BAŞKAN YILDIRIM, 4 YILI DEĞERLENDİRDİ
BAŞKAN YILDIRIM, 4 YILI DEĞERLENDİRDİ

“Projelerimizde yüzde 80 itibariyle ya başladık ya da bitirdik.”

“Geldiğimizde 40 milyon TL borç vardı, şuan itibariyle 70 milyon TL borcumuz var.”

Erbaa Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım, 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleşen mahalli idareler seçimlerde belediye başkanlığını kazanmasının üzerinden 4 yıl geçmişken, geride bırakılan bu süreci değerlendirmek üzere basın mensupları ile bir araya geldi. Gazetemiz adına katılan isim Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Fatih Kılıç oldu.

SORGUN TERMAL’DE TOPLANTI

            Başkan Hüseyin Yıldırım, bu yılki değerlendirme toplantısını Yozgat Sorgun Termal Otel’de planladı ve ilimiz basın mensuplarını orada ağırladı. Başkan Yıldırım’ın basın toplantısında öne çıkardığı husus, seçimler için vaatte bulundukları projelerde yüzde 80 oranında ya başladıklarını ya da bitirdiklerini vurguladı. Sorular üzerine borç durumunu izah etti.

            Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım’ın açıklamalarının özeti şöyle oldu:

SAĞLIKLI BİLGİLENDİRME GEREKİYOR

“Yaklaşık 4 yıl geçti. 3 yıldır her ortamda yan yana geliyoruz. İstişare ediyoruz. Sizler birikimlerinizle bizlere fikir verirken bizler de yaptıklarımızı sizlere anlatmaya gayret ediyoruz. Sizler de kaleminizle, köşenizden, gazetenizden ya da internet portallarından bizlerin yapmış oldukları hizmetleri ya da fikirlerimizi kamuoyu ile paylaşıyorsunuz. Bu çok önemli çünkü öyle bir çağda yaşıyoruz ki araştırmalar 4 saatte gündemin değiştiğini ve hızlı şekilde de yayıldığını gösteriyor. Eğer siz sağlıklı ve doğru bilgi aktaran kanallardan topluma aktarmazsanız sağlıksız ve doğru olmayan yanlış beyanlar toplum üzerinde bir algı oluşturuyor. Yapmış olduğun birçok çalışmanın da önüne geçiyor. Enerjinizi de sömürüyor.

KUŞBAKIŞI İLE SORUNLARI GÖRDÜK

Biz 4 yıl önce göreve geldiğimizde yaptığımız toplantıda şunu söylemiştik. Biz Erbaa’ya kuşbakışı baktık. Erbaa’nın ihtiyaçları neler diye çeşitli çevrelerle sivil toplum kuruluşlarıyla istişarelerde bulunduk. Erbaa’nın eksiği şudur, yapılması gerenler bunlardır dediğimiz konularda Erbaa’mıza kuşbakışı bakarak bir bütün halinde planlamıştık. Erbaa’nın ihtiyaçlarını ortaya koyarken birbirini besleyecek projeler noktasında çalışma yapmıştık. Bütün çalışmalar aslında bir yol üzerinde birbirine bağlanıyor ve birbirini besliyor. Şuana kadar baktığımızda yüzde 80 itibariyle ya başladık, ya da bitirdik. İnşallah önümüzdeki süreçte şuan yapmış olduğumuz projeler var. Özellikle Park Vadi ve İmbat Projemiz yeni stadyumun yapılmasıyla yeni Erbaa Meydanıyla beraber de hizmetlerimizin yüzde 90’a yakınını tamamlayacağımızı görüyoruz.

EŞİK ATLAMAMIZ GEREKİYORDU

Erbaa’nın yukardan fotoğrafını çektiğimizde şunu görmüştük. Erbaa’da bir potansiyel var ama artık bir eşik atlaması gerekiyor. Yani bir tümseğe gelmiş onun önünde takılmış bir yukarı doğru hamle yapıyor, aşamıyor geriye doğru geliyor. Bunu aşmamız gerektiğini düşünmüştük. Bununla ilgili GZFT analizi yapmıştık.  Erbaa’nın avantajlı yönleri, tehditleri, gelecekle ilgili kaygıları fırsatlar nedir? Diye bir analiz yapmıştık. Orada şunu görmüştük Erbaa bir tümsek atlamak zorunda. Ve bu bize nasip oldu, biz atlatacağız. Erbaa’nın sosyal hayatı ile ilgili eksikler vardı. Erbaa’nın yaşam hayatı ile ilgili eksikler vardı. Erbaalı para kazanıyor ama ihtiyacını göreceği sosyal donatı alanlarını göremiyordu.  Erbaa’da bir yapılaşma vardı. Modern kent yapılaşması vardı. Ama bu modern kent yapılaşmasının Erbaa’ya getirmiş olduğu bir yalnızlaşma vardı. Bunları nasıl çözeriz diye planladık. Hepsine birden kuşbakışı baktık ve planlama yaptık.

