KOLON KANSERİ NEDENLERİ, BELİRTİLERİ,  KORUNMA YOLLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
KOLON KANSERİ NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, KORUNMA YOLLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç.Dr.Veli Berk (1-31 Mart) Kolon Kanseri farkındalık ayı dolayısıyla kolon kanseri hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, kanserin belirtileri görülme sıklığı tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

            Sindirim sisteminin büyük bir bölümünü oluşturan kalın bağırsak, yaklaşık 1,5-2 metredir. Kalın bağırsağın üst kısmını oluşturan bölüme ise kolon denir. Burada meydana gelen kanser ise kolon kanseri adını almaktadır. En sık görülen ilk 5 kanser arasında yer alan kolon kanseri daha çok 50 yaş üstü kişilerde meydana gelir. Bu hastalığın oluşmasında öne çıkan etkenler arasında, genetik yatkınlık başı çekmektedir.

            Kolon dediğimiz kısım kalın bağırsağın üst kısmını oluşturan, dar bölümdür. Halk arasında kolon için kullanılan kalın bağırsak ifadesi bu sebeple yanlış olmaz. Bir sindirim sistemi olan kolon anüs ile ince bağırsak arasında yer almaktadır. Ortalama uzunluğu 1,5-2 metre olan kalın bağırsak sindirim sisteminin beşte biri gibi büyük bir kısmını kaplamaktadır.

            Kalın bağırsağın baş kısmındaki geniş yere çekum adı verilir. Buradan sonra daralarak devam eden kısım asıl kolon dediğimiz bölümdür. Sonrasında ise rektum denilen bölüm bulunmaktadır. Kalın bağırsak ince bağırsağı çepeçevre sarmış vaziyettedir.

            Toparlayacak olursak kalın bağırsak; çekum, kolon, rektum ve anal kanal olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Kolonun görevi su ve mineralleri alınan besinden ayırıp, geri kalanı dışkı yoluyla atılmak üzere anüste depolamaktır.

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri Nedir?

            Yukarıda genel hatlarıyla bahsettiğimiz gibi kolon aslında kalın bağırsağın bir bölümüdür. Bu sebeple kolon kanseri ifadesini duyduğumuz an aklımıza kalın bağırsak kanseri gelmelidir. Kalın bağırsak ağız yoluyla alınan besinlerdeki suyun, inorganik tuzların ve yağ asitlerinin emilimini yapmaktadır. Emilim sonrası geriye kalan besin dışkılama yoluyla atılmak üzere anüste bekletilir. Anüs ise kalın bağırsağın çıkış noktasıdır.

            Kolon mukozasında bulunan hücrelerin DNA’sında meydana gelen hasar sonucu, kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla kanser meydana gelmektedir. Kolonda meydana gelen kansere ise kolon kanseri veya kalın bağırsak kanseri adı verilir. Cinsiyet olarak değerlendirdiğimizde erkek ve kadınlarda görülme oranı hemen hemen aynıdır. Tüm kanserler arasında ise en sık görülen 3. kanser türüdür. Her yaşta görülen vakalar olsa da, genel olarak bakıldığında 50 yaş ve üzeri kişilerin daha çok kolon kanserine yakalandığı bilinmektedir.

Kolon Kanserinin Evreleri Nelerdir?

            Kolon kanseri hastalığın seyrine göre 4 evre halinde meydana gelmektedir.

•Evre I: Hastalığın erken evresidir. Kanser hücreleri veya tümör henüz bağırsağın iç ve orta tabakalarındadır.

•Evre II: Tümör kolonun daha derin duvarlarına yayılmaya başlamıştır. Fakat kanser lenf nodlarına sıçramamıştır.

•Evre III: Kanser artık lenf nodlarına yayılmış haldedir ancak diğer organlara veya vücudun diğer bölgelerine sıçramamıştır.

•Evre IV: Hastalığın son ve en ileri safhası olan bu evrede kanser akciğer, karaciğer gibi hayati önemi olan organlara sıçramıştır.

