış bir yolsuzluk ABD’yi ilgilendirmez. Uluslararası hukuk sisteminde de böyle bir durum söz konusu olamaz. Böyle bir suç varsa suçun yargı mercii Türk Mahkemeleridir. İddia makamı Türk savcılarıdır, karar verecek olan ise Türk hakimleridir.

            Başka bir iddia ise ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun Türkiye tarafından Zarrab kullanılarak delinmesidir. Ambargoyu koyan ülke ABD’dir, Türkiye değildir. ABD’nin İran ambargosunun Türkiye’yi ilgilendirecek hiçbir tarafı da yoktur. Bu olayların bütününe bakıldığında esas mesele Türkiye’yi zorba bir şekilde dize getirmeye çalışmaktır. Türkiye bu anlamda yüklü bir miktarda ABD tarafından kesilecek ceza ve cezanın ödenmemesi halinde F35 savaş uçağı projesi için ABD’ ye daha önceden ödediğimiz paranın mahsubu ve projenin iptali, akabinde ise farklı yaptırımlarla tehdit edilmektedir.

            Kısacası Uluslar arası bir tezgah ve üst akıl yakın zamanda Türkiye’yi gerek ekonomik gerekse hukuksal anlamda kıskaca almaya çalışmaktadır. Zarrab kimdir, nedir, necidir, kimlerle ne için iş tutmuştur bizi ilgilendirmez ama ABD ve içerdeki ABD severler şunları iyi bilmelidir.

            Biz Türkler gerekirse dayak yeriz ancak posta yemeyiz. Siz vurdukça biz birleşiyoruz. Bu üstü kapalı ABD, FETÖ - Türkiye savaşını galibi kuşkusuz Türkiye olacaktır.

            ABD bu ahlaksız ve hukuksuz stratejisiyle istemeden Türkiye’yi büyük güç yapacak ve tüm dünya önünde Türkiye’ye diz çökmek zorunda kalacaktır. Bunun teminatı ve koruyucu Ülkücü harekettir. Bu sözlerimizi uzak bir düşünce olarak görenler en geç iki yıl içinde ne demek istediğimizi anlayacaklardır. Ülkemizin bu karanlık günleri tan ağarmasından önce yaşanan en karanlık an gibidir. Ve mutlak hayırla sonuçlanacaktır. Türk devleti büyüktür her şeye kadirdir. 200 yıllık ne olduğu belli olmayan bir devlet binlerce yıldır dünyaya nizam vermiş bir milletle ve o milletin devlet etme geleneğiyle baş edemeyecektir.

            2 Aralık Cumartesi günü Türk savcılarınca eski CIA Türkiye sorumlusu hakkında yakalama kararının çıkartılması bu restleşmeden geri dönülmeyeceğinin en bariz ispatı olduğu gibi yakın zamanda yaşanacak olağan üstü gelişmelerinde habercisidir.

            Zarrab davasını yürüten savcının yolsuzluk şeması çizip Ahmed-i Nezat ve İran Cumhurbaşkanın isimlerinin yanındaki kutucuğu boş bırakıp içerisine soru işareti koyup basına sızdırması ise bambaşka büyük bir tehdittir. ABD’nin bu tutumundan içeride siyaset üretmeye çalışmak akıl karı olmadığı gibi tarifi dahi mümkün olmayan bir durumdur.

            Bilinsin ki hesap görmek istediği her ülkede aynı taktik ve stratejiyi kullanan ABD, Irak’ta, Lübnanda, Mısır’da, Katar’da bu stratejileriyle başarılı olmuştur.

 

            Ancak ne Türk Devleti ne de Türk Milleti bu ülkelerin hiç birine benzemez. Mutlaka ama mutlaka bu üstü kapalı savaşın Türk Devleti olacaktır. Bunu ispatı ise yazılmış ve yazılamamış şanlı tarihimizdir. Tüm kamu oyunu bu vesileyle saygıyla selamlıyor, hepimizin içinde bulunduğu bu gemide sağ duyu ve vatan aşkıyla hareket etmeye davet ediyorum."