GELECEĞİMİZ İÇİN
GELECEĞİMİZ İÇİN

GELECEĞİMİZ İÇİN

 Geçen gün Suriyeli bir aileye yardımcı olmaya çalışıyordum. Lakin onlarla iletişim kurmakta epeyce zorlandım. Çünkü Arapçam ve İngilizcem yetersizdi. Bu hadise bana Ashab’dan Zeyd bin Sabit’i hatırlattı.

Hani Ashab-ı Kiram’dan bir Zeyd bin Sabit vardı.
"Peygamberimi Yahudiler yanlış bilgilendirebilir, tuzağa düşürebilir" diyerek kısa bir sürede İbranice öğrenen ve Peygamberimiz ile görüşen Yahudilere tercümanlık yapan on altı yaşındaki Zeyd bin Sabit..”

Şimdi üç dört yaşındaki çocuklarımıza İngilizce öğretmeye başlıyoruz ve üniversite bitene kadar İngilizce görüyor. Yetmiyor yabancı ülkelere dil öğrensin diye gönderiyoruz. İmam Hatip Liselerinde yedi sekiz yıl Arapça okuyor/okutuyoruz. Bunca çabaya rağmen 30 40 yaşına gelmiş adam adını söylemekten başka birkaç kelime Arapça, İngilizce konuşamıyor.

Ama tam bir İngiliz gibi yiyor, İngiliz gibi içiyor, İngiliz gibi giyiniyor, İngiliz gibi yaşıyor. Sonra da burada "Kudüs bizim onurumuzdur" diye slogan atıyoruz.
Yahudi gibi yaşayıp Müslüman’ca söylemlerle olmuyor be kardeşlerim. Böyle ne Kudüs özgür olur, ne Şam, ne Halep...
Adamlar bizim kutsal değerlerimize hakaret eden yazılar yayınlıyorlar, biz ise o yazıyı çevirecek çevirmen bile bulamıyoruz. Ama İngiliz yemeklerini, markalarını, yaşam şekillerini sorsanız hepimiz biliriz. 
_Çorabının yerini dahi annesine soran 20 yaşındaki delikanlı ile,

_Tek derdi ojesi, ruju ve erkek arkadaşı olan hanım kızımız ile bu aşamada biz Kudüs'ü özgür yapamayız.
_Akıllı telefonlara bakmak için eğilen gençlerimizin başları, ne zaman kitap okumaya eğilir işte o zaman Müslümanlar dünyayı yönetir. 
_Gençler o akıllı telefonlardan bilim, proje üretmek, kitap okumak için başlarını eğerlerse Kudüs özgür olur.

_ Kendimize gelip yerli yazılımları, yerli ilaç sanayisini bizler kurduğumuz zaman...

_ İğne iplikten giydiğimiz elbiseye, kibritten  ciletten oyuncaklarımıza, temizlik malzemesinden yediklerimiz ve içtiklerimize kadar her şeyi kendimiz ürettiğimiz zaman İslam alemi özgürlüğüne kavuşur.

O halde anne babalar ve biz eğitimciler olarak,

GELECEĞİMİZ İÇİN;

Yaptığı işin en iyisini yapmayı hedefleyen, dürüst, bilinçli, şuurlu, uyanık, Milletinin ve Ümmetinin derdiyle dertlenen; Ali’ler, Bilal’ler, İbrahim’ler, Ömer’ler, Osman’lar, Zeyd bin Sabit'ler… yetiştirmemiz lazım hem de acilen...