REKTÖR UZUN DOSTLAR MECLİSİNİN KONUĞUYDU
REKTÖR UZUN DOSTLAR MECLİSİNİN KONUĞUYDU

HUZURLU BİR ŞEHİR TOKAT

Dostlar Meclisi’nin 2018 yılı ilk programının onur konuğu Bartın Üniversitesi Rektörü ve YÖK Kalite Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Orhan Uzun oldu. Rektör Uzun “yükseköğretimde küresel eğilimler ve kalite” ile ilgili bilgiler verdi. 2012 yılından itibaren Bülent Ecevit Üniversitesinde görev yapan Bartın Üniversitesi Rektörü ve YÖK Kalite Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Orhan Uzun, bu süre zarfında Rektör Yardımcılığı ve Dekanlık gibi yönetim görevlerinde bulundu. Aralık 2015’ten itibaren Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Orhan Uzun, 18 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Bartın Üniversitesi Rektörlüğüne atandı.

Tower Otel’de Cuma günü akşamı düzenlenen programa Bartın Üniversitesi Rektörü ve YÖK Kalite Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Orhan Uzun, Dostlar Meclisi’nin öncü ismi Burhan Besler, davetli misafirleri katıldı.

Programın açılış konuşmasını Dostlar Meclisi’nin öncü ismi Burhan Besler yaptı. Burhan Besler konuşmasında “Dostlar Meclisinin Mart ayının başlangıcında yaptığımız toplantısında onur konuğumuz Bartın Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Orhan Uzun. 20 yıllık bir sürede Tokat’ta bulunmuş. Bir değişiklik yaptık, Meclis içerisindeki arkadaşlarımızın her toplantıda konusu ve alanı ile ilgili beş on dakika konuşmasını istiyoruz.” dedi.

Burhan Besler’in konuşmasının devamında Meclis Üyesi Semra Öztürk mesleği ile ilgili bilgilendirme konuşması yaptı. 230 civarında engelli öğrenciye hizmet verdiklerini belirten Öztürk,  bedensel-zihinsel engellilerle, öğrenme güçlüğü, otizm ve işitme engellilerle çalıştıklarını belirtti.

Bartın Üniversitesi Rektörü ve YÖK Kalite Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Orhan Uzun’un özgeçmişinin okunmasının ardından kürsüye davet edildi.

HUZURLU BİR ŞEHİR TOKAT

Eşinin Tokatlı olduğunu belirten Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun 1990 yılında ilk kez Tokat’a ayak bastığını belirtti. Tokat ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşan Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun “Doğrusu Tokat’ın ismini çocukluğumda çok da duymuş değildim. Hâlbuki tarihi bir mekân olan Tokat’ın böyle bir talihsizliği de var. Turhal’ın adını çok duymuştum, Turhal şeker fabrikasından dolayı. 1990’da bir Temmuz sabahı Tokat’a inmiştim, Tokat’a geldiğimde ilk fark ettiğimiz şey, Ali Paşa Camisinin hamamının karşısında otobüsten indim, karşıda Ali Paşa Camisini gördüm. Camiye gittim, namazımı kılıp camiden çıktıktan sonra bir yaşlı amcayı şadırvanda oturmuş sırtını çınar ağacına yaslamıştı, hissettiğim duygu şuydu; ne kadar rahat bir insan. Müthiş bir huzur, sakinlik ve rahatlık duygusu hissetmiştim. Tokat’a girerken aklıma gelen şey şuydu, bu şehir hakikaten huzurlu bir şehir. Tokat’tan ayrıldım ama bir yanım hep burada” dedi.  

Afrin’de şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet dileyen Uzun, yaralılara acil şifalar dilediğini ifade etti.

Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun konuşmasını şöyle sürdürdü; “Umut verecek bir konuşma yapmak istiyorum aslında umuda ihtiyacımız var. Kendi içimizde eleştiriler yapıyoruz ama durum çok daha vahim değil aslında. Dünya ile kıyasladığımızda dünyada da benzer problemler var ve bizim de Yüksek Öğretimle ilgili problemlerimiz var. Bu problemler sürekli güncellenen problemler çünkü Yükseköğretim çok dinamik bir yapı, özellikle 20. Yüzyılda bu bilgi toplumunu da aşıyoruz artık, akıllı toplum, sürekli güncellenen, değişen güncellenen yeni ufuklar yeni projeksiyonlar bunlar içerisinde de eğitim kendisine en uygun olanı bulmak durumunda. Bu problemlerimiz hiçbir zaman tükenmeyecek biz sürekli arayışta olacağız. Herkes üniversiteden bir şey bekliyor, Üniversitelerin işi hakikaten zor. Dünyada ki Yükseköğretim trendlerine baktığımızda neler oluyor? Küreselleşmenin de etkisiyle bütün dünyada var olan yaşanan gelişmeler; birincisi uluslararasılaşma, ikincisi kitleselleşme, üçüncüsü rekabete dayalı ve azalan kamu kaynakları artışa paralel olarak, dördüncüsü özel ya da vakıf yükseköğretim kurumlarının artışı ve ya mevcut kurumların özelleşmesi. Artan yükseköğretim kurumlarının sayısına bağlı olarak nitelik nicelik tartışmaları, bizim ülkemizde de son on yıldır bu tartışmalar yapılıyor. Küresel rekabet dolayısıyla küresel sıralamalara girme çabaları” 

ÜNİVERSİTELERDE AR-GE AĞIRLIKLI

BİR SIRALANDIRMA YAPILIYOR

Üniversitelerde nitelikli eğitimin önemine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun “Üniversitelerin çok temel çeşitlenen vazifelerinden üçüncü vazife de eklendi. Eğitim-öğretim birincisi, ikincisi AR-GE, üçüncüsü de topluma hizmet uygulamaları yada sosyal sorumluluk, ilk beş yüze giren üniversitenin hangi parametrelerle sıralandığına baktığımız zaman Dünya’da ki derecelendirme kuruluşlarının bir çoğunda çoğunlukla AR-GE ye dayalı parametreler üzerine, yani öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı, öğretim üyesinin üniversiteye kazandırdığı fon sayısı, fon miktarı, doktora mezun sayısı, mezun olanların istihdamı gibi parametreler üzerinden daha çok AR-GE ağırlıklı bir sıralandırma yapılıyor. Bu şu demek değil, yani ilk 500 e giren bir üniversitede mutlaka çok kaliteli bir eğitim öğretim veriliyor demek değil. Çok üstün nitelikli AR-GE çalışmaları yapılabilir, ama bu orada çok nitelikli bir eğitim öğretimin sürdürüldüğünü peşinen garanti etmez. Bizler AR-GE anlamında çok üst düzeylerde olmadan nitelikli eğitim öğretim vererek insana yatırım yapabiliriz. Nitelikli insan kaynağı yetiştirebiliyorsanız yarınlarınızı güvence altına alabilirsiniz. İlk 500’e giremedik diye dünyanın sonu demek değil, nitelikli eğitim öğretim vermiyoruz demek değil” dedi.

Soru cevap kısmı ile devam eden program, hediye takdimi ve günün anısına hatıra fotoğrafının çekilmesi ile son buldu.