ALERJİK RİNİT (SAMAN NEZLESİ)
ALERJİK RİNİT (SAMAN NEZLESİ)

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Levent Gürbüzler Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Alerjik Rinit nedir?

            Burun içi örtüsünün alerjen bir maddeye maruziyeti sonrasında bir nevi iltihaplanmasıdır. Buradaki iltihaplanma klasik bakteriyel ve ya viral enfeksiyonların yol açtığı bir iltihaplanma olmayıp alerjik maddelerin tetiklediği Ig-E antikorunun reaksiyonları sonucu gelişen bir durumdur. Özellikle gelişmiş ülkelerde sıklığı artmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde burun şikayetleriyle hekime başvuran kişilerdeki görülme sıklığı %30 civarındadır.

Alerjik Rinit Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

            Burun akıntısı ve tıkanıklığı, sık hapşırma, burun ve damak kaşıntısı, gözlerde sulanma, burun ucunun yaklaşık 1 cm. üstünde sık burun sıvazlama sonrası oluşan ve alerjik selam dediğimiz yatay çizgi, göz altlarında hafif morarma benzeri renk değişikliği gibi belirti ve bulgular görülür. Burun muayenesinde ise soluk renkli burun örtüsü (mukoza), şeffaf ince burun akıntısı ve alt konka dediğimiz burun yan etlerinde şişme izlenir.

Alerjik Rinit daha çok hangi yaşlarda görülür  ve risk faktörleri nelerdir?

            Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Yaş ilerledikçe alerjik bünye değişmediği halde vücudun yanıtının azalmasına bağlı olarak şikayetler azalır. En önemli risk faktörü aile hikayesidir. Anne ve ya babadan birisi atopik ise risk %30 civarı, eğer her ikisi de atopik ise genetik olarak çocukta herhangi bir maddeye karşı alerjik reaksiyon gelişme olasılığı %50’dir.

Alerjik rinit tanısı nasıl konur?

            Öncelikle öykü, belirti, bulgu ve muayene çok önemlidir. Klinik olarak pozitif olan hastalarda alerji testi yapılır. Alerji testleri; cilt  ve ya laboratuar testlerini içerir. En pratik olanı deri-prick testi dediğimiz deriye zımba şeklinde alerjen maddelerin zerk edilmesi ve verilen yanıtın ölçülmesi ile olan cilt testidir. Onun dışında kanda spesifik Ig-E seviyesini ölçen testler mevcuttur. Eğer öykü ve muayene çok belirgin ise alerjen tespit edilemese dahi tanıyı değiştirmez.

En sık karşılaşılan alerjenler nelerdir ve alerjik rinit tipleri nelerdir?

            En sık karşılaşılan alerjenler; Ev tozu, ev akarları, ağaç-çayır-çimen polenleri, hayvan tüyü ve deri döküntüleri, gıda maddeleri, küf ve sporladır. Klasik sınıflamaya göre mevsimsel ve perenial (yıl boyu) şeklinde ikiye ayrılır. Özellikle bahar mevsimiyle birlikte ağaç ve çimen polenlerinin rüzgarla çevreye yayılması sonucu oluşan mevsimsel alerjik rinit daha sık karşılaştığımız türüdür. Yabani otların polenleri temmuz ayı sonrası çıktığı için kimi hastaların şikayetleri yaz aylarında oluşur. Perenial (yıl boyu) olan alerjik rinit daha çok ev tozu, ev akarları, hayvan tüyü, hamam böceği, küf  gibi ev içi etkenlerle ortaya çıkar.

Alerjik rinit tedavisi nasıldır?

            En önemli aşamalardan bir tanesi alerjen maddenin tespitidir. Çünkü alerjen maddeyle temas olmadığında alerjik reaksiyon da gelişmeyecektir. Polen alerjisi olanlarda polenin çıktığı dönemde kuru ve rüzgarlı havada mümkün olduğunca evden dışarı çıkmama tavsiye edilir. Kapı ve pencerelerin kapalı tutulması başka bir korunma yöntemidir. Ev tozu ve akarlarına alerjisi olan kişilerin evlerinde çok toz tutan halı, kilim vb. ev eşyalarından uzak durulması ve yünlü battaniye ve yorgan yerine pamuklu ve sentetik ürünlerin kullanılması önerilir. Burada dikkat edilecek husus alerjen maddeyle minimal kontağın sağlanmasıdır.

            Diğer taraftan semptomların yani belirtilerin giderilmesinde kullandığımız ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar kesin tedavi edici olmayıp belirtilerin geçirilmesinde çok etkilidirler. Bunların içinde en eskisi antihistaminiklerdir. Yan etki probleminden dolayı yeni jenerasyon antihistaminiklerin kullanılması gereklidir. Hem burun içine sıkılan topikal hem de ağızdan alınan tablet formu mevcuttur. Burun tıkanıklığı hariç tüm belirtilerin tedavisinde etkilidir. Tüm belirtiler üzerinde etkin olan  ilaç topikal kortikosteroidlerdir. Sadece burun içi kullanıldığından sistemik dolaşıma az geçerler. Bu yüzden yan etkisi ağızdan ve ya damar/kas içi alınan kortikosteroidlere göre çok daha azdır. Lökotrien antagonistleri daha çok alerjik astımda kullanılmakla birlikte antihistaminik benzeri etki yapar.

Asıl hastalığın seyrini değiştiren tedavi immünoterapi denilen alerjen desensitizasyon tedavisidir. Medikal tedaviden fayda görmeyen ve ya uzun süreli medikal tedavi istemeyen hastalarda  yapılabilir. Genelde tek alerjene karşı alerjisi olanlarda başarı oranı daha yüksektir. Seanslar halinde alerjen doz arttırılarak desensitizasyon sağlanması hedeflenmektedir.