Artık anlayana!
Artık anlayana!

Tokat'a dair; küskün, bezgin, yılgın, kırgın, hırçın, kızgın, sıkkın, şehri terk etmeye yatkın hemşehrilerimiz var...  İktidar nimetiyle makam bulmuş, adam olmuş, yandaşlık ve kayırmacılıkla köşeyi dönmüş, ne oldum delisi olup da kibre kapılmışlardan söz ediliyor. Görmemek, duymamak mümkün değil! Kimde eksiklik? Niye bu haldeyiz? Elbet bu ve benzer sorulara yanıt aramak düşer bize! Tokat, güllük gülistanlık, her şeyiyle dört dörtlük, standart şartlarda değil! İcraat başındakiler de aksini diyemez, savunamaz. Savunmak zorunda kalsa, yutkunmaktan kendini alamaz! Görmez ve bilmez değiliz! Eksiğimiz var.  Bugün AK Parti iktidarı, dün başkaca iktidarlar vardı, yarın daha başkaca iktidarlar da olacak. Hangi iktidar olursa olsun, iktidarın hizmetlerinden pay alabilmek gerekiyor. Armut pişsin ağzımıza düşsün diye beklemekle bu mümkün olmuyor. Öyle sızlanmak, yılmak ve yıkılmakla da çözüm gelmiyor. Oy almak için, ne olursa nasıl olursa olsun ille de kazanmak için kırk takla atmaya yatkın politikacılara 'yok öyle yağma' diyebilecek cesarette olmak gerekir. Dert yanılan, ardından bin bir tür sözler edilip de yüz yüze gelinince 'aman efendim, yaman efendim' denilen riya olmayacak dilde.  Benim işim görülsün de, benim yolum açılsın da, diye bencillik olmayacak gönülde... Taş üstüne taş koymaya, aş üstüne aş katmaya niyetli kimler varsa çıkacak meydana... Çalışacak, bıkıp usanmadan... Engelleri aşa aşa... Korkusuzca... Allah rızası yolunda... En başta niyet edecek... Hayal etmeyi, ütopik yaşam alanını kurmayı... Ve azimle bu dünyanın acı gerçekleriyle mücadele etmeyi, üretmeyi bilecek. Evet, çok şeyi bilecek... İdeali hedefleyecek. Noksansız kul olmayacağını, noksansız dost arayanın dosttan da olacağını...  Evet, çok şey istiyor gibiyiz Tokatlıdan... Yoksa, en kolayı var... Allah büyük, azdan az çoktan çok... Giden gider, kalan sağlar bizimdir diyerek yaşamak da var bu hayatta... Artık anlayana...