TOKAT VALİLERİ (XXV ) METİN TURCAN
TOKAT VALİLERİ (XXV ) METİN TURCAN

25. VALİMİZ METİN TURCAN

Yazarımız Hasan Akar’ın Cumhuriyet Dönemi Tokat Valileri üzerine yaptığı çalışmada sıra 25. Valimize geldi. Hayatta olan Vali Metin Turcan ile buluşan, Tokat’taki hizmetlerine dair konuşan Araştırmacı – Yazar Hasan Akar, bugün Düşünce Durağı köşesinde okurlarına aktarıyor.

 

 

Hasan AKAR

Araştırma yazılarının sizi ne zaman nereye hangi kurumlara, kuruluşlara ya da yaşayan bir varlığa götüreceği belli olmaz. Biz de valiler yazısına başladığımız günden beri çok derin ve değerli bir sürecin içindeyiz. Yıllar sonra bazen bir mektupla, bazen bir telefondaki sesle karşınızdaki insanların gönüllerine girer bazen de bir rüzgârın önüne takılmış yaprak misali şehirden şehre savrulur gidersiniz. Öyle olur ki bu çalışma sırasında ulaşabildiğinin valilerin kendileri, evlatları, torunları ile yapılan görüşmelerden sonra size kadar uzanan ve tarihe not düşen el yazısı bir mektup, siyah beyaz bir fotoğraf ne kadar mutlu eder bilemezsiniz.

                Bizim çalışmalarımız yürek işidir, para pul istemez, makam mevki istemez, beklediğimiz; yaparlarsa bir teşekkürden öteye ulaşamaz. Allah, din, memleket, bayrak sevgisiyle dolu sandığımız duygularımızın istismarına kaçmadan depreşmesi ve büyük sabırla yorgunluklarımıza aldırmadan gün yüzüne çıkarabildiğimiz eserlerin güzelliğidir bizimkisi.

                Bundan dolayı olacak ki, Eski Tokat Valisi Metin Turcan Bey’in daveti üzerine 9 Nisan 2018 Pazartesi günü Niğde’deyiz. Otobüsün sileceklerinin delilendiği Nisan yağmurları ile şehir terminaline indiğimizde şemsiyesine rağmen ıslanmış pardösüsüyle bizi karşılayan valimizle buluşuyoruz.

                "Bana gelirken Tokat’ın o güzel havasını getir hocam" diyen Sayın Turcan’la hasretle kucaklaştıktan sonra sellere gebe şehrin caddelerinde kısa bir gezi yapıyoruz. Devamında valinin emekliliğinden sonra yerleştiği , vefa göstererek doğup büyüdüğü topraklarda, memleketinin Fertek Mahallesi’ndeki evine gidiyoruz. Bir kültür müzesini andıran evinde kızı Dr. Şima Turcan’ın hazırladığı pasta ve çayla birlikte sohbete başlıyoruz. Sayın Turcan’ın  ziyaret öncesinde özenle hazırladığı dokümanlar ve Tokat’a özel yapılmış fotoğraf albümleri zamanımızı değerlendirmek için işimizi kolaylaştırıyor.

                Ve Fertek’te  nefis bir lokantada akşam yemeğiyle devam eden  Niğde programımız yine yağmurlarla döndüğümüz terminalde Tokat’a ulaşmak üzere noktalanıyor.

                1922 yılında Faruk Nafiz Çamlıbel’in ümitsiz aşkı Şüküfe Nihal’den uzaklaşmak için tayin isteyerek Niğde Ulukışla’ya trenle gelip at arabasıyla üç günde ulaştığı Kayseri yolculuğu sonrası yazdığı "Han Duvarları" şiirinden mırıldanarak seyahatimiz Tokat’a doğru akıyor:

                "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,

                Bir dakika araba yerinde durakladı.

                Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,    

                Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...    

                Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,    

                Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.    

                İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!    

                Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,    

                Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...    

                Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,    

                Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,    

                Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...    

                                              

                Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan;    

                Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.

                Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,    

                Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:

                                               …”

      

                Vali Metin Turcan 7 Eylül 1944 yılında Niğde Fertek’te doğdu. Babası tanınmış esnaflardan Süleyman Turcan, annesi Saniye Hanımdır. İlkokulu Fertek İlkokulunda ortaokulu Niğde Ortaokulu’nda, liseyi Niğde Lisesinde pekiyi derece ile tamamladı. 1962 yılında girdiği Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1966 yılındaki mezuniyetinden  sonra  29.07.1966 tarihinde Niğde Maiyet Memuru olarak göreve başladı. Daha sonra 1967 1968 yılları arasında Bor Kemerhisar Bucak Müdürlüğü ve Bor Kaymakam Refikliği  ve  Pazarcık Kaymakam Vekilliği yaptı. Altı aylık kaymakamlık kursunu başarıyla tamamlayarak, 24.11.1968'de Elazığ /Baskil Kaymakamlığına atandı. Hatay /Hassa Kaymakamlığı (1971-1972), Malatya /Arguvan (1972-1974), Ordu/ Perşembe (1974-1978), Konya /Karapınar (2 ay) Kaymakamlıklarında bulundu.

                7 Nisan 1968’de Hâkim Halime Nuray Yılmazcan ile evlendi. Bu evlilikten 1970’de Şima, 1974’de Şeyda adını verdikleri kızları doğdu. Şima Turcan, Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Devlet Hastanesinde Radyoloji uzmanı, Şeyda Turcan ise Ankara’da annesi ile birlikte avukatlık görevini sürdürmektedirler)

                1978 yılında Hakkâri Vali Yardımcılığına atandı. 1979'da Antalya/Serik Kaymakamlığı (1979-1981), 1981-1983 yılları arasında Erzurum Vali Yardımcılığı, 1983-1985 yılları arasında da Zonguldak Vali Yardımcılığında bulundu. 1985 yılında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcılığına atanarak bu görevi 1989 yılına kadar sürdürdü. 04.08.1989 tarihinde Tokat Valisi olarak göreve başlayan  TURCAN  07.02.1992 tarihinde bu görevinden ayrılarak merkez valiliğinde görevlendirildi. 2009 yılında 43 yıllık bir devlet hizmetinden sonra emekliye ayrıldı. Hâlen Niğde Fertek Mahallesinde ikamet eden Emekli Vali Metin Turcan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Niğde Şubesi Tanıtım Kurulu Başkanı olarak mütevazı bir hayat sürdürmektedir.

                Sözü, Vali Metin Turcan’a bırakalım:

                "Göreve başladığımda Tokat İl Özel İdaresinin gelirleri azdı. Özel İdarenin 1989 yılında gelirleri 2.5 milyar TL iken 1992 yılında 20 milyar TL’ye yükseltmeyi başardık. (Yeni baştan dizayn ederek süratle gelirleri iki üç misline çıkardık.) Zarar eden kuruluşları ortadan kaldırdık. Bazı kurum, kuruluş ve müteahhitlerin ve diğer alacaklıların daha önceden kalan devlet borçlarını ödedik. Artırdığımız paralarla yatırımlara daha fazla destek olduk. Ayrıca dışarıdan Tokat’a gelecek yatırımlarda da teşvik babında kullandık. Tokatlı iş adamları ile görüşmeler yaparak kendi memleketlerine sahip çıkmalarını istedik. Sıkıntıda olan yatırımcılara emaneten yardımcı olunarak verilen maddi desteklerimizi iyileşme imkânı bulduklarında geri aldık.

