İNSAN KAÇ KERE ÖLÜR
İNSAN KAÇ KERE ÖLÜR

Doğmak gibi ölümde hayatın gerçeği. Geçen bir taziyeye gitmiştim. Çok yakın olmasak da yakınları ağlıyorken ben de engel olamadım gözyaşlarıma... Ben niye ağlıyordum? Öncelikle birisi ağlarken kayıtsız kalamazdım, en önemlisi empati... Daha önce yakınlarımı kaybettiğimde hissettiğim ise, yakınım diyince, en etkileyen babaannemdi. Onsuzluğa nasıl alışacaktım kaygısı, çektiği kötü günleri silebilseydim düşüncesi, en kötüsü de özlemek... O an Allah kimseye yaşatmasın evlat acısı, eş acısı, anne baba acısı, hayatının en kötü,  en uzun günüdür insan için, bende öldüm dersin sadece nefes alıyorum dersin yaşarsın, ertesi günler geçerken acın ilk günkü gibi kalmaz.

                Psikoloji Hocamızın derste anlattığı gibi... Sevdiğin birini kaybetmek, çektirmek zorunda olduğun diş acısı gibidir. Dilin sürekli o boşluğa gider ilk zamanlar, sonra yokluğuna alışırsın. Boşluğun yeri bellidir. Acısı ilki günkü gibi değildir. Ölüm dışındaki ayrılıklar da oluyor hayatımızda kızgın, öfkeli olduğumuzda mecburen çıkarıyoruz hayatımızdan  o anlarda zor  fakat öfke ve kızgınlık ağır bastığı için ayrılık acısı başka duyguyla örtüşüyor. Öldüm bittim dediğin çok olmuştur belki farklı sebeplerle.  Her acı daha da dayanıklı kılmıştır seni. Ölüp gideceğimiz gerçeğini unutmadan arkamızdan "İyi insandı." dedirtebilmek as olan.