Kolon Kanserinin Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

            Diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi kolon kanseri için de, asıl sebep budur, şu hatalar yapıldığı için meydana gelmektedir gibi kesin cümleler kurmak imkansızdır. Ancak şimdiye kadar meydana gelen vakalardan derlenen bilgilere ve istatistiklere bakıldığında genetik faktörlerin büyük etken olduğu göze çarpmaktadır. Yani ailede daha önce kolon kanseri olan biri varsa, siz de risk altındasınız demektir. Kötü beslenme burada da karşımıza çıkıyor. Hayvansal yağ içeren gıdaları çok fazla tüketmek, işlenmiş gıdalar tüketmek, yeterince meyve-sebze yememek ve tabi ki sigara içmek kolon kanserinin risk faktörlerindendir. Bir diğer risk faktörü ise ileri yaş. Yapılan araştırmalar kolon kanserine yakalanan kişilerin çoğunun 50 yaş ve üzerinde olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kolon Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

            İştah kaybı, çabuk yorulma, zayıflama, hemen doyma hissi, kabızlık gibi belirtiler kolon kanserinin ilk habercilerindendir. Bunlar arasında en belirgin ve sık rastlanan belirti kabızlık ve gaitadaki kandır. Eğer bağırsakta bir tümör meydana geldiyse bu ilk olarak karında bir ağrı yapar. Sonrasında dışkılamada zorluk hissi çekersiniz. Çünkü oluşan tümör bağırsaklarda tıkanıklık yapacak ve dışkılama anında şiddetli ağrılara sebep olacaktır. Hatta gaz çıkarmak bile hasta için işkence haline gelmektedir. Kendini çok net bir şekilde gösteren diğer bir belirti de; kanlı dışkı ve dışkının çapında daralma olmasıdır. Kendinizde böyle bir durum gözlemlediğiniz an bir hekime muayene olmalısınız.

Ancak kolon kanserinin tanısı oldukça kolaydır. Gaitada (dışkı) gizli kan testleri kolon kanserinin tanısında yardımcı olmaktadır. Erken teşhis için kullanılan diğer bir yöntem ise sigmoidoskopidir. Bunda da yine kolonun görüntülenme şansı vardır.

            Kolonoskopi sayesinde kalın bağırsak tüm ayrıntılarıyla incelenebilmektedir. Bu esnada eğer polip tarzı küçük tümörler varsa hemen müdahale edilip, kansere yol açmasının önüne geçilebilmektedir.

Kolon Kanserinden Korunma Yolları Nelerdir?

            Kolon kanserini önlemek istiyorsanız öncelikle buna neden olan şeyleri tespit edip, uzak durmakla işe başlayabilirsiniz. Çok fazla yağlı gıdaları, işlenmiş etler ve özellikle hayvansal yağ oranı yüksek olanları diyet listenizden çıkarın. Bol bol meyve sebze tüketmek kolon kanserine karşı koruyucudur. Özellikle lif oranı yüksek olanları seçerseniz daha faydalı olacaktır. Düzenli olarak sağlık kontrolleri yaptırmak, sporu yaşam stiliniz haline getirmek, kolon kanserine yakalanma ihtimalinizi azaltacaktır.

Kolon Kanserinin Tedavisi Nedir?

            Kolon kanserinde en çok tercih edilen tedavi yöntemi cerrahidir. Bunun yanında kemoterapi de erken evrelerden veya ameliyat sonrasında, yeni kanser hücrelerinin oluşmaması adına kullanılan diğer bir tedavi şeklidir.

Cerrahi Tedavi: Cerrahi yöntem daha çok hastalık erken evrede ise yapılabilmektedir. Henüz çok büyümemiş ve diğer organlara yayılmamış olan tümör, etrafındaki bir kısım sağlıklı doku ile birlikte kesilerek alınır. Bu işlemden sonra geri kalan sağlam kısımlar birbirine bağlanır. Cerrahi müdahalenin anlattığımız bu işlemlerine anastomoz adı verilmektedir. Eğer tümörün çıkarılmasından sonra, sağlam kısım birbirine bağlanamıyorsa, doktor karının duvarında kalın bağırsağın içeriğinin dışarı atılmasını sağlayacak bir delik açar ve bağırsakları buraya bağlar. Bu işleme ise kolostomi denmektedir. Kolostomi yönteminde açılan deliğe bir torba takılır ve gaitanın burada birikmesi sağlanır.

Kemoterapi: Kanser hücrelerinin yok olmasını veya çoğalmasını önlemek için, ilgili ilaçların toplar damar yoluyla vücuda verilme işlemine kemoterapi denir.