Öncelikle biz dedik ki Gazi Bulvarını yapmalıyız. Gazi Bulvarı bizim şehrimizin üç girişinden biri. Çok eskiydi, köhneydi ve Erbaa’mıza yakışmıyordu. Buranın altyapısını ve üst yapısını yaptık. Bir de Gazi Bulvarı bizim ana aksımız. Gazi Bulvarı Park Vadi’ye de gidiyor, İmbat Projemizi de kapsıyor, stadyumun olduğu yere de temas ediyor, bizim çarşımıza temas ediyor, Çamlığımıza temas ediyor ve Gazi Bulvarı bizi TOKİ’ye götürüyor. Gazi Bulvarı bizim ana proje eksenimizi oluşturuyor. Bunun için de önceliğimizi Gazi Bulvarına verdik. Eskiyen, kurumuş, yaşlanmış ağaçlarımızı revize ettik. 200 tane ağaç kaldırdık, 600 tane ağaç diktik. Altyapısını yeniledik, yollarımızı modern hale getirdik. Yaklaşık 5 Milyon TL maliyetle de Gazi Bulvarını bitirdik.

Gazi Bulvarından sonra da projelerimiz hızlandı. Meydanı geldiniz gördünüz diye biliyorum. Çarşımızı yayalaştırdık. Meydanımızı yaptık, kültür parkımızı yaptık. Sıfır kot uygulaması yaptık.  Yaklaşık 50 bin metrekarelik alanda şuan engelli vatandaşlarımız, kadın kardeşlerimiz, özellikle çocuk arabası olanlar çok rahatlıkla alışverişini yapabiliyor, sosyalleşebiliyor ve hiçbir engelle karşılaşmıyorlar. Çok da mutlular. Şuanda esnafımız ve vatandaşımız bundan çok mutlular. Tabi ki buralar kazıldığında, çamur olduğunda, toz olduğunda kaygılar yaşandı. Eleştiriler aldık. Ne olacak kaygısını yaşadılar. Cirolar düştü. Ama şuanda memnuniyeti yüzdeye vurduğumuzda yüzde 90 oranında bir memnuniyet var. Işıklandırmasıyla, altyapısıyla, yeşil alanlarıyla gerçekten Erbaa’mıza yakışan bir meydan yapmış olduk.

Yine Gazi Bulvarımızın bağlantılı olduğu stadyum var biliyorsunuz. Stadyumumuzla ilgili 17,5 Milyon TL’ye ihale yapıldı. Biz elimizi daha çabuk tutmuştuk. Biz bunun 3 yıl önce bakanlık ziyaretimizde sözünü almış, dosyalarını götürmüş, bütün takas işlemlerini başlatmıştık. Bu gayretin bize bir torpili oldu. Stadyumumuzun inşasına bu günlerde başlanacak. Bittiği zaman şu anki stadyumumuzun olduğu yere stadyumun tribünlerini yıkacağız, yeşil alanlarını bırakacağız oraları inşallah yine gençler için saha olarak bırakacağız. Çocuk parkları yapacağız, yürüyüş alanları yapacağız.

Oradan geçeceğimiz İmbat Projemiz var. Park Vadi Projemiz bizim 100 dönümlük bir alan. İmbat Projemiz 150 dönümlük bir alan, maliyeti 8 Milyon TL civarında. Burada Park Vadiyi imar edeceğiz. İkinci bir Park Vadi olacak. Bunun özelliği şu, birincisi yürüme mesafesinde, ikincisi şehirleşirken çocuk parkları, yeşil alanlar unutulmuş, merkezde ihmal edilmiş, daha önceki planlamalar 2 kat üzerine planlandığı için yeşil alan ihtiyacı olmuş. Yeşil alan ihtiyacını İmbat Projesiyle karşılayacağız. Stadyumun yerine yağacağımız proje ve İmbat Projesiyle de Erbaa’da 50 yıl daha şehir merkezinde yeşil alan ihtiyacı olmayacağını düşünüyoruz.

Çamlıkta sosyal tesis ihtiyacımız var. Erbaa’da yaklaşık 50 yıldır kullanılan bir alan. Eski ismi Şahin Tepesi. Eskiden restoranlarımız vardı, yıkıldı yenisi yapılmadı. Bunu yapmak da bize nasip oldu. Kafe restoran yapacağız. Proje bir oteli de kapsıyordu. Bunu maalesef yatırımcı bulamadığımız için erteledik. Bu projemizde inşallah bir sonraki programımızı orada yaparız diye umuyorum. Orada çay içeceğimiz ve yemek yiyeceğimiz bir alan olacak. Çünkü Erbaa’mız bunu hak ediyor. Bizim şehrimizin merkezinde 35 dönümlük koru var. Belediyeye ait hepsi. Ama ne hikmettir ki biz burayı kullandıramıyoruz. Bu çamlığın olduğu yer 35 dönüm koru aslında. Bilinçli vatandaş da kullanmıyor. Işıklandırması var, kamelyalar var. Ama bu proje ile beraber şehir merkezinin artan nüfusunu karşılayacak yaşam alanı olarak planlıyoruz.

Sokak hayvanları çok büyük problemimiz. Bizim barınağımız vardı. Standartlara uygun değildi. Bunu valilikle istişare ettik, kapattık. Aynı Turhal Belediyemizin yaptığı gibi biz de Orman ve Su İşleri Bakanlığının hibeleriyle bir barınak yapacağız. Şuanda 3 tane doğal yaşam alanı inşa ettik. Kulübeleri var. Yemek verdiğimiz alanlar var. Köpekleri topluyoruz oraya götürüyoruz. Günlük 3 öğün yemekleri suları veriliyor. Hayvanlara 2 veteriner hekimimizle beraber bakım yapıyoruz. Çift vardiya yapan aracımız var. Yaklaşık olarak ayda 25 bin TL maliyetle hayvanlara hizmet ediyoruz. Kısırlaştırıyoruz, tedavilerini yapıyoruz. Ama yasadan kaynaklı olarak elimiz zayıf. Vatandaşlarımız şöyle bekliyor. ‘Köpekleri al ölene kadar bir yere hapset. Orada bak bakımlarını yap.’ diye bekliyor. Ama inancımız buna müsaade etmiyor.

13 Şubat’ta yeni bir yönetmelik çıktı. İkinci el araç satışı ile ilgili bir yönetmelik. Bundan sonra kime ayak üstü araç satamayacak. Yetki belgesi olacak. Noterden satış yapanlarda da noter bundan sonra yetki belgesi isteyecek. Artı galericiler artık trafiğin akışını bozacak yerlerde bağımsız bölümü en az bir konut olan yerlerde hizmet edemeyecek. Yani artık sitelere gidin, siteler oluşturun, diyor. Erbaa’mızda bize en çok ‘Bizi galerici teröründen kurtarın.’ diyorlardı. Bu da hükümetimizin çıkartmış olduğu yönetmelikle hayat bulacak. Pazartesi günü itibariyle ihalemizi yaptık. 43 dükkan üzerinden yeni galericiler sitesi yapıyoruz. Bununla beraber hem trafik yükümüz azalacak. Sosyal anlamda da vatandaşlarımız rahatlamış olacak.

Altyapı biliyorsunuz artan maliyetlerle beraber daha da maliyetli bir hal aldı. Erbaa 1942’de yıkılmış. 1950’de yeniden inşa edilmiş. Fakat altyapısı da düşük katlı evler için planlanmış. Şuan da kayıp kaçak oranımız yüzde 50-60 civarında. Türkiye ortalaması da bu zaten. Bunu yenilememiz gerekiyor. Belediyenin en önemli sorunu budur aslında. Ama belediyeler para yutar, toz yapar, çamur yapar, eleştiri çok olur diye altyapıdan kaçar. Biz göreve geldiğimiz günden beri merkezden başlamak üzere altyapı çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Büyük altyapı ihalemizi yaptık ama ülkemizin içinde bulunduğu şartlardan dolayı fiyatlar yüksek çıktı, İller Bankası tarafından iptal edildi. Büyük altyapı projemizi hayata geçirip Erbaa’daki altyapı hattını değiştireceğiz. Erbaa yağmur alan bir yer yağmur su drenaj hatlarımız eksikti. Bu yatırıma öncelik verdik. Şehrimizin en üst seviyelerine kadar bu hatları yaptık ki azalta azalta merkeze alıyoruz suları. Merkezde yağmur sularından kaynaklı sorunları gidermiş olduk. Şimdi bunu mahallelere kadar yapıyoruz.

Adayken şehri çok iyi tanımıyorsunuz aslında şehirle ilgili çok bilginiz olmaya biliyor. Sadece ana problemleri görüyorsunuz. Vatandaşlarla bir araya geldiğinizde sorunları daha iyi görüyorsunuz. En büyük talep Erbaa’da yol, kaldırım, yine altyapı bizden en çok bu isteniyordu. Gerçekten de merkezde bir şeyler yapılmış ama çevre mahalleler bunlardan mahrum kalmış. Bize çevre mahallelerimizden çok ciddi bir üst yapı talebi geldi. Biz de bir atak başlattık. Öncelik olarak hiç yolu olmayan ve çamurda olan vatandaşlarımıza daha sonra yolları bozulmuş deforme olmuş artık trafik yükünü taşımayan genişletilmesi gereken yollara önem verdik. Bununla ilgili çalışma başlattık. Şuana kadar 40 Milyon TL’lik yatırım yaptık sadece kaldırım, yol, parke taşı. Şuanda Erbaa’nın bütün çevre mahallelerinde yatırımlarımız var. Çok az bir kısım kaldı. Bunları da seçime kadar yapacağız.

Şunu biliyoruz ki Tokat’ın geleceği tarım ve hayvancılıkta biz eğer çok büyük bir ağır sanayi fabrikası gelmezse biz ne yaparsak yapalım bir gün bu tekstil fabrikaları da gidecek. Biz yine tarım ve hayvancılığa kalacağız. Belki Turhal ve Erbaa’da yine tuğlaya yöneleceğiz. Ahşap sanayiye yöneleceğiz. Bunun için de altyapı gerekli. Biz soğuk hava deposu ve hal projesini başlattık. Hal ile ilgili yeni bir yasa çalışması var. Onu askıya aldık ne olacağını görmek için. Soğuk hava deposunu DOKAP’tan aldığımız 3 Milyon TL’lik destekle başlattık. 2-3 ay içinde biter. Erbaa’da soğuk hava deposunu kullanacak ürün mü var ki yapıyorsunuz, dendi, ben de şöyle söyledim ‘acaba soğuk hava deposu olmadığı için mi bu ürünler üretilmiyor?’ Bir de böyle bakmak lazım. Soğuk hava deposuyla birlikte eğer yapılıyorsa ben şu kadar meyve yapmak istiyorum.’ diyen vatandaşlarımız da var. Tokat’ımız tarım şehri. Arazilerimiz dar çok büyük arazilerimiz yok. Verimli ama küçük arazilerimiz var. Bunları iyi kullandığımızda geleceğin tarımda olduğunu göreceğiz. Toprağını kirletmeyen, iyi bakan tarıma yönelen Tokat ilerde Türkiye'de söz sahibi olacak. Aslında söz sahibi ama sadece organize değil. Bilinçli değil, bilinçli şekilde yapmıyor. İnşallah bilinçli şekilde yaptığımızda bunun karşılığını alacağız.

NİKSAR BELEDİYESİNE ÇAĞRI

Yeşilırmak Katı Atık Yönetim Birliği Başkanı olarak oradaki 8 belediyenin hakkını koruyacak ve Kelkit Havzasında yaşayan vatandaşın hakkını korumakla sorumlu olan bir kişi olarak katı atık taşıma sorunu çözülmezse biz hukuki zeminlerde hakkımızı arayacağız. Bu olmuyor. Bizim elektrik üretimimiz de düşüyor. Devletin bir talimatı var. Yeşilırmak Katı Atık Yönetim Birliğine üye olmak zorundasın diyor. Bu noktada Niksar Belediyemiz de üzerine düşeni yapmalı, dediğim gibi aksi takdirde hukuki işlemlere başvuracağız.

70 MİLYON LİRA BORÇ VAR

Belediye hizmetlerinde finansman önemlidir. Biz buraya geldiğimizde 40 milyon lira borçla karşılaştık. Vatandaşlarımızın bizlerden beklediği hizmetler vardı. Bunların hepsiyle ilgili çalışmalarımızı yaptık. Kurumlara, Bakanlıklara başvurular yaptık, hibelere başvurduk, kaynak arzu ettik. Bunlardan olumlu ve olumsuz dönüşler oldu. Belediyelere gelecek paralardan kesilmedi, herkes hakkı neyse aldı. Özellikle iktidar belediyelerinin daha fazla kullandığı Bakanlık bütçelerinden proje karşılığı aldığı paralar oldu. Suriyelilerin gelmesi, Güney Doğu’daki çukur mücadelesi, Fırat Kalkanı ve Afrin harekatıyla birlikte kaynakların bir kısmı oralara kaydı. Siyasilerimizle istişarelerimizde verdiğimiz sözleri tutmamız gerekiyordu, söz verdiğimizi yapmamız gerekiyordu. O zaman ne yapacağız, borçlanacağız ya da yer satacağız. Başkaca yol yol, devletten alacağımız kadar aldık ama daha fazlasını alamadıysak bu da bizim beceriksizliğimiz, ama alamıyoruz daha, gelmedi, ben Tokat bölgesine çok geldiğini de düşünmüyorum. İyi o zaman ne oldu, yer satalım dedik, 3 tane parseli maksimum değere sattık. İller Bankasından borçlanmamız oldu. Şuan faizi, KDV’si, şahsa güncel borçlarımızla toplam 70 milyon lira borcumuz var. İller Bankası bir 100 milyon verse, bir 100 milyon daha kullanırım, devlete borcumuz olsun. Borcumuzu ödemede zorlanmadık. Şehrimizin ihtiyaçlarını erteleyemezdik. Borçtan korkan bir insan da değilim, esnaflıktan gelen bir insanım. Bundan sonra imar uygulamalarında belediyemizin de kârlı çıkmasını sağlayacağız. Vatandaş bizden hizmet bekliyor. Konfiçyüs’un dediği gibi ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız ya da yoldan çekileceğiz. Biz yol açtık, yol yaptık, yoldan çekilmek gibi bir niyetimiz yok.

ERBAASPOR’UN DURUMU

Erbaaspor biliyorsunuz biz göreve geldiğimizde amatördeydi. Bizim bu projemizdi. Ama bu proje derken siyasi bir proje değil. Gençlere dokunmak, ulaşmak, bir hedef koymak adına bir projeydi. Bu proje çok maliyetli bir proje, çok nankör bir proje. İyi top oynarsınız dibe doğru gidersiniz yuhalarlar. Kötü top oynarsınız iyi puan alırsınız alkışlanır. Biz gençler için yaptık bunu. Erbaaspor bir çatı olarak duruyor. Biz de bunu destekliyoruz. Bunu desteklerken finansman ihtiyaçlarımız oluyor. Finansman ihtiyaçlarımızı belediyelerden biliyorsunuz karşılamak yasak. Profesyonel spor kulüplerine destek veremiyoruz. Bunları bağış sistemiyle çözüyoruz. Bilet satıyoruz, kombine satıyoruz, iş adamlarımızdan destek alıyoruz. Bu konuda şunu itiraf edeyim ki Erbaaspor belediye olmasa çok yalnız. Erbaaspor’a yardım eden yok. Hatta bağış sistemiyle bağış aldığımız kişiler bunu farklı yerlere çektiler. Tokat’ta silah ruhsatı almak isterseniz Tokatspor’a bağış yapıyorsunuz bu gayet meşru gözüküyor ama Erbaa’da olmuyor. Dışarıdan gelip Erbaa’da ciddi gelir elde eden ulusal firmalardan Erbaaspor’a bağış aldık. Bu alkışlanacak bir şeyken bunu yuhalayanlar var. Ya da bunu farklı yerlere çekenler var. Hiç borcu olmayan bir kulübüz şuanda. Geçen yıldan da borç bırakmadık. Bu yıl da iyi gidiyoruz. Böyle gidiyordu tabi dedikodular çoğalınca bağış sisteminden geri adım atmak zorunda kaldık. Bu da takımı biraz olumsuz etkiledi.