“Hiçbir şey bize anlatıldığı gibi değil”
“Hiçbir şey bize anlatıldığı gibi değil”

Genç Maliyeciler Kulübü tarafından "Ortadoğu ve Türkiye" konulu konferans düzenlendi

“Ortadoğu’nun bin yıllık geçmişinde Türkler baş aktör.”

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Genç Maliyeciler Kulübü tarafından organize edilen "Ortadoğu ve Türkiye” konulu konferansa konuşmacı olarak Gazeteci-Yazar Mehmet Akif Ersoy katıldı.

Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda dün saat 15.00’da başlayan programa katılan Gazeteci-Yazar Mehmet Akif Ersoy Ortadoğu’da yaşananların televizyonda gösterildiği gibi olmadığını, gerçeğin çok daha farklı olduğunu kaydetti. Televizyonların ve uluslararası haber ajanslarının insanların algısını şekillendirdiğini ifade eden Ersoy “Hiç tanımadığınız adamları sevdirir, hiç tanımadığınız adamları düşman eder. Kaddafi’yi tanıyor musunuz, Usame Bin Ladinî tanıyor musunuz, ama onlarla ilgili hepinizin bir algısı var. Aklınıza gelen ilk kelime terörist, bunu şekillendirmek için var televizyonlar ve uluslararası haber ajansları. Bir adamı çok iyi bir noktaya da taşıyabilir, çok severse veya sevmezse yerin dibine de sokabilir” dedi.

Ortadoğu’nun bin yıllık geçmişinde Türkler baş aktör

Programın açılış konuşması İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Genç Maliyeciler Kulübü Başkanı Murat Görmüş tarafından yapıldı. Başkan Görmüş, Ortadoğu’da yaşananları gençlere daha iyi anlatabilmek için bu bölgede uzun süre görev yapmış bir Türk vatandaşının tecrübelerine ve bilgisine başvurmak amacıyla Mehmet Akif Ersoy’u Üniversiteye davet ettiklerini söyledi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her akşam haberleri izlediğinizde dikkat etmişsinizdir. Türkiye’den çok Ortadoğu ile ilgili haberleri görüyorsunuz. Bu basit ayrıntı aslında bize büyük bir gerçeği gösteriyor. Ortadoğu’daki her hangi bir ülkedeki bir olay o ülke kadar bizi de etkilemektedir. Bu durumun onlarca nedeni var ama en önemlisi bana göre Ortadoğu’nun bin yıllık geçmişinde Türklerin baş aktör olmasıdır. Biz ise son yüz yılda gözümüzü batıya çevirdik aslında batıdan ziyade Atatürk’ün dediği çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşa ülküsünü kendimize hedef koyduk. Ama maalesef bunu yaparken bir şeyi atladık, ‘geçmişimizi’. Bir milletin yükselmesi bir çınarın büyümesi gibidir, kökleri ne kadar sağlamsa o kadar büyür ve gelişir. Türkiye olarak iki binli yıllarla beraber bu hatamızı anladık ve yıllarca bizimle beraber yaşayan komşu ülkelerle yeniden sağlam ve köklü ilişkiler kurmaya çalıştık ama bu toprakları bıraktığımız gibi huzurlu bulamadık. Huzurlu bulamadık diye yeniden bizim sizinle işimiz olmaz diyemeyiz”

TV’ler size kendi perspektifinden anlatmak istediği şeyi anlatır

 

Daha sonra kürsüye çıkan Gazeteci-Yazar Mehmet Akif Ersoy "Ortadoğu ve Türkiye" ile ilgili katılımcılara bilgiler verdi. İnsanların Ortadoğu’da yaşananları, basının anlattığı yansıttığı şekilde değerlendirmeye ve anlamaya çalıştıklarını belirten Gazeteci-Yazar Mehmet Akif Ersoy, “Siz televizyonlarda son dakika haberleri görüyordunuz. Libya’yı uçaklar vurdu şurada saldırı oldu, çatışmalar yaşanıyor, çatışmalar şiddetlendi diye. Ben Libya’ya girdiğimde Haber Müdürü beni aradı ve dedi ki; “Mehmet Akif Paris’e Roma aktarmalı uçaklar var, ilk uçakla dönüyorsunuz” dedi. Çelik yelek, kask yok yanımızda, savaş var ülkede iç savaş çıkmış, güvenliğimizden endişe ettiler. Haber Müdürüne dedim ki “Havada bir tane uçak yok, şehirde bir hiç çatışma sesi yok. Burada hiçbir çatışma yok” yani orada anlatıldığı gibi değil hikâye dedim. Sonra yine savaşı takip etmeye başladım. Öyle şeyler yaşadık ki biz Libya’da. Siz televizyonda falanca binayı uçaklar vurdu, son dakika, otuz kişi öldü elli kişi yaralandı diye haber izlerken biz o binanın önüne gidiyorduk, anons çekiyorduk, diyorduk ki bina bu bina. Uçak yok, vuran yok, ölen yok, bunu anons çekip yayınlıyorduk.  Hep mi böyleydi? Hayır, hep böyle değildi ama ben buna Libya’da tanık olduktan sonra Yemen’e gittim. Yemen savaşını takip etmeye gittim. Sonra Mısır’a, Suriye’ye, İsrail’e, Irak’a gittim ve hep şöyle bir şeyle karşılaştım. Hiçbir şey aslında çok da bize anlatıldığı gibi değildi. Özellikle Arap isyanları sürecinde adına Arap isyanları dediler, o süreçte bize anlatılanlardan farklı fotoğraflar gördük aslında. Bizim işimiz şudur; her televizyon kanalı, her gazete, her uluslararası haber ajansı size kendi perspektifinden anlatmak istediği şeyi anlatır. Yani Müslüman Kardeşler Hareketi diye bir hareket var Mısır’da. Bunlar terörist organizasyon grubu olarak ilan edildi ve Dünya’nın her hangi bir yerinde bir suikast düzenlendi. BBC bir haber yapar der ki bu bölgede İç İşleri bakanına düzenlenen suikastın failleri bulunamadı ama orada Müslüman Kardeşlerin yoğun şekilde yaşadığı biliniyor der ve siz farkında olmadan zihninizde o suikastın Müslüman kardeşlerin yaptığını düşünmeye başlarsınız. İşte biz uzunca bir dönem Orta doğuyu oryantalist bakış açılarıyla, basının bize anlattığı, bize yansıttığı şekilde değerlendirmeye ve anlamaya çalıştık” şeklinde konuştu.