MHP’den YOLSUZLUK İÇİN SUÇ DUYURUSU
MHP’den YOLSUZLUK İÇİN SUÇ DUYURUSU

“Bütün bilgiler ve belgeler net bir şekilde elimizde mevcut. Biz bunları savcılıkla da KYK Müdürlüğüyle de paylaşacağız.”

“Yani 1 lira 15 kuruşa öğrenciye satmaları gereken ürünleri bunlar kantinde devletin fişiyle 2 lira 30 kuruşa satmışlar. 2 bin 500 öğrenciden günlük ortalama 2 lira parayı bu yöntemle ceplerine indiriyorlar.” 

MHP İl Başkanı Onur Çalışkan, dün makamında bir basın toplantısı ile ‘YOLSUZLUK DOSYASI’ açıkladı. Yapmış oldukları araştırmalarda, yüzde 100 emin olduktan sonra açıklamada bulunduklarını vurgulayan Başkan Çalışkan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu niteliği taşıyacak açıklamalarının belgelerini basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna duyurdu.

KAMUOYU VİCDANINA SESLENDİ

            “Nahoş bir durumun yaşandığı bir tabloyu bugün kamuoyuyla ve kamuoyunun vicdanıyla paylaşacağız.” diyerek sözlerine başlayan Onur Çalışkan, Kredi Yurtlar Kurumu bünyesindeki Gülsüm Ana, Ali Paşa ve Mehmet Emin Tokadi yurtlarının adlarını saydı ve bu yurtlardaki kantin işletmesini alan firmanın naylon fatura ile yolsuzluk yaptığını iddia etti.

            Tokat Vergi Dairesi’ne kayıtlı firmanın ortaklarını isim isim aleni olarak zikreden Onur Çalışkan, “Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı M.K., bir diğeri il yönetim kurulu üyesi diş doktoru C.A. Bir diğeri Tokat'ın bilindik isimlerinden S.İ. ve şirket ortaklarından bir başkası Ü.İ. Her şeyi bıraktınız analarının babalarının ne emekle okuttuğu öğrencilere mi gözünüzü diktiniz? Öğrencilerin cebindeki bu paralara mı gözünüzü diktiniz.” dedi. 1 liradan alınıp en fazla 1,15 liraya satılacak bir malı, hayali fatura ile 2,30 liradan satılacak şekilde düzenlediklerini, o fiyat üzerinden öğrenciye sattıklarını izah etti, ortaya çıkan rakamın aylık 150 bin liraya vardığını anlattı.

            MHP İl Başkanı Onur Çalışkan’ın suç duyurusunda bulunacaklarını beyan ettiği açıklaması özetle şöyle oldu:

            “Nahoş bir durumun yaşandığı bir tabloyu bugün kamuoyuyla ve kamuoyunun vicdanıyla paylaşacağız. Tokat içerisinde 30 bin öğrencinin bulunduğu ve öğrencilerin şehir ekonomisine ciddi anlamda katkı sağladığı bir ildir. Ailelerinin memleketimize okusun diye gönderdiği her öğrenci kardeşimiz bizlerin başının tacıdır. Bu anlamda Milliyetçi Hareket Partisinin önünden yola çıksanız Niksar Yolu Kavşağına olan güzergahta en az 50 dükkanda öğrenciye, askere yüzde 10 indirim yazan tabelalarını görürsünüz. Kısacası bu millet öğrenciyi de tıpkı asker gibi kutsallarından bilmekte ve sahip çıkmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi içerisindeki bazı yöneticilerin metal yorgunluğu üzerine sıkça gündemde olan bazı şeyler ifade ediyor. Bırakın metal yorgunluğunu, bırakın metal çürümesini, vicdanı çürümüş bazı yöneticilerin elimize yeni gelen bilgilerini Tokat kamuoyuyla paylaşacağız. Bu güruh üç tane yurtta kantin işletmesi yapıyor. Yani gitmişler herhangi bir ihale olmadan kredi yurtlar kurumunun genel merkezinden üç ihaleyi devralmışlar. Bunu sorgulamıyoruz. Bu işi yapıyorsunuz bari edebinizle, adabınızla yapın. Devlet bunlara 'toplamda üç kantini 2 bin 500 öğrenciyi size verdik ve bu öğrencilerin cebine günlük 11 lira sadece size harcayabilecekleri parayı koyduk.' diyor. Günlük 27 bin küsür liraya tekabül eden bu para sadece bu kantinde işletilebiliyor. 'Aynı zamanda sizden kira almıyoruz, elektrik, su faturası almıyoruz' demiş devlet ki bu tüm kredi yurtlar müdürlüğü yurtlarında zaten olan bir şey. Devlet yine sözleşmesinde 'bir liraya aldığınız bir malı, satabilirseniz en fazla satabileceğiniz rakam 1 lira 15 kuruş olabilir' demiş. Yani tıpkı askeriyedeki gibi 1 liralık bir mal üzerine en fazla 15 kuruş konulmak suretiyle satılabilir demiş. Bununla ilgili de alınan mallar idareye teslim ediliyor. Mallar teslim edildiğinde tıpkı askeriyedeki gibi; satış fiyatı değil, ortada bir şaibe olmasın diye aynı zamanda ürünün alış fiyatı da gösterilmek zorundadır. Çünkü burası devletin desteklediği bir kurum, öğrencinin var olduğu bir kurum. Ama bunlar ne yapmış, doymamış. Devletten alınanlar, yenilenler yetmemiş sahte, naylon bir fatura icat etmişler. K. Y. diye bir vatandaş, ne hikmetse bütün malları bu vatandaştan almışlar. İdareye teslim ettikleri fatura bu. K. Y. kim diye araştırdığınız zaman Tokat'ta küçük bir bakkal dükkanı çıkıyor. Bütün ürün çeşitlerini bu K. Y. kimse, satıyor. Ama böyle bir fatura yok çünkü bu fatura Maliyeye işlenmemiş naylon bir fatura. Bu naylon fatura ile 74 kuruşa alınmış bir ürünü 2 liraya aldık demişler. Yani 1 lira 15 kuruşa öğrenciye satmaları gereken ürünleri bunlar kantinde devletin fişiyle 2 lira 30 kuruşa satmışlar. 2 bin 500 öğrenciden günlük ortalama 2 lira parayı bu yöntemle ceplerine indiriyorlar. 2 lira günde 2 bin 500 öğrenciden günlük 5 bin lira yapıyor. Aya vurduğumuz zaman üç kantinden yapılan vurgun 150 bin lira. Bunu bütün kamuoyuna soruyorum. Hangi vicdan bunu kabul edebilir, sahiplenebilir?

Dün biraz sufle verdik sosyal medyadan. İsimlerini vermedik ama onlar ne yaptıklarını bildikleri için gece paniklediler ve telefon trafiğine girmeye çalıştılar. Telefon trafiğinden ziyade gidip bu faturalarda düzeltmeler yapmaya, birilerini ayarlamaya, ayartmaya çalıştılar ama başarısız oldular. Bütün bilgiler ve belgeler net bir şekilde elimizde mevcut. Biz bunları savcılıkla da KYK Müdürlüğüyle de paylaşacağız. Bunların üzerine gidilmezse, gerekli yerlerle de bu bilgileri paylaşacağız.

            Milliyetçi Hareket Partisi Tokat İl Başkanlığının Adalet ve Kalkınma Partisiyle hiçbir problemi yoktur. Hele hele bugün ülkenin zirvesinde oluşan mutabakatı sonuna kadar desteklediğimizi buradan kamuoyuna alenen ifade ediyorum. Ama Adalet ve Kalkınma Partisinin içerisinde Adalet ve Kalkınma Partili gibi gözüken AKP'lilerle Adalet ve Kalkınma Partililerle birlikte mücadele edeceğimizi de buradan kamuoyuna duyuruyorum. Arkasına almış olduğu siyasi güç, iradeyle Tokat'ta bu tür bir yolsuzluğa imza atanları hem hukuk önünde hem de kamuoyu vicdanında yargılayacağız. Kim bu isimler, bunları da alenen açıklayalım. Bunlardan bir tanesi Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı M. K., bir diğeri il yönetim kurulu üyesi diş doktoru C. A. meğer parasevermiş. Bir diğeri Tokat'ın bilindik isimlerinden S. İ., şirket ortaklarından bir başkası Ü. İ. Her şeyi bıraktınız analarının babalarının ne emekle okuttuğu öğrencilere mi gözünüzü diktiniz? Öğrencilerin cebindeki bu paralara mı gözünüzü diktiniz?

İddianın başka bir boyutu da var. İddianın vahim boyutu Tokat'ın bütün KYK yurtlarında da aynı sistemin yapıldığı yönündedir. Bunların acilen araştırılması gerekiyor.

