ŞEHİRDE CUMHURİYET BAYRAMI (1962)
ŞEHİRDE CUMHURİYET BAYRAMI (1962)

Ortaokulu şehirde okumak için, il merkezine geldim.

Ortaokula başladım. Siyah önlük, yakalık serüveni sona erdi.

Onları, kızlar giymeye devam ettiler. Erkekler, takım elbise, kravat ve okul şapkası giymeye başlamıştık. Bol paça pantolon, kolalı gömlek ve kravat okul kıyafetimiz oldu. Şapkasız veya kravatsız okula gittimse derse alınmadım.

Giysilerim kaliteli değildi. En ucuzlarından alındı. Olsun. Yine de ben şanslıydım. Köyde kalan arkadaşlarım bu olanaklardan yoksundu. Okumaya devam edemiyorlardı.

Okulun başlamasıyla bayram hazırlıkları da başladı.

Cumhuriyet Bayramına haftalar kaldı. Okulların bayram çalışmaları başladı. Bu kapsamda tüm derslerde:

Atatürk’ün hayatı, ilke ve inkılapları anlatıldı. Cumhuriyetin kazanımları konuşuldu. Haftalar geçti. Okulda ve şehirde bir canlılık, bir hareketlenme başladı.

Her tarafa bayraklar asıldı Taklar kuruldu. O güne kadar bayramla ilgili yazılar, resimler toplayıp bilgiler edindim.

Bu çalışmalar yirmi sekiz ekim gününe kadar sürdü.

Yirmi sekiz ekim akşamı elbiselerimi sildim temizledim. Ailem köyde kaldı. Ben yalnız kalıyordum. Bol paça pantolonumu döşeğin altına koydum. Sabah ütülenmiş gibi oldu. O yıllarda her evde ütü yoktu. Arkadaşlarımın dikkatini çekti. Küçük kırışıkları ütü hatası olarak gördüler. Bayram alanında kimse arkadaşlarının giyimine bakmıyordu.

Okullar ve tören alanı çok süslendi. Resmi ve özel iş yerleri bayraklarla donatıldı. Bayrakların arasında renkli balonlar ayrı bir güzellik sergiliyordu. Protokolde oturanların kim olduğunu anlamaya çalışıyorduk.

Hoparlörlerin sesi çok yüksek çıkıyordu.

Vali, Belediye Başkanı, okulların temsilcileri yüksek sesle konuşmalar yaptılar. Şiirler okundu. Resmigeçit başladı. Vali ve yanındakilerin önünden geçmeye başladılar. Valinin hizasından geçene kadar, güçlü adımlar atılıyordu. Ancak kollar vücuda yapışık, başlar sola dönük yürünüyordu. Resmigeçitte, önde bayrak ve flamalar vardı. Arkasında bando takımı, onu okullar, askerler takip ediyordu. En son olarak sivil toplum kuruluşları, çalışmalarını göstererek yürüdüler: Terziler dikiş dikerek. Kalaycılar kalay yaparak. Bakırcılar bakır döverek. Ayakkabıcılar, mutaflar, mobilyacılar işlerini yaparak geçtiler.

Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk milletinin bir ferdi olmaktan onur duydum. Bu onuru ebediyen gelecek nesillerimiz de duyacaktır. İzleyiciler tören alanını tamamen doldurmuş coşkuyla tezahürat yapıyorlardı. Bunlar yapılırken bir uçak havadan kutlama yazıları atıyordu. Kâğıtlar, bulutsuz havada kar yağışını andırıyordu.

Bu çalışmaların yapılması öğrencilerin başarısı için bir engel olmadı. Yöneticiler tören günü hiç hastalanmadı. Kimse geçmişle kavgalı değildi. Her şeyi bayram havasında yaptılar. Milli duygularla tek yumruk oldular. Gençliğin duygularını milli bayramlarla beslediler. Bu duygular her geçen gün artarak Cumhuriyeti korudu.

Yüz yaşına yaklaşan Cumhuriyeti güçlü olarak yaşıyoruz. Yaşatacağız.