                Devletimizce Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına gönderilen yıllık 400 milyon TL. meblağın elli milyon lirasını tasarruf ederek 1990 yılında çoğu engellilerin (yüzde sekseni) çalıştığı 150 kişinin istihdam edildiği ayakkabı, konfeksiyon ve halı sanat atölyeleri kurduk. Bu elli milyonla birinci yıl dört yüz milyon, ikinci yıl dört yüz milyon olmak üzere toplam sekiz yüz milyon kazandık ve bu gelirlerle hem işçi çalıştırdık hem de daha fazla kişiye yardım imkânı bulduk. 1991 yılında bu atölyelere  deri konfeksiyon ve kök boya  atölyeleri ilave ettik. Bu çalışmalarımızı Erbaa, Turhal, Pazar, Yeşilyurt ilçelerine de taşıdık. İl Defterdarlığı  Valiliği  Tokat’ta  kurumlar arasında yılın vergi rekortmeni ilan ederek plaket verdi.

                Görev yaptığımız dönemde artma eğilimi gösteren terörle mücadeleyi askeri ve emniyet kuvvetlerimizle işbirliği ile sürdürerek şehrin huzurlu, yaşanabilir olmasına gayret ettik.

                Halk günleri düzenleyerek vatandaşlarımızın dertlerini bizzat dinleyerek çözüm yollarını bulmaya çalıştık. Bu yüzden halkla ilişkilerimiz iyi bir dereceye ulaştı. Gençlik Günleri tertip ederek gençlerimizin kötü alışkanlıklardan uzaklaşarak daha sosyal hâle gelmesini amaçladık. Cami yapım ve onarımlarına Özel İdare Müdürlüğü kanalıyla yardımcı olduk. Daha önceki yıllarda Tokat Havaalanı arsası satın alınmıştı. Köy Hizmetleri Müdürlüğünce tesviye ettirdik ve asfaltı döktük. Havaalanı tamamlandığında Başbakan Yıldırım AKBULUT ve bazı bakanlar devlet uçağıyla inerek ilk açılışı gerçekleştirdiler.

                Ballıca Mağarasının turizme kazandırılması için büyük bir mücadele verdik. Sulusaray ilçemizde tarihi kazı çalışmaları yaptırıldı. Panel ve konferanslar düzenlenerek değişik alanlarda halkımız bilgilendirildi. Tokat Belgeseli hazırlandı. Kıraathanelerde Okuma Köşeleri yaptırıldı.

Daha önceden yapımına başlanılan yarım kalan dönemimizde tamamlanan ve 1989-1992 yılları arasında valiliğimizce bizim yaptırdığımız ve destek verdiğimiz hizmet ve eserleri “TC. Tokat Valiliği Tokat İl Özel İdaresi Yatırımlar Ve Hizmet Rehberi (1989-1992)” kitapçığından takip edebiliriz. Buna göre de;

                Tokat Havaalanının tamamlanarak hizmete açılması, Turhal Öğretmenevi, Almus Kaymakamlığı, Zile Emniyet Müdürlüğü, Gıjgıj Tepesi Turistik Tesisleri, Sulusaray Termal Tesisleri, 350 kişilik orta öğrenim yurdu, İl Jandarma Alay Komutanlığı, Yeşilyurt Kamu Lojmanı, Pazar Kamu Lojmanı, Sulusaray Jeotermal enerji  ile ısıtılan cam ve plastik seralar, Büyük Tokat Oteli’nin açılmasından sonra havuz ve çevre düzenlemelerinin yapılması, Soğuk Hava Deposunun yapılması, Almus Tufantepe Konukevine havuz ve çevre düzenlemesi, Halıcılık Okuluna Kızık Kilimi Atölyesi, Niksar, Erbaa, Artova, Almus Zile Öğretmenevi, Almus Öğretmen Lojmanı, Zile İHL.Öğrenci Yurdu, Almus Hizmetiçi Eğitim Merkezi, Niksar İHL.Öğrenci Yurdu, Tokat Halk Eğitim Merkezi, Tokat Körler Okulu, Tokat Çıraklık Eğitim Merkezi, Turhal Ortopedik Özürlüler ve Korumalı İşyeri, Tokat Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, Tokat Karşıyaka İlköğretim Okulu, Zile Ticaret Meslek Lisesi, Tokat Bedestenlioğlu İlköğretim Okulu, Tokat İbn-i Kemal İlkokulu Ek Binası, Niksar Fatih İlkokulu, Tokat Çamlıbel İlköğretim Okulu, Çamlıbel Öğretmen Lojmanı, Yeşilyurt İlköğretim Okulu, Başçiftlik İlköğretim Okulu, Pazar llköğretim Okulu, Erbaa İlköğretim Okulu, Zile Devlet Hastanesi Ek Bina,Turhal Çocuk Yuvaları, Tokat Huzurevi İnşaatı, Pazar Kapalı Spor Salonunu saymak mümkündür.”

                Tokat Valisi Şubat 1992’de çok da beklenmedik bir şekilde merkeze tayin edilince 18 Şubat 1992 tarihli Hürsöz Gazetesi’nde Avukat Osman Özsoy kendi köşesinde Vali Metin Turcan ile ilgili olarak “Sayın Vali Güle Güle “ başlığıyla bir yazı yazmıştır:

                “Sayın Metin Turcan,

                Gayretli çalışma içindeyiz. Bu yüzden karşılaşmamız ve konuşmamız az denilebilir.

                Ancak günlük başyazar olarak her gün ve her zaman sizinle beraber imiş gibiyim. Mühendislik, hukuk, gazetecilik öğrenimim nedeniyle icraatınızın atmosferini teneffüs etmiş olmaktayım.

                Konulara ve insanlara içtenlikle sarıldınız. Valilik elbisesini asla çıkarmış değilsiniz. Nefsinizde sevgi, anlayış ve ciddiyet kaynaşmış gibi.

                Devletin kuruşunu zayi etmediniz. Mali yönden kuruluşları düzlüğe çıkardınız. Müsterih olarak veda edebilirsiniz. Yıldızlı oteli zarardan çıkardınız. Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı katkısı ile kurulmuş üretim kuruluşunda en üst düzeyde vergi rekortmeni olarak plaket almış kişisiniz.

Bundan böyle paralı ve programlı çalışmaya imkân kazanmıştınız.

                Hukuktan ayrılmadınız. Büyük bir şevk ve gayretle belki uykuda bile işlemlerle meşgul oldunuz. İllaki takip düşünceniz takdirin üstündedir.

                Her uygar yönetici gibi basına önem verdiniz. Basında çıkan haber ve düşünceleri kesiksiz takip ettiniz. Bu suretle güven ve itimat kazandınız.

                Tayininizi siz mi istediniz yok ise yukarısı mı takdir etti bilemeyiz. Ancak sizin için iki yıl altı aylık görev süresi oldukça az sayılır. Esasen bu süre valilik için az bir süredir.

                Valilik görevi en üstün görevlerdendir. Bu yüzden vali bulmak, yetiştirmek kolay değildir. Valinin birinci yılı intibak, ikinci yılı plan ve program takiben de hizmet vermektir. Esasen yerel yönetimden önce valiliği düşünmek gerekir.

                Ülkemiz Amerika gibi değildir. Toplumun etnik yapısı, siyasi gruplar, din ve mezhep grupları, ağalar, beyler, şeyhler egemendir. Toplumun bu anatomisi içinde meclis derecesinde yetkili İl Genel Meclisi düşünmek gerçekçi bir görüş değildir.

                Yetkileri bir yerde belli gruplara tevdi etmek demektir. Onun için vali yetkilileri artırılmalıdır. Yönetim, meclis, yargı organları gibi birimlerden aday göstermek suretiyle vali seçimle getirilmiş olabilir. Valinin göreve getirilmesinde çok düşünülmelidir. Görev yerinden alınmasında ise daha çok düşünülmelidir.

                Sayın vali,

                İyi ve verimli görev verdiniz. Şimdi bizden size bütün kalbimizle güle demek düşmekte…"

                Tokat’ın 26.Valisi Mehmet Özgün yazımızda buluşmak dileğiyle.