Yaklaşan kongreleri varmış. Efendim yaklaşan kongreler de mi beklenmemiş, acaba farklı bir hesap mı varmış. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisine başka isnatlar atmaya kalkmasın. Böyle bir yolsuzluğu biz yüzde yüz araştırdıktan sonra bugün kamuoyuyla paylaşıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisinin içerisindeki siyasi hesaplar ya da onların kimi yönetime alacağı kiminle çalışacağı bizi ilgilendiren bir şey değil. Biz kendi işimize bakarız ama haksızlık karşısında susarsak kamuoyu da bunun hesabını sorar, sormasa da Cenab-ı Allah bunun hesabını bize sorar.

Bu yapılan yolsuzlukların hesabı mutlaka sorulmalı. Gaziosmanpaşa Üniversitesinde KY yurtlarında kalıp sadece devletin verdiği bu fişle hayatını devam ettiren öğrenciler var. Bu fişten başka hiçbir geliri yok, olmadığı gibi aldığı bursu gidip kafe köşelerinde yemiyor belki okuyan başka bir kardeşine veren ya da annesine, babasına gönderen kardeşlerimiz var. İdarenin bu durumdan haberleri yok mu, olmaması ihtimali var mı? Faturaya bakalım, faturada kaşe var mı, yok; imza var mı yok. Kaşesiz ve imzasız bir faturayı, ki bu fatura idarenin elindeki faturalardan bir tanesi, siz nasıl kabul edebilirsiniz? Ortada bir ortaklık söz konusu. Yurt müdürlerinden bir tanesi biraz önce saydığım şahıslardan birinin atamasıyla oraya gelmiş bir müdire hanım, bir diğeri de vekaleten orada oturan ve asaleten atanmayı bekleyen bir müdür. O devlet oraya öğrencilerin haklarını korusun diye oturtmuş. O devlet onları oraya böyle haksızlıklar yapılacağı zaman 'dur' desinler diye oturtmuş. Ama zaten yurt müdürlüğünün imzasıyla bu etiketler basılmaktadır. Yurt müdürlüğü bu etiketleri basmış, müdire hanımın imzasıyla basılmış.

Hiç sormuyor musunuz bu K.Y. kim? Tokat’taki tüm ürünlerin bayisi bu. Böyle bir şeyin teknik olarak mümkün olmadığını bütün kamuoyu biliyor.  A grubu ürün bir başka yerden, B grubu ürün bir başka yerden temin edilebilir. Ama bakın burada da görüldüğü üzere bütün ürünler K.Y. denen bir bakkal dükkanı tarafından güya bunlara satılmış. Ve bu faturalar da kesinlikle bu şirket tarafından muhasebesine işlenmemiş naylon faturalar. Çok büyük bir yolsuzluk. Aylık 150 bin TL’ye tekabül eden, günlük 5 bin TL’ye tekabül eden bir yolsuzluk. Soruyorum sizlere Aylık 150 bin lira. Bir memur bu 150 bin TL’nin yarısını alabilmek için 30 sene ter döküyor da 75 bin TL dahi emekli ikramiyesi alamazken 1 ayda yapılan vurgun bu. Bu hırsızlara kimse sahip çıkmaya çalışmasın. Bu işin içerisinde siyasi bir rant elde etmeye çalışmaya kalkmasın. Eğer kalkarlarsa bu hırsızlığı yapanlar yanlarında kimi bulur bilmiyorum ama karşılarında Milliyetçi Hareket Partisini ve Tokat halkını, Tokat kamuoyunu bulacakları kesindir.  Aynı nazarda bu arkadaşlar eğer birileri bunlara sahip çıkmaya kalkarsa demek ki bu işte bir ortaklığı var der kamuoyuna da bir daha bu isimleri de gündeme getiririz. Biz bu memlekette vatan, millet diyeceğiz, bunlardan bir tanesi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin il başkan yardımcısı, diğeri yöneticisi bu tür işlere kalkışacak! Hepinizin vicdanına sesleniyorum; hepiniz basın emekçisisiniz. Bugün 10 Ocak Dünya Basın emekçileri günü. Aylık 2-3 bin TL para için her birimiz ne zorluklarla evimize helal rızık götürebilmek adına mücadele veriyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi  bu konuyla ilgili eğer sussaydı bunu kendisine zul bilirdi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi değiliz. Kemal Kılıçdaroğlu da değiliz. Elimize birilerinin sahte belge tutuşturup da birilerinin hesaplarına alet olacak insanlar da değiliz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Tokat halkının ve öğrencilerin hakkını, hukukunu savunmak adına bu basın açıklamasını yapıyoruz. Bu hırsızlara sahip çıkan kim olursa da bizi karşısında zıpkın gibi bulacaktır. Biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımız yakın zamanda AK Parti ve MHP arasında tepede oluşmuş ittifaka kimse limon sıkmasın diye bir açıklama yapmıştır. AK Parti ve MHP ittifakı Türk milletinin ittifakıdır.  Kimse bu tür yolsuzluklarla, bizler vatan, millet derken kimse bu ittifaka limon sıkmaya çalışmasın. Ve bunlara bu ihaleleri veren milletvekili. Onu da biliyoruz. Bütün kamuoyu biliyor. Bunların arkasındakileri de biliyoruz. Hepsini buradan limoncu ilan ediyoruz. Bu işleri yapanlar Türk milletinin ittifakına limon sıkanlardır. Ve bunun bedelini kamuoyunda mutlaka hem vicdanen hem hukuk önünde vermeliler. Vereceklerine de inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Bunu da tüm kamuoyu görecektir”

