UZLAŞMA, İSTİŞARE, ORTAK AKIL
UZLAŞMA, İSTİŞARE, ORTAK AKIL

“Sanayi Bakanımız geliyor. Diyeceğiz ki 'Şeker fabrikasından kaynaklanan olumsuzluğu dağıtmak için biz şu şu projeleri acilen istiyoruz.”

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Dr. Ali Çelik sivil toplum kuruluşlarının toplum ve siyaset arasında önemli bir bağlayıcı halka olduğunu belirterek, Tokat'ta sivil toplum kuruluşlarının bağlayıcı görevini sağlıklı bir şekilde yapmadığı için şehrin sorunlarının bekleyip biriktiğine işaret etti. Çelik, "Çok bilmişlik ve ego yapmayacağız. Biz hiçbir şey bilmiyoruz. Her şeyi toplumdan öğreneceğiz. Uzlaşma, istişare ve ortak akıl, bu çok önemli. Yaptığımız hiçbir şeyi kendimize mâl etmeyeceğiz. Biz hiçbir şeyiz, hamalız, hademeyiz, bu işin hizmetine talibiz." dedi.

            Tokat Ticaret ve Sanayi Odasının yeni yönetim kurulu başkanı  Dr. Ali Çelik basın mensuplarıyla bir araya geldi. TSO seçimlerine ilişkin konuşan Çelik, "7 Nisanda zor, sıkıntılı, meşakkatli bir seçim atlattık. Bu seçimin şehrimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bize güvenen, inanan, oy veren insanların inşallah umutlarını boşa çıkarmayız. Duruşumuzu herkes bilsin; niyetimiz halis, bu şehre hizmet etmeye geldik, çalışmaya geldik. Sorunları sıkıntıları derlemeye toparlamaya geldik. Derdimiz gayemiz bu. Beynimizin arkasında başka bir planımız hayalimiz yok.

            Bu şehirde şöyle bir hastalık ve alışkanlık var; bir yönetimi, ekibi başarısız edelim de biran önce onlar gitsin başkalarının önü ve yolu açılsın gibi bir mantık var, bir şeyler bu şekilde kurgulandı ama biz başarısız olunca şehir geriye gidiyor, şehir sıkıntı yaşıyor. Bizim başarılı olmamız şehrin başarılı olması anlamını taşıyor. Şuandan itibaren bu tip basit şeyleri bir kenara bırakıp hepimizin kafa kafaya verip başarıya odaklanması lazım, sonuca odaklanması lazım." diye konuştu.

"Problemleri ve çözümleri biliyoruz"

            Şehrin biriken problemleri olduğunu söyleyen Çelik, ortak hareket etmek için güç birliği platformunu faaliyete geçireceklerini belirterek, şunları kaydetti:

            "Biz dersimize iyi çalıştık. Buradaki arkadaşlarımın hepsi bu şehirde uzun yıllardır yaşayan, ticaret yapan, geçmişte bir takım sorumluluklar üstlenen meselelerin bilince olan arkadaşlar. Problemleri biliyoruz, çözümlerini biliyoruz. Bugünden itibaren yol haritamız belli, neleri yapacağımızı ortaya koyduk. Bunları hayata geçirmeye çalışacağız. Bu yolumuzda günü birlik olaylardan veya insanlardan etkilenmeden yürümeye çalışacağız. Yolumuzun ne olduğunu, neler olduğunu sık sık bir araya gelip sizlerle paylaşacağız. Şehrin biriken bir hayli problemi var.

            Öncelikle Tokat Ticaret ve Sanayi Odasının başkanlığında daha önce var olan güç birliği platformunu en kısa zamanda hayata geçirmeye çalışacağız. Tokat için bu çok önemli. Toplantılara gittiğimizde birlikte hareket etmemiz lazım, birlikte düşünmemiz, birlikte konuşmamız lazım. Şuan herkes dağınık bir şekilde ayrı ayrı hareket ediyor. Güç birliği platformu Tokat'taki bütün sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği, şehir için birlikte çalıştığı, beraber projeler üretilen bir platform. Bunu bir iki aylık süre içerisinde tekrar hayata geçireceğiz. Biz birlikte yürümek ve birlikte hareket etmek istiyoruz, bunu herkes bilsin.

            Oda bünyesinde proje departmanı oluşturacaklarını belirten Çelik, odayla ilgili değerlendirmesinde, "Odanın kurumsal yapısıyla ilgili bazı çalışmalar yapacağız. Tokat Ticaret ve Sanayi Odasının kendi bünyesinde bir proje departmanının olması lazım. Ticaret yapan insanlara yardımcı olarak bir takım departmanlar olması lazım. Bununla ilgili arkadaşlarımızı görevlendireceğiz, onlar çalışacak.

            Odayla ilgili fiziki yapısından kaynaklanan bir takım sıkıntılar var. Eğer başarabilirsek bir oda binası yapmayı planlıyoruz. Çorum'daki oda binası yolun kenarında gayet güzel bir yerde. Bu anlamda daha fonksiyonel, toplantı salonlarının olduğu, bahçesinde fuar alanı olan bir alan yapmayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Sivil toplum kuruluşlarının önemi

            Toplum, siyaset ve sivil toplum kuruluşlarının birbiriyle olan ilişkisinde sivil toplum örgütlerinin önemine değinen Çelik, şunları söyledi:

            "Benim çok önemsediğim bir şey var, üçlü zincirin halkası. Bunu çok konuşacağız, yıllarca konuşacağız. Bir toplum, ikinci olarak o üçlü halkanın ortasında sivil kitle örgütleri, üçüncü halka ise bürokrasi ve siyaset. Şuana kadar sivil kitle örgütleri, diğer arkadaşlarım da bundan alınganlık göstermesin, zincirin diğer iki ucunu birbirine bağlayan en önemli halka sağlıklı bir şekilde görevini yapmadığı için şehrin sorunları problemleri hep birikti ve bekledi. Biz tabandaki duyarlılığı, samimiyeti, ilgiyi artıracağız. Toplumu işin içine çekeceğiz. Kendi üyelerimizle sürekli aktiviteler, programlar yapacağız. Onlara bilgilendirme mesajları atacağız. 'Ben oyumu verdim, seçtim ne yaparsa yapsın.' durumu yok. Biz size bizi tanıdığınıza pişman edeceğiz diyoruz. Niye? Çünkü her gün kafanızı şişireceğiz, hadi gelin şunu yapalım, şunu şöyle yapalım, diyeceğiz. Yani herkes kendi mesleğiyle ilgili sıkıntılarını bize iletecek, biz de bunları projelendireceğiz. Toplumu duyarlı hale getireceğiz. Aldığımız verileri projelendirip yukarıya götüreceğiz. Yani ortada o halkayı biz sağlayacağız.

            Biz her şeyi biliyoruz havasındayız, hiç kimseye ihtiyacımız yok havasındayız. O toplumu kendi elimizle olayın dışına itiyoruz, ondan sonra bir şey yapacağımız zaman bizim arkamızda kimse yok diyoruz. Tabi ki bizim arkamızda kimse olmaz. Yarın bizim onlarla birlikte hareket ettiğimizi, onların sıkıntılarını, problemlerini temsilen bir takım çalışmalar yaptığımızı herkesin bilmesi lazım ki elimiz daha güçlü olsun."

"Bu işin hizmetine talibiz"

            Çelik, uzlaşma, istişare ve ortak aklın sorunların çözümünde kilit nokta olduğunun altını çizerek, "Biz iki şeye dikkat edeceğiz. Birincisi çok bilmişlik yapmayacağız, ikincisi ego yapmayacağız. Ben her şeyi yaptım ettim falan yok. Biz hiçbir şey bilmiyoruz. Her şeyi toplumdan öğreneceğiz. Uzlaşma, istişare ve ortak akıl, bu çok önemli. Bunu hayata geçiremezsek toplumun duyarlılığını artıramayız. Yaptığımız hiçbir şeyi kendimize mâl etmeyeceğiz. Biz hiçbir şeyiz, hamalız, hademeyiz, bu işin hizmetine talibiz. Eğer bundan sonra bir şeyler olacaksa bizim dışımızdaki insanların hayal ettiği ama geçmişte yapamadığı ortamı hazırladığımız için olacak. Ben hiçbir siyasetçimizin, büroktarımızın Tokat'a ihanet etmek gibi bir niyetinin olduğunu düşünmüyorum. Hepsi son derece iyi niyetle ve samimiyetle bu şehre hizmet etmeye çalışıyorlar. Sorun biziz arkadaşlar, benim yani. Şuandan itibaren bu makamı temsil eden insanlar olarak biz her şeyi üzerimize alacağız. Topu hiç taca atmayacağız. 'Biz rica makamıyız, icra makamıyız' demek yok. Bu koltukta oturuyorsak, bu bağlantıyı kurmak bizim görevimizse bunu en güzel şekilde yapmaya çalışacağız. Biz daha önce milletvekillerimizi tabandan desteklemediğimiz içini proje götürmediğimiz için, bir yere gidileceğinde kalabalı bir şekilde bir heyet halinde gidilmediği için, sadece sayın vekillerimiz rica etmek durumunda kaldı ilgili bakanlara ya da yukarıdaki birimlere. Ama o da bir yere kadar. Onların da daha üst pozisyonunda olduğu için oradaki insanlar, orada tıkanıyor. Bizim biraz bu işleri takip etmemiz ve sıkıştırmamız lazım. Ben sıkıntının ne olduğunu biliyorum, bu şehirdeki bir takım olumsuzlukların sebebinin ne olduğunu biliyorum. 'Ben yaptım, ben biliyorum' hastalığından kurtulursak meseleyi çözeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Kavga değil uzlaşı lazım"

            Çelik, açıklamasını şöyle sürdürdü:

            "Bundan sonra bazı işleri bir takım güzelliklerle götürmesini öğreneceğiz. Kavga ederek bir yere varamayız,  hepimiz dostuz. Seçim bitti artık. Bize oy veren arkadaşlarla da diğer listelerdeki arkadaşlarla da oturacağız bir araya geleceğiz, 'hadi bakalım Tokat için neler yapabiliriz' bunları konuşacağız. Bu anlamda basının kavga ortamına zemin hazırlamaması lazım. Kavga değil de uzlaştırması lazım. Bu şehirde yaşayan, nefes alan herkes bu şehrin iyi olması için mücadele ediyor. Eğer biz onların desteğini yanımıza alamıyorsak egolarımızdan kaynaklanan bir sorun olursa o sorumluluğu da üzerimize alacağız. Bizim en büyük avantajımız toplumdan aldığımız güç ve destek. Bizi birilerinin birilerinden öğrenmesine gerek yok. Bizi herkes biliyor.

            Yıllardır gece kondu mahallelerinden tutun her yerde herkesle oturduk dertleştik. Zaman zaman 'bize karşı soğuk, mesafeli' denilebiliyor. Asla böyle düşünmeyin. Havalı, insanlara yukardan bakan insanlar değiliz. Sokakta simitçisiyle de boyacısıyla da oturur muhabbet ederiz. Uzaktan öyle gözükmesinin sebebi şu, biz bir yoldayız. Bir duruşumuz, bir çizgimiz var. O yolda önümüze çıkan insanlarla muhabbet ederiz. Eğer ara sokaklara girersek sırf birileriyle karşılaşalım diye o zaman yoldan sapmış oluruz ve bir türlü o mesafeyi alamayız. Çok kısa zamanda bir takım mesafeler almak zorundayız. Bir süre sonra bizi daha iyi anlayacaksınız. Ne bizim size karşı ne de sizin bize karşı bir önyargınız olmasın. Bizi başkalarından tanımayın. Her türlü eleştiriye de açığız. Hiçbir basın toplantısında ‘Bana şu soruyu sormayın’ demeyeceğiz. Hatamız da olabilir. Yaptıysak da o dönemde böyle bir hata yaptık deriz. Bir tek şey var iyi niyetliyiz, samimiyiz. Özveriyle çalışacağız. 2-3 tane gittiğim işyeri vardı. Onları da boşalttım. Sabah 8.30’dan akşam 23.00’e kadar şu problemleri derleyip toparlayacağız. Çözmeye çalışacağız. Bir vebal ve sorumluluk üstlendik. Onun hakkını vermeye çalışacağız. Bu makam ateşten gömlek. Bunu herkes bilsin. Biz bir sürü insandan sizin sıkıntılarınızı çözeceğiz diye destek istedik. Sağda solda yer içer gezer tozar ilgisiz davranırsak Tokat’ta ticaret yapan insanların sıkıntı yaşamasına vesile olursak faturayı Allah bizim önümüze koyar” dedi.

Turhal Şeker Fabrikasına ilişkin açıklama

            Turhal Şeker Fabrikası’nda yaşanan son gelişmelerle ilgili basın mensuplarının sorusunu yanıtlayan Tokat TSO Başkanı Dr. Ali Çelik, şunları kaydetti:

            “Şöyle bir hata yapıyoruz. Bu tip olaylarla ilgili toplumdaki duyarlılığı biraz arttırmamız lazım. Yani bir şey gidiyor diye oturup saçımızı başımızı yolmak yerine bunun alternatifini ve çözümünü üretmek lazım. Biz bugün itibariyle resme çok iyi bakmalıyız. Biraz samimi olacağız. Ne toplumun hassasiyetini yok edeceğiz ne de onları gereksiz yere galeyana getireceğiz. Daha önceki süreçte sigara fabrikasının satışı da dahil Turhal Şeker Fabrikasının satışı da dahil ben stratejiyi doğru kurmadığımızı düşünüyorum. Meşhur bir hikaye ben seçim döneminde hep anlattım. Sivas’ta Dikimevi giderken ‘ biz oturduk ciddi pazarlıklar yaptık’ diyorlar. 'Siz bunu alıyorsunuz Sivas ekonomisi bundan ciddi etkilenecek. Tamam anladık. Devlet elbise dikmeyecek ama biz zaten sıkıntılıyız. Bunun karşılığında bize alternatif koyun dedik.' Diyorlar. Biz Tokat olarak bunu yapmayı beceremiyoruz. Yani Turhal Şeker Fabrikası ‘Buna onay verdiğimiz veya böyle bir niyetin içerisinde olduğumuzu söylemiyorum’ içimiz yanıyor. 10 bin tane pancar üreticisi var. Sadece 400-500 çalışan yok. Yanında makine fabrikası var. Şeker fabrikasının sayesinde ayakta kalıyor. Onu da etkileyecek. Turhal ekonomisi zaten şuan can çekişiyor. Çok sıkıntılı. Akşamları gidin hayalet şehir gibi oldu. Tokat ekonomisi bundan inanılmaz olumsuz etkilenecek ama ‘sattırmıyoruz’- ‘sattırmayacağız’ bunu bir kenara bırakıp alternatif çözüm üretmeliyiz. Bir ay kala bu oluşum olmaz. Olmayacağı da belliydi. Olmadı işte. Ben arkadaşlarımı eleştirmek için söylemiyorum ama böyle bir hazırlığımız varsa birkaç yıl öncesinden buna başlamamız lazımdı ve bir yere getirmemiz lazımdı. Hep birlikte gidip bunu Cumhurbaşkanımızdan talep etmemiz lazımdı. Şeker Fabrikasının satışı ile alakalı şuan bir konsorsiyum yok. Teklifler verildi. Bunlar değerlendiriliyor. Biz kapatılmaması için Tokat’taki şeker pancarının rekoltesi ve kalitesi son derece uygun. Fabrikamız yeni revizyondan geçmiş. Atıl değil son derece fonksiyonel bir fabrika. Ayakta kalması için elimizden geleni yapacağız. Artık şeker fabrikasının özelleştirmeden dolayı oluşabilecek olumsuzluğu da yok etmek için alternatif projeler ve politikalar geliştireceğiz. Bunu fırsata çevirmeliyiz. Cumartesi günü Sanayi Bakanımız geliyor. Diyeceğiz ki 'Şeker fabrikasından kaynaklanan olumsuzluğu dağıtmak için biz şu şu projeleri acilen istiyoruz.' Yani bunu fırsata çevirmemiz lazım. Geçen Tarım Bakanımız geldi. Tarım Bakanımızın Tokat’a geliş nedenini hepimiz biliyorduk. Cumhurbaşkanımız Tokat ekonomisi olumsuz etkilenmesin diye alternatif projeler tartışın diye Bakanımızı gönderdi ama inşallah tarımla alakalı koltuğunun altına birkaç tane ciddi tarımsal sanayi ile alakalı proje konmadı. Biz tarım şehriyiz olmazsa olmazımız tarım. Göçü de durdurabilirsek ancak böyle durdurabiliriz. Şehrin nüfusu artıyor ama köylerimiz hayalet köy gibi oldu. Köylerdeki nüfusu tutmanın yolu da tarım. Eğer bu tarımsal reformları hayata geçirebilirsek şehir olarak Tokat’ın birçok sorununu çözebiliriz. Ben bu seçimin bir milat olacağını düşünüyorum. Ve bundan sonra da iyi şeyler olacağını düşünüyorum."