“SAVCILIK ACİL HAREKETE GEÇMELİ”

Bunun bir iç çekişmeden kaynaklı olduğunu ancak MHP’yi ilgilendirmediğini belirten MHP’li Çalışkan, “Bizi ilgilendiren bu bir yolsuzluktur ve bu yolsuzluğun ortaya çıkmasıdır” dedi.  Acil bir şekilde üniversitedeki etiket fiyatlarının değişmesinin önemli olduğunu söyleyen Çalışkan, “Üniversitedeki bu sahte etiketlerin acil olarak gerçek faturalarıyla karşılaştırılıp, üzerine yüzde 15 konulmak suretiyle değiştirilmesi gerekiyor. Bunlar ürünü satmak istedikler fiyattan yüzde 15 düşmüşler sonra da faturalarını kesmişler. Öğrenciler de bunu sormamış bu nasıl oluyor üzerine yüzde 15 koyuyorsunuz hepsi küsuratsız çıkıyor diye. Bundan sonra dikkat edecekleri kanaatindeyim. Bu konuda Ülkü Ocaklarımıza da görev düşüyor. Çünkü bugünden itibarın etiket fiyatlarının acil olarak değişmesi lazım” dedi.  Önceki gün bu kişilerin belge karartma operasyonuna da gitmeyi düşündüklerini iddia eden Çalışkan “Yapacakları hiçbir şey kalmadı. Ayan beyan ortaya çıktılar. Bu işi kontrol etmekle sorumlu bir müdür var. Ve bu müdür vekaleten orada oturuyor. Gülsüm Ana, Ali Paşa ve Mehmet Emin Tokadi yurtları. Bu üç yurtta oturan 3 müdürün de kimler tarafından oraya oturtulduğu acil bir şekilde incelenmelidir. Bununla ilgili Tokat’taki bütün yurtlar incelenmeli. Y. Gıda K. Y. adına bir bakkal dükkanı. Biz araştırdık siz de araştırabilirsiniz. Vergi Dairesi Tokat. Bu faturalar kaşesiz, imzasız bir şekilde idareye teslim ediliyor. Böyle bir şey zaten söz konusu olmaz. İdare, el yazısı faturayı da kabul edemez. Bu faturaların hiçbiri işlenmemiş. Bu şirket çok farklı iş kollarında da hizmet veriyor. 2 tane ortağı böyle bir yolsuzluğu karıştı diye bütün şirketi zan altında bırakmak istemiyoruz. Bu şirket bu faturaları işlemiyor. Kimsenin haberi olmayacak, bunlar alacak-verecek, ekonomiye can verecekler” dedi.

 

Konunun Savcılık aşamasıyla ilgili olarak açıklamada bulunan Çalışkan, "Avukatlarımız aracılığıyla dilekçe yazacağız. Bu bir suç duyurusudur. Savcılığın otomatik harekete geçmesi lazım. Hatta bu suç, gecikmesinde mahsur olan bir suçtur. Acil bir şekilde harekete geçilmesi lazım. Belge, delil karartma vs. gibi yöntemlere gitmede bulunabilirler. Savcılığa da ifade edeceğiz. İl Müdürlüğünün de acil müfettiş tayin edip hemen bu soruşturmayı yürütmesi lazım” ifadelerini